Üç oda bir ekran evler

Bazı televizyon dizileri, evleri ve mekân-ları da meşhur ediyor. Olayların geçtiği evler hafızalarımızda yer ediyor.

Öyle Bir Geçer Zaman Ki’deki Ali Kap-tan’ın, Gönülçelen’de Hasret’in, Farklı Desenler’deki İskender Bey’in evi gibi… Gerçek sahipleri tarafından kiraya verilen bu evler, iyi bir gelir kapısı aynı zamanda.

Hanifi Amca, çocuklarını büyütüp yerlerine yerleştirdikten sonra eşi Hüsniye Teyze’yle Balat’taki evinde yaşını başını aldığı huzurlu günlerini çıkarıyordu. Evleri biraz kırık döküktü ama iki yaşlı insan seviyordu bu evi. Hüsniye Teyze çiçek yetiştirdiği, kimseye vermeye kıyamadığı evinin küçük bahçesinde bir gün kıvırcık saçlı Gülnaz’ın dolaşacağını hayal edemezdi herhalde o günlerde. Artık onun yerine halıları Gülnaz silkeliyor, mutfağını o kullanıyordu. Oyunculardan yönetmenine tüm set ekibi de hazırdı. Bir Çingene’yle bir müzisyenin aşkını anlatan Gönülçelen dizisinin baş mekanı olmuştu Hanifi Amca ve Hüsniye Teyze’nin evi. Sakin günlerine renk gelince, onlara da sükuneti başka bir evde aramak kaldı.

Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinde Mete’nin ahşap binayı yaktığı sahne herkesin aklında. Mete ahşap evi nasıl yakmıştı? Dizide yandı gösterilen ev gerçekten yakılmış mıydı? Fatmagül’ün Suçu Ne dizisinin bir bölümünde evin bütün camları kırılmıştı. Acaba ev sahibi bunu nasıl karşılamıştı? Dizilerde kullanılan dönemi, semti, sosyal statüyü yansıtan mekânlar bazen oyuncuların da önüne geçiyor. Diziler unutulsa da mekânlar unutulmuyor. Asmalı Konak, Kınalı Kar dizilerinin çekildiği evler hâlâ ziyaret ediliyor. Hayran oldukları dizilerin çekildiği evleri görebilmek için Türkiye’nin çeşitli yerlerinden hatta yurtdışından gelenler var. Evlerin gerçek sahiplerinin ise bu duruma alışmaktan başka çaresi yok. Ünlüler, şöhretin bedelini öderken onlar da evlerinin şöhretinin bedelini ödüyor.

Evimizi ekrandan izlemek çok güzel
Öyle Bir Geçer Zaman ki, Balat Salihpaşa Caddesi’ndeki bir evde çekiliyor. Dizide Ali Kaptan’ın yaşadığı evin asıl sahipleri Aksaraylı seyyar hurdacı Ziya Karataş ve ailesi. 1999 yılında Aksaray’dan İstanbul’a göç ettikten 1 yıl sonra bu evi satın almışlar. Ziya Bey, bir ay boyunca oğluyla birlikte evi yaşanabilir hale getirmek için çalışmış. Sonra da 5 çocuğunun yuvası olmuş 110 yıllık ev. Evinde çekim yapmak için çok çalmışlar Ziya Bey’in kapısını. Aşk Yakar dizisi için de çok gelip gitmişler. İkna olmamış Ziya Bey. “Böyle rutubetsiz, müstakil ev nereden bulabilirim. Bana kalsa çıkmak istemem.” diyor. Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisini kabul etmesinde çocuklarının rolü büyük. Şu an ailesiyle Fatih Halıcılar Caddesi’nde kirada oturan Ziya Bey, “Ev için 6 bin lira civarında kira teklif ediyorlardı. Biz de kiraya çıkmak durumunda kaldık. Ancak memnunum. Evimi izlemek çok güzel bir duygu. Hiç tanımadığın yerden telefon geliyor. Senin evde böyle yaptılar diye. Bu evi normalde kiraya versem ancak 2 bin liraya ederdi. O da üç katlı olduğu için. Münasip olursa diziler için yeniden kiraya verebilirim. Zaten başka bir yerde düzenimizi kurduk.” diyor.
 

Ziya Bey’in 5 odalı evi rahat çekim yapılabilmesi için 3 oda haline dönüştürülmüş. Evdeki eşyalar da baştan sona değişmiş. “Dizide ev yandığında ne hissettiniz?” diye soruyoruz. “Ev gerçekten yanmadı. Beykoz’da yapılan maketi yakmışlardı. Sadece bu evden köz gibi bir şey atıp yanıyormuş imajı verdiler. O sahneyi nasıl çekeceklerini önceden bana söylediler. Eğer bunu bilmeseydim kötü olurdu.” diyor.
 

