Topraktan Yükselen Hacimler: Haniyasu House

Topraktan Yükselen Hacimler: Haniyasu House

Aatismo, Japonya’da tasarladığı konut eklentisinde seramik sırlarından ilham aldı.

Fotoğraflar: Shinya Sato

Aatismo tarafından yenilenen Haniyasu Evi’nde, kil, toprak ve metal tozu izleri taşıyan pürüzlü duvarlar seramik sırlarını çağrıştırıyor.

Japon mitolojisindeki toprak, kil ve seramik tanrısı Haniyasu’nun adını taşıyan konut, Kamakura sahil kasabasında bulunuyor. Ev, Aatismo’nun kurucuları Keita Ebidzuka ve Eriko Masunaga ile Ebidzuka’nın her ikisi de seramik sanatçısı olan ebeveynleri için tasarlandı.

Aslen 1967’de inşa edilen tek katlı konut, bir tayfunun ardından yapısal olarak güvensiz hale geldikten sonra proje kapsamında ahşap iskeletine kadar söküldü.

Aatismo, mevcut yapıyı köşelerine dört farklı nitelikte hacim ekleyerek genişletti ve güçlendirdi. Bu hacimler, topraktan yükselmiş izlenimi yaratmak amacıyla atık malzemelerden üretilmiş dokulu bir kaplama ile tamamlandı.

Mevcut evin merkezi tamamen atölye, oturma odası ve mutfak alanına ayrıldı. Bu alan yeni hacimlerin kavisli ve dokulu köşeleri tarafından çerçeveleniyor ve sürgülü cam kapılar aracılığıyla güneydeki terasa açılıyor.

Köşelerde yer alan üç hacim, aile üyelerinin hem uyuyabileceği hem de çalışabileceği mekanlar içeriyor. Ebeveynlerin odaları aynı zamanda seramik üretim alanı olarak kullanılabilirken, stüdyo üyelerinin odası da çalışma masalarıyla donatıldı.

Kuzeydoğuda yer alan dördüncü hacimde, zemini tatami hasırlarla kaplı ve tavanının ortasında küçük kare bir çatı penceresi bulunan bir çay odası bulunuyor. Bu oda gerektiğinde misafir yatak odası olarak da kullanılabiliyor.

Yuvarlak kenarlara sahip yamuk prizmalar biçimindeki bu ek hacimler, basit ahşap iskeletler kullanılarak inşa edildi ve yalıtımlı ahşap panellerle kaplandı.

Bu hacimlerin yüzeyini oluşturmak için ebeveynlerin seramik atölyesinden kalan atık kil bisk ateşinden geçirilerek, araziden alınan toprağın üzerine katmanlar halinde uygulandı. Bunun üzerine ise bir metal atölyesinden elde edilen atık demir ve bakır tozu ile karıştırılmış sıva döküldü.

Seramiklerin sırlama sürecini çağrıştıran bu çizgisel katmanlar, üstte mavi-yeşilden başlayarak turuncu-kahverengi ve yeşil-gri tonlarına doğru geçiş yapan özgün bir görünüm oluşturacak şekilde açıkta bırakıldı. İç mekanlarda ise kaba ve mağaramsı bir sıva kaplama uygulandı.

Etiketler

Bir yanıt yazın