1. Mansiyon (4. Bölge), İstanbul Senin, Haliç Kıyıları Tasarım Yarışması

1. Mansiyon (4. Bölge), İstanbul Senin, Haliç Kıyıları Tasarım Yarışması

AÇIKLAMA RAPORU

1. PLANLAMA KARARLARINI BELİRLEYEN TEMEL ETMENLER

Haliç’e akan iki dereden biri Kağıthane Deresi, diğeri de tasarım konumuzu oluşturan Alibeyköy Deresi’dir. Alibeyköy deresi Alibeyköy yerleşkesinin merkezinden başlamakta, kuzeye uzanmakta, batı yönünde kıvrılmakta, Çevre Yolu’nun altından devam etmekte ve Alibeyköy Barajı ile sonlanmaktadır. Baraj ve çevresi aynı zamanda Kuzey Ormanları sisteminin bir parçasıdır. Alibeyköy Deresi boyunca oluşan tasarım alanımız 250 metre ile 350 metre değişen genişlikte ve yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda bir vadi tabanı formundadır. Vadinin ortasından Alibeyköy Deresi geçmektedir. Dere taşkın nedeniyle kanala alınmıştır. Alan çeperleriaraç yolları ile sınırlanmaktadır. Alan boyunca uzanan Tramvay hattı inşaatı da sürmektedir. (Şema)

Haliç’in iki kıyısından başlayarak Kuzey Ormanları’na uzanan Alibeyköy Deresi’nin kıyılarının kentsel ölçekte Rekreasyon Alanı olarak düzenlenmesi, planlama üst kararı olarak belirlenmiştir. Tasarımımız da bu üst karara koşut olarak gelişmiştir.

1930’lu yıllarda yürürlüğe giren Prost Planı çerçevesinde Haliç kıyıları Sanayi yapılaşmasına açılmıştır. Alibeyköy Deresi boyunca da benzer kullanımlar ortaya çıkmıştır. Bu sanayi tesislerinde çalışanlar zaman içinde Haliç ve Alibeyköy boyunca uzanan sırtlara yerleşmiş ve gecekondu türü yapılaşma oluşmuştur. Bu yapılaşmanın izleri kent dokusunda hala gözlenmektedir. 80’li yıllarda, şartnamede de belirtildiği gibi, Belediye Başkanı Dalan döneminde Haliç kıyıları boşaltılmış, çoğunlukla park alanları olarak düzenlenmiştir. Bu dönemde kıyıdaki, Hal Binası gibi bazı yapıların yıkımı ile dönüştürülerek kullanılabilecek bazı fırsatlar da kaçırılmıştır.

BİR BÜYÜK KENT YAVAŞLATILABİLİR Mİ?

İstanbul metropol bir kent olarak hızla büyümekte ve ulaşım, çevre, nüfus yoğunluğu gibi konular başta olmak üzere hızlı büyümenin sorunlarıyla boğuşmaktadır. Son yıllardaki kent morfoğrafyası gözlendiğinde kentteki en büyük alanı ulaşımın kapladığı gözlenmektedir. Uzun yıllar boyunca kentin ulaşımı özel araçlar ve motorlu taşıtlar ile çözülmeye çalışılmış ve bunun sonucunda özellikle yol şebekesine yatırım yapılmıştır. (Şema)

Haliç ve Alibeyköy Deresi aksı da bu gelişmeden uzak kalmamıştır. Çevre yolu, katlı bağlantı kavşakları, hızlı ulaşım talebiyle oluşan bölünmüş yollar sonucunda, son 10 yıl bile gözlendiğinde, yollar kent mekânında hızla genişlemiştir. Son yıllarda, İstanbul metropol bir kentte ulaşımın motorlu araç trafiğine yaslı olarak çözülemeyeceğini anlamış ve Metro ve Tramvay gibi sistemlere yönelmiştir. Ancak bu konuda geç kalındığı da bir gerçektir.

