1. Ödül (Behiç Erkin), İstanbul Senin, Yeşil Alanlarda Sanat Yapıtları Tasarımı Yarışması

Heykeltıraş Nevzat Atalay ve mimar Hamit Bala, İstanbul Senin, Yeşil Alanlarda Sanat Yapıtları Tasarımı Yarışması'nda Behiç Erkin için tasarladıkları heykel tasarımı ile birincilik ödülünü kazandı.

Dünya Tarihi, bir güçlü iradenin, bir ülkenin kaderini değiştirebileceğini gösteren ö eklerle doludur. Bir ülke en çaresiz olduğu bir dönemde, bir irade ortaya çıkar ve zaten ruhunda idealizm olan pek çok insana baş olur, bir güç oluşur ve bu güç değişimi, dönüşümü başlatır.

İşte böyle bir değişim ve dönüşüm 1915 de Çanakkale’de, daha sonra Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu savunması ile başlamış ve Anadolu Toprakları üzerinde çağdaş bir devletin kuruluşu ile devam etmiştir.

Bu süreçte güçlü iradeyi temsil eden Mustafa Kemal Atatürk, bu kutsal harekete inanan, toplumun her kesiminden yüzbinlerce inançlı ve idealist insan, bu yolda Mustafa Kemal Atatürk ile yan yana durmuş ve bu dönüşümün bir parçası olmuşlardır. Bu idealist insanlardan biri olan Behiç Erkin’i bu devrim hareketi içerisinde, asker, diplomat, siyasetçi, yazar ve bir hümanist olarak, pek çok kimlikte görmekteyiz. Bulunduğu tüm görevlerinde yüreğinde taşıdığı idealist ruhu hissedebildiğimiz üstün başarılar ortaya koyabilmiş bir kişilik olan Behiç Erkin, başarılarından dolayı yurt içinde olduğu kadar, dünya çapında da takdir görmüştür. Erkin, Türkiye Devrim Yolunu Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte yürürken, ülke yapılanmasında, farklı farklı alanlarda üstlendiği görevlerdeki başarıları ile kendisini çoğaltabilen bir karakter ortaya koymuştur. Aynı zamanda bir yol ve yolculuk tarihini de temsil eden Behiç Erkin’in heykel tasarımındaki temel düşünceyi yukarıda açıklanan olgular belirlemiştir.

Bu tema; ana gövdeden çıkan Behiç Erkin portresinin kendisini çoğaltması ve çoğaltırken de yücelmesi şeklinde, yalın bir ifade ile anlatılmaya çalışılmıştır.

Behiç Erkin heykeli yarışma alanı olarak belirlenen Sirkeci Parkı, konumu itibarı ile İstanbul’un en yoğun ve enerjisi en yüksek bölgesinde yer almaktadır. Dolayısıyla heykelin biçimsel tasarımında ve malzeme seçkisinde, mekanın bu özelliklerinin yan sıra, Behiç Erkin’in Devlet Demir Yollarının kurucusu oluşu ve gelişmesinde önemli katkılar yapması ve dolayısıyla heykel mekanının yakınında Sirkeci Gar Binasının varlığı gibi olgu ve özelliklerden referans alınmıştır.

Tasarımda, yakın çevre etkileri ile çelişki yaratmayan, ancak kendi etki alanını oluşturan, kütlesel etkiden ziyade, görsel algıyı çoğaltan ve zenginleştiren bir biçimleme anlayışı benimsenmiştir. Böylelikle Heykel tasarımının geçirgen özelliği mekanın görsel algısı ile bütünleşmektedir.

Tasarımın ölçeklendirilmesinde Heykel alanı yakın çevre biçimsel dinamikleri ve yoğun insan kullanımı, referans oluşturmuştur.

Heykel mekanı olarak belirlenmiş olan Sirkeci Parkı, sınırlı kot farkı olan iki kısımdan oluşmaktadır. Tasarım, heykelin biçimsel karakteri ve yaya akslarının görsel algıyı zenginleştireceği ön görülerek, Sirkeci Gar binasına yakın, parka Sahil Yolundan giriş ve Sirkeci Garı girişi akslarında olacak bir konumda, parkın üst kotunda konumlandırılmıştır. Gar yönünden parka girişte, izleyeni, yüzü denize bakan Behiç Bey’in heykeli karşılar ve görsel-anlamsal bir algılamaya davet eder.

Heykelin konumlanacağı alanın yakınında bulunan Sirkeci Gar Binasının varlığı ve tasarımın konusu ile anlam ilişkisi ve ayrıca geçmişe referans vermesi bakımından, heykelde malzeme olarak paslanmaya açık metal sac (Platina) kullanılması ön görülmüştür.

Yaklaşık boyutları 250X220X80 cm olan heykel, CNC veya lazer teknolojisi kullanılarak biçimlendirilen heykel elemanlarının daha sonra kaynak ile birleştirilmesi şeklinde imalatı gerçekleştirilecektir. Atölyede imalatı tamamlanan heykel parkta hazırlanan temel üzerine flanş tekniği ile monte edilecektir.

 

Etiketler

Bir yanıt yazın