Evimi türbeye çevirdiler

Fatmagül’ün Suçu Ne dizisi, Beykoz’da Göksu deresinin hemen kenarında çekiliyor. Evin sahibi Mimar Gürtan Tokay. Göksu’daki evde doğmuş büyümüş. Baba yadigarı bir ev. Evin giriş kısmında derme çatma bir kafe göze çarpıyor. Birkaç masa var sadece. Yeni açılıyor. Dizinin burada çekilmesinden istifade etmeye çalışıyorlar belli ki.

Gürtan Bey, çekimler sırasında da evinde yaşamaya devam ediyor. Önceden atölyesi olan ve dizide görünmeyen bölümü kalacağı yer olarak düzenlemiş. Evin diğer bölümünü kiraya vermiş. Ancak kararından pişmalık duyuyor. Çekim yapılan küçük bir evde yaşamak bazı sıkıntıları da beraberinde getirmiş. Dizi hayranlarının her gün evi görmeye gelmelerinden rahatsız. “Evi görmek için hafta sonları yüzlerce kişi geliyor. Fotoğraf çekiniyorlar. İçeri girmeye çalışıyorlar. Laf anlatamıyorum. Evimi türbeye çevirdiler.” diyor. Sahiden de eve gelen giden bitmiyor. Özel bir güvenlik şirketiyle anlaşmışlar evi korumak için. Evin etrafı şeritlerle çevrilmiş, üzerinde “Özel mülktür. Girilmez.” yazısı… Kapıda da her daim bekleyen bir güvenlikçi…

Diziden aldığı parayla camiye yardım etti

Hanifi ve Hüsniye Ertekin, 1960 yılından beri Gönülçelen’in çekildiği evde yaşıyorlar. Elazığ’dan İstanbul’a göç ettikleri zaman ilk yerleştikleri ev burası. Evlerini çok seviyorlar ama dizi teklifi gelince evi vermek daha mantıklı geliyor. Aynı sokaktaki kirası uygun başka bir eve taşınıyorlar. Başka diziler için de teklif geldiğini söyleyen Hanifi Amca, “Gönülçelen diye bir dizi var. Çekim yapacağız.” dediler. 2.500 lirada anlaştık. Biz çıktık, onlar yerleşti. Parasal açıdan çok iyi. Durduk yere bir gelir oldu bizim için. Bir eşim, bir ben olduğumuz için aldığımız parayla daha iyi bir eve geçmeyi düşünmedik hiç. Bizim için oradan daha iyi bir yer yok. Parayı sadece karşımızdaki cami için kullandık. Oranın ısıtma sistemi yoktu. Aldığım paranın bir kısmıyla Kazasker İvazefendi Camii’ne yardım ettim.”

Alt katında her yıl bir dizi çekiliyor

Samanyolu’nun Farklı Desenler dizisinin ana mekânı Sarıyer’de Boğaz’a yakın 3 katlı ahşap bir konak. Konağın sahibi gazeteci Selim Tuncel. Başta işsiz olduğu için evini dizilerin kullanımına açmak zorunda kalan Selim Bey’in artık evinde her yıl bir dizi çekiliyor. Çekim günü başına ortalama bin lira alıyor. Eğer evi ana mekan olarak kullanılıyorsa aylık 6 bin-8 bin arası bir rakam alıyor. Eşref Saati ve IV. Osman da bu konakta çekilmiş. Samanyolu, Farklı Desenler dizisi için de aynı konağı kullanıyor.

Selim Bey de evini kiraya verip terk etmeyenlerden. Konağın en üst katında oturuyor. Selim Bey, “Evinizde sürekli çekim olmasının sıkıntıları var. Ama kendi alanınız yeterliyse çok zor değil. Kurulu bir aile düzenim ya da çoluk çocuk olmadığı için sorun olmuyor. Son 4 yıldır üst üste diziler çekildi evimde. Eğer evimde çekilen dizi popüler olduysa ev de hemen ünleniyor. Kapıdan geçenlerin ‘Aaa… şunun evi!’ diye tepki gösterdiklerini görüyorum. Bazen hafta sonları turistik geziye gelmiş gibi etrafta gezen insanlar oluyor. Fotoğraf çekmek, içeri girip bakmak istiyorlar. Evin içine giremeyeceklerini izah ediyorum.” diyor.

Etiketler

Bir cevap yazın