Alanı boyunca uzan araç yolları her geçen zaman içinde genişletilmiştir. Yürürlükteki imar planına göre daha da genişletilmesi planlanmaktadır. Alanın batısı boyunca uzanan Atatürk Caddesi Helen 2 şeritli tek yönlü bir yoldur. Bu yolun 24 metre genişliğe çıkması ve bölünmüş yola dönüşmesi ön görülmektedir. Alibeyköy deresi taşkın nedeniyle ıslah edilmiş ve 20-24 metre genişliğinde beton kanala dönüştürülmüştür. Dere boyunca inşaatı süren Tramvay hattı da beton bir zemin olarak fotoğrafa katılmıştır. Sonuçta, ortalama 300 metre genişlikteki vadi tabanının 75-80 metrelik kısmı beton bir yüzeye dönüşmüştür. Alan içindeki kamuya ait şantiye sahaları dikkate alındığında ise betonlaştırılmış yüzeylerin oranı daha da artmaktadır. Cep Otogarı ve Raylı Sistem Bakım ve Depolama tesislerinin de bu alana yapılması, betonlaşma etkisini daha da arttırmıştır.

Son 10 yılda Alibeyköy deresi etrafındaki yapılaşma ve kentsel gelişmeler, şartnamede belirtilen Kuzey Ormanları’na uzanan rekreatif aks beklentisi ile çelişmektedir. Yaklaşık 10 sene önce bile dere çevresinin genel beklentiye daha yakın olduğu görülmektedir. Cep Otogarı, Raylı Sistem Depolama alanı, hatta 5. Levent Yerleşkesi aslında yanlış yer seçimleri olarak gözükmektedir. 2001 yılındaki hava görüntüsü bu durumu belgelemektedir.

Resim: 2001 Yılı Hava Görüntüsü

Bu sürecin durdurulması ve kentin açık alanlarının beton yüzeylere dönüşmesine son verilmesi gerekmektedir. Tüm çağdaş kentlerdeki eğilim de bu yöndedir. Bunun için Alibeyköy Deresi boyunca “yavaşlatılmış ve sakinleştirilmiş bir kent hayatı” önerildi ve planlama bu anlayışa göre biçimlendirildi.

Tasarımın en önemli hedefi Haliç’in sonundan başlayarak, Alibeyköy Deresi boyunca “Kıyı Yaşantısı” örgütlemektir. Doğal olarak dere kıyısı ile deniz kıyısı farklı mekânlardır. Dere kıyısının vistası neredeyse yoktur. Ancak kıyısına gelince algılanır. Algılamayı arttırmak ancak yüzeyin genleştirilmesi ile olabilir. Bu zamana kadar salt taşkın sorunu olarak görülen ve kanal içine hapsedilen Alibeyköy Deresi’nin kent yaşantısına kavuşturulması ana hedeftir. Alibeyköy Barajı’nın dere üzerindeki rejimi kontrol altına almış olması da bu düzenlemeyi olası kılmaktadır.

2. ÇÖZÜMLER, ÖNERİLER

2.1.ULAŞIM

Kentin ulaşım ağı ile entegrasyon tasarımın doğal bir sürecidir. Yeni yapılan Alibeyköy Cep Otogarı, inşaatı sürmekte olan Metro ve Tramvay hatları, Raylı Sistem Depolama Alanı ve mevcut yol şebekesinin reorganizasyonu ile tüm bu ulaşım araçlarının yaya ve bisiklet ağırlıklı olarak düzenlenmesi tasarımın önemli çabalarının başında gelmiştir.

Alibeyköy Cep Otogarı’na ait otobüs trafiği kuzeydeki Çevre Yolu ile bağlantılıdır. Çevre Yolu bağlantıları tamamlanmıştır. Bezmialem Kavşağı otobüs trafiği yönelimi nedeniyle yetersiz kalacaktır. Burada spagetti bir kavşak yerine, tasarımın ana ilkesi olan sakinleşme ve yavaşlama yaklaşımı paralellinde, Otogar-Çevre Yolu yönelimini düzenleyecek ve şehirlerarası otobüs trafiğini ayıracak bir kavşak önerildi.

Tasarım alanı içinde hiçbir noktada katlı kavşak önerilmedi. Trafiğin hızlandırılmasını teşvik edecek yaklaşımlardan kaçınıldı. Bunun tek istisnası, halen tek yön çalışan Atatürk Caddesi’nin, Nazım Plan kararlarına yaslı olarak çift yön düzenlenmesi oldu.. Bu düzenleme, ana kararımızla çelişiyor görülebilir. Ancak yol, plandaki kadar genişletilmedi ve lastik tekerlekli toplu taşım araçlarının kullanımına uygun hale getirilmesi yanı sıra, yaya kaldırımının büyütülmesi ile yetinildi.

Atatürk Caddesi, Silahtarağa Caddesi, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi, Kazım Karabekir Caddesi ve Vardar Caddesi -Sevinç Caddesi ve köprüsü kaldırılarak- tek yönlü çalışan bir ring yol haline getirildi. Böylece trafik kesişimi sınırlandırıldı, yol yüzeyi (dolayısıyla sert zemin yüzeyi) azaltıldı ve Haliç’in Alibeyköy Merkezi’ne ulaşması ve dolayısıyla merkezde bir kıyı hayatı oluşumunun altyapısı kuruldu. Bu düzenleme hakkındaki detaylı bilgiler 4 nolu Odak Alan’a ait açıklamada daha geniş olarak bulunmaktadır.

İnşaatı sürmekte olan, Alibeyköy Deresi boyunca uzanan, Tramvay hattı özellikle Atatürk Caddesi üzerindeki yerleşimlerin kıyı ile ilişkisini kesmektedir. İnşaatı bitmek üzere olan Mecidiyeköy- Mahmutbey metro hattının Alibeyköy İstasyonu ile, inşaatı planlanan Seyrantepe-Çırçır Metro hattının Cep Otogarı İstasyonu’nun gerek tramvay, gerekse otobüs sistemi ile entegrasyonu tasarımın önemli çabalarından biridir.

Yaya yolları yanısıra, karbon salınımı olmayan Bisiklet ulaşımının da geliştirilmesi de önem verdiğimiz diğer bir konudur. Bu sistem için dere boyu çok önemli bir potansiyel sunmaktadır. Bisiklet yolları, otoyolları kenarlarında yapmak yerine, eğimin neredeyse olmadığı vadi tabanında Alibeyköy Deresi boyunca düzenlendi ve eksoz gazından uzaklaştırılmış, sağlıklı ulaşım sağlandı.(Şema)

2.2.YEŞİL SİSTEMİ

Alanın içinde bulunan 3 adet koruluk yanısıra park ve ağaçlık alanlar da bulunmaktadır. Bu alanların tümü korundu, çoğaltıldı ve Alibeyköy Deresi boyunca sürekli hale getirildi. Yeşil sisteminin tasarımında “Sakinlik” ilkesi korundu. Ağaçlık alanlar ses ve görüntü perdelemesi amaçlı kullanılması yanısıra kentsel mekânı kompartmanlara ayırmak amacı ile kullanıldı.
Dere boyunca “dolu-boş” kurgusu ile düzenlenen yeşil sistemi, kente kazandırılan açık alanların düzenini belirledi. Önerimiz düzenlemede, Haliç boyunca gerçekleştirilen (ve ülkenin pek çok yerindeki) parklarda görülen, biçim ve geometri arayışları içeren, sert yüzeyin çok olduğu, içinde mutlaka etrafa yayılma eğilimi gösteren büfe, çay bahçesi olan yaklaşım yerine, sakin ve boşluk içeren açık alanlar önerildi.

Bu alanları kat eden yaya yolları, Dere boyunca süren promenat yolları hariç, taş, beton veya son zamanlarda moda olan, bakımı zor ahşap gibi malzemeler yerine, sıkıştırılmış toprak ve çakıl ile yani doğal halinde bırakıldı. Kentlinin doğa üzerinde yeşile uzandığı, uçurtma uçurduğu, çocukların yalın ayak koşturduğu bir mekân tasarımı oluşturdu. Bu alanlarda sert zeminlerin az olması ve yaya yollarında da sıkıştırılmış toprak ve çakıl gibi geçirgen malzemelerin kullanılması, yağmur sularının yer altına kolaylıkla sızmasını sağlamaktadır. (Şekil)

Açık alanların zaman içinde “Kentsel Tarım” için de kullanılması olasıdır. Toprağın değerlendiği ve artan nüfusu beslemek için her olasılığın değerlendirilmesi gerekeceği gelecek için bu alanlar rezerv olarak geleceğe bırakıldı. Bu niyet alanda seçilen ağaç türlerinde de sürdürüldü. Meyve ağaçları bu nedenle yeni ağaç türleri olarak alanda ekilmelidir.

Alan içinde oluşumunu tamamlamış yerlere ise özellikle çok az müdahale edildi. Alibeyköy Spor Merkezi bu çerçevede ele alındı ve bazı küçük operasyonlar dışında değişiklik yapılmadı.

Yeşil sisteminin tasarımında alana komşu yeşil alanların da sisteme katılması ve süreklilik sağlanması önemli çabalarımızdan biri oldu. Şehit Halit Aydın Parkı, Yeni Alibeyköy Mezarlığı ve Çobançeşme Parkı Ekolojik Köprü ile birleştirildi ve sistemin bir parçası haline getirildi. Ekolojik köprü ile bölgede doğal olarak yaşayan flora ve fauna desteklendi. Bu konudaki detaylı açıklamalar 2 nolu Odak Alan’da görülmektedir.

2.3. BİTKİLENDİRME (Yer örtücüler, çalılar, ağaç ve ağaççıklar v.b.)

Bitkilendirme, çevre planlamasında en önemli öğelerden biridir. Yapılan bitkisel düzenlemeyle, insan-doğa arasında doğru, etkili ve devamlı bir ilişki kuruldu. Bitki tür seçiminde; alanın ekolojik özellikleri yani; yağış, nem, toprak koşulları, toprak ph ı vb. gibi faktörler belirleyicidir. Bitkinin sağlıklı olarak büyümesi ve kendisinden beklenen renk, form vb. özellikleri verebilmesi için bitkinin vejatatif ve generatif gelişmesine uygun koşulların sağlanması önemlidir. Kullanım amacı belirlenerek, kendisinden beklenen işlevi yerine getirecek özellikleri (taç yapısı, gövde yapısı, dallanma özelliği vb.) taşıyan bitki türleri kullanılacaktır. Alanda yer verilecek bitkilerin tasarımında renk, doku ve ölçü uyumu, formlar arasındaki ilişki göz önünde bulundurulacaktır. Dikim, belirli şeyleri (görsel, işitsel ve koku) gizleme ve /veya kesme amacıyla kullanılabilir.
Yeşil alanlarda; arazi biçimlendirme, drenajın sağlanması üst toprağın serilmesi ve yeniden bitkilendirme ile bozulmuş alanlar yeniden düzenlendi.

Dere boyunca belirlenen dolu olarak kurgulanan yoğun ağaçlık alanlarda; dere kenarında söğüt, kızılağaç ve huş ağaçlarının baskın olduğu arkalara doğru ibreli ağaçların yer aldığı bir bitkilendirme önerildi.

Boş olarak kurgulanan açık alanlarda doğal peyzaj ve tarım ürünleri yetiştirme ve tanıtım alanları olarak geleceğe rezerve edildi. Yer yer çayır örtüsü ve doğal bitki türleri ile tohumlama çalışmaları yapılmalıdır. Tohum / bitki materyali yerel kaynaklardan temin edilebilmelidir.
Yüzey akışını kontrol etmek ve yönlendirmek amacıyla arazi drenajı sağlanmalıdır.

Proje alanı peyzaj düzenlemelerine ilişkin genel hedefler; toprak koruma önlemleri, yüzey akış kontrolü, yer altı suyu beslenim alanlarının korunması, tür devamlılığının sağlanmasıdır.

ÖNERİLEN DİKİM MALZEMELERİ

2.4.SU KIYISI TASARIMI

Tasarımın en önemli hedeflerinden biri, tasarım alanı boyunca uzanan Alibeyköy Deresini geliştirerek Su Kıyısı yaşantısı örgütlemek oldu.

Alibeyköy Deresi, güneyde Haliç ile birleşmekte ve Silahtarağa civarında sınırları kaybolmaktadır. Burada Haliçin deniz kotuna ulaşılması nedeniyle su yüzeyi yüksektir. Bu durum su yüzeyinin Alibeyköy Merkezi’ne kadar uzanmasına olanak yaratmakta ve ciddi bir potansiyel sunmaktadır.

Su kıyısı hayatını örgütlemeye buradan başlandı. Teknelerin (elbette yelkenli olmayanlar) alanın içine erişmesi sağlandı ve küçük ölçekte “İç Liman” oluşturuldu. İç Liman çevresi yeme içme mekânları ile beslendi ve merkez işlevinin doğası olarak canlı bir yaşantının parçası oldu. Doğal olarak merkezde daha sert zemine sahip bir su kıyısı tasarlandı.

Alibeyköy Deresi’nin beton kanal halinden kurtarılması ve kıyı boyunca suyun etkisinin çoğaltılması diğer bir çabamız oldu. Alibeyköy Metro İstasyonu yakınında Dere bir parça kıvrımlandırıldı. Hem eski atmosferi bir miktar anımsatan bir düzenleme önerildi, hem de beton kanal etkisi azaltıldı.

Çobançeşme Parkı yakınlarında ise, su yüzeyi genişletildi ve oluşturulan Sosyal ve Kültürel Odak ile zenginleştirildi. (Buradaki düzenleme detaylı olarak 3 Nolu Odak alan tasarımında anlatıldı.) Dere üzerinde bir adedi Sosyal-Kültürel Odak alanda olmak üzere kabartma setleri düzenlenerek, kanalın su ile dolması sağlandı. (Şema)

Derenin kanal içine alınması, doğal kıvrımlarının kaybolmasına ve yapay bir mekansal elemana dönüşmesine neden olmuştur. Bunu gidermek amacı ile Alibeyköy Metro İstasyonu yakınında, dereye “S” yaptırıldı ve eski kıvrımını anımsatıldı.

2.5.UYGULANABİLİRLİK

Atatürk Caddesi ve Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi arasında , Alibeyköy Deresi boyunca uzanan alanın önemli kısmı kamu mülkiyetindedir. İmar planında bu alan aynı zamanda taşkın riski nedeni ile jeolojik olarak sakıncalı alandır ve bu alanda önlem alınması halinde yapılaşmaya izin verilmektedir. Bu veriler ışığında alan üzerindeki bazı depolama ve fabrika gibi tesislerin kalkacağı (kalkabileceği) saptandıve alan açık alan olarak ele alındı.

3. ODAK ALAN TASARIMLARI

ODAK 1 / ALİBEYKÖY CEP OTOGARI VE ÇEVRESİ

Tasarım alanındaki yeşil aksın kesintiye uğradığı bu noktada, Alibeyköy Deresi’nin iki kıyısı da ulaşım yapılarıyla kuşatılmıştır. Kuzey kıyısında kısa süreli bekleme yapılan, transit işlevli Otogar. Güney kıyısında ise Raylı Sistem Depolama alanı ve Tramvay Durağı bulunmaktadır. Seyrantepe-Çırpıcı metro hattının da buradan geçmesi planlanmaktadır. Ayrıca bölgedeki yollar üzerinde otobüs toplu taşıma güzergâhı da bulunmaktadır.

Tüm bu ulaşım enstrümanlarının ilişkilerinin kurulması bu Odak alandaki temel sorunudur. Yapılması planlanan ve 19.66 kotunda (zemin kotundan yaklaşık 13 metre yukarıda) platformu olacak Metro İstasyonu iki kıyıdaki durak noktalarını birleştirecek bir “Köprü Yapı” olarak yorumlandı. Metro istasyonu ile birlikte çalışacak “Yaya Köprüsü” güney kıyıda Tramvay İstasyonu ve Atatürk Caddesi üzerindeki Otobüs Durağı ile ilişkilendirildi. Kuzeyde ise Cep Otogarı ve Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerindeki Otobüs Durakları’na bağlandı. Aynı zamanda kuzeydeki yerleşimlerin topoğrafyanın olanakları değerlendirilerek, bulvarı üstten geçip, hem istasyonlara hem de Alibeyköy Deresi kıyısına ulaşması sağlandı.

Bu noktada yeşil sürekliliğinin kesintiye uğraması en önemli sorundur. Bu sorunun giderilmesi çevredeki oluşumlara müdahale ile olabilecektir. Raylı Sistem Depolama alanı sert zeminli bir alan olarak yeşil sürekliliğini kesintiye uğratmaktadır. Bu alanda yeşil yüzeyini arttırmak olası gözükmemekte. Ancak park alanlarının üzerine yapılacak yeşillendirilmiş bir örtü, alternatif olarak önerildi. (Şekil)

Otogar alanında ise dere kıyısındaki park yerleri kaldırıldı ve yeşil alana dönüştürülerek, kıyı boyunca yeşil sürekliliği sağlandı. Otogar için gelecekte park yeri ihtiyacı doğarsa, bunun yer altında çözülmesi olanağının olması, bu öneriyi geçerli kılmaktadır.

ODAK 2/ SOSYAL, KÜLTÜREL MERKEZ

Alibeyköy Deresi’nin “S” yaparak batıya doğru kıvrıldığı bu alan hem topoğrafik özellikleri hem de alandaki, Sanayi Binası nedeniyle özellik göstermektedir. Çobançeşme Parkı yanındaki bu yapı halen yoğun kullanılmasa da, bir dönemin sanayi yapılarından, alanda kalan tek örnektir. Bu yapının çok yüksek mimari kalite göstermese bile, korunarak bir dönemi hatırlatan yapısıyla, “Sosyal ve Kültürel işleve dönüştürülmesi” önerildi. Ayrıca çeşitli Yeme-İçme Mekânları, Su Sporları aktiviteleri için olanak yaratıldı.

Merkez’in olduğu alanda Alibeyköy Deresi genleştirildi ve su yüzeyi arttırıldı. Su yüzeyini oluşturmak için Yavuz Selim Caddesi yakınında Kabartma Tesisi tasarlandı.

Şehit Halit Aydın Parkı, Yeni Alibeyköy Mezarlığı ve Çobançeşme Parkı sürekli hale getirildi. Çobançeşme Parkı ile sonlanan yeşil aksın kuzeye devam ettirilmesi ve Kuzey Ormanlar’na bağlanması gelecekte dikkate alınmalıdır. Alibeyköy Deresi ve Atatürk Caddesi üzerinden geçen ve iki kıyıyı birleştiren “Ekolojik Köprü” bu sürekliliğin mekânsal öğesidir. Bu köprü aynı zamanda Alibeyköy Deresi aksını kompartmanlara bölmekte ve Sosyal-Kültürel odağı sürprizli hale getirmektedir.

ODAK 3/ ALİBEYKÖY METRO VE TRAMVAY İSTASYONU VE ÇEVRESİ

Yapımı tamamlanmakta olan Metro istasyonu ile inşaatı süren Tramvay İstasyonu ile bağlantı kurulması ve bu istasyonların kentsel ilişkilerinin kurulması alanın temel sorunudur. Bu iki istasyon yerleri ve çözümleri ile ilgili radikal bir düzenleme için geç kalınmıştır. Önerimiz Alibeyköy Deresi’ni geçen köprü ve yaya düzenlemeleri ile sınırlı kalmıştır.

Tasarım alanı dışında kalmasına karşın, Metro İstasyonu’nun güneyindeki, 2 katlı konut dokusu uzun vadede dönüşmek (dönüştürülmek) zorundadır. Mimari ve yapım kalitesi düşük, yoğun, otopark ve açık alan gibi kentsel ekipmanları yetersiz olan bu konut dokusu, gerek yasal bir planı olması, gerekse oluşturduğu kentsel rant nedeniyle kaldırılmadı. Ancak bu dokunun dönüştürülmesi ve standartlarının yükseltilmesi şarttır.

Önerimiz ada sınırlarını değiştirmeden, 3-6 kat arasında değişen kat yüksekliklerinde, su kıyısına yönelen çizgisel bloklardan oluşan bir kompozisyon denemesidir. Bu tam bir tasarım değil, daha çok buradaki soruna dikkat çekmeye yönelik bir çaba olarak algılanmalıdır.

ODAK 4/ ALİBEYKÖZ MERKEZİ VE İÇ LİMAN

Alibeyköy’ün Merkezi diğer odak alanlardan farklı tasarım sorunları içermektedir. Yoğun bir yaşantı ve yapılaşma bulunan bu alan ciddi trafik baskısı altındadır. İnşaatı süren tramvay hattının da tam bu kıyıdan geçmesi sorunsalı daha da karmaşık hale getirmektedir. Haliç’in suyunun Alibeyköy Deresi ile birleştiği ve dolayısıyla su seviyesinin yüksek olduğu bu alan, aynı zamanda Su Kıyısı Yaşantısı açısından önemli fırsatlar da barındırmaktadır.

Alanı çevreleyen yollar, Sevinç Caddesi ve köprüsü kaldırılarak, tek yönlü ring yola çevirildi. Böylece trafiğin kesişimleri azaltıldı. Sevinç Caddesi üzerindeki köprünün kaldırılması ile kazanılan alan ise Haliç’in Alibeyköy içlerine kadar uzanmasına olanak sağladı. Bu alan bir “İç Liman”a dönüştürüldü. İç Liman sayesinde Haliçteki teknelerin alana ulaşması, halen trafik keşmekeşi görünümündeki Alibeyköy Merkezi’nin, Su Kıyısı yaşantısı formu kazanmasına ve sakinleşmesini sağlayacaktır.

Vardar Caddesi aksına doğru uzayan merkez, Cevahir Avm ve Alibeyköy Merkez Camisi’nin giriş platformunu devam ettiren, “yükseltilmiş yaya platformu” ile kıyıya ulaştırıldı. Oto-Yaya ayırımını sağlayan bu düzenleme ile yaya ağırlıklı bir Odak yaratılmanın ilk adımı atılmış olacaktır.

Merkezdeki yükseltilmiş yaya platformu ve sonundaki amfi merdivenler çeşitli işlevleri yüklenme potansiyelindedir. Pazar Yeri, Festival, Konser gibi etkinlikler bu işlevlerin başında gelmektedir. Platformun alt katları çevreye hizmet verecek katlı otopark için de yeterli büyüklüktedir. Yaya platformunun altından geçen yol üzerinden de bu katlı otoparka giriş-çıkış sağlanması olasıdır.

Alibeyköy Merkezi’nde önerdiğimiz ring sistemi 1. Bozkurt Sokağı kullanılarak da gerçekleştirilebilir. Bu durumda Merkezi Camisi önünde Atatürk Caddesinin trafiğinin azaltılması da söz konusu olmaktadır. Söz konusu seçenek ileriki tasarım aşamalarında dikkate alınmalıdır. (Şema)

Alibeyköy Merkezi içinde de 3 nolu Odak Alan’da olduğu gibi, paralize konut dokusu bulunmaktadır. Buradaki yapı stoğu da benzer şekilde mimari ve yapısal sorunlar barındırmaktadır. Tasarım sınırları içinde olmamasına karşın bu alanlar da gelecekte dönüşmeli ve Merkez’e eklemlenmelidir.

Etiketler

Bir cevap yazın