Tonoz Çatı Altında Bir Öğrenme Mekanı: Muro Nursery School

BOS Arquitectes tarafından Majorca'da tasarlanan anaokulu, kentsel doku ve tarım alanları arasındaki geçiş bölgesinde konumlanıyor. Erken çocukluk dönemi için sıcak ve korunaklı bir iç mekân atmosferi oluşturuyor.

Majorca’da yer alan Muro Nursery School, kentsel doku ile tarım alanları arasındaki geçiş bölgesinde, hafif yükseltilmiş bir arazide bulunuyor.

Konumu sayesinde çevredeki önemli yapılara geniş manzaralar sunan yapının çevresinde, marés taşından yapılmış eski bir yel değirmeni, futbol sahasının tribünleri ve kasabanın silüeti gibi peyzajın ve toplumsal yaşamın simgesel öğeleri yer alıyor.

Fotoğraflar: Del Río Baní

Bu bağlamda bina, çevresine hâkim olmak yerine peyzajla uyum kurmayı amaçlayan tek katlı bir yapı olarak tasarlanmış. Farklı noktalardan algılanabilen çatısı, ufuk çizgisi boyunca kesintisiz bir silüet oluşturan alçak tonozların ritmik tekrarından meydana geliyor.

Yapıyı saran bu dalgalı form, dikkat çekici fakat ölçülü bir karakter taşıyor ve iç mekanı korurken aynı zamanda çevredeki manzarayla görsel bir süreklilik kuruyor. Sarı ve okra tonlarında sırlı seramik kiremitlerle kaplanmış çatı yüzeyindeki sade ve kontrollü malzeme seçimi, bölgede yaygın olarak kullanılan kum rengi marés taşı ve sarı kil kiremitlerin oluşturduğu doğal renk paletiyle uyum sağlıyor.

Enerji ihtiyacını azaltmayı hedefleyen pasif tasarım ilkeleri doğrultusunda kompakt bir plan düzenine sahip olan yapının giriş cephesinde yarı kamusal bir meydan oluşturulurken diğer yönlerde anaokuluna ait daha mahrem alanlar konumlanıyor. Güneye bakan sınıf terasları, doğudaki ortak teras ve kuzeyde yer alan servis bandı bu organizasyonun temel bileşenlerini oluşturuyor.

Merkezde yer alan avlu, doğal ışığın iç mekâna ulaşmasını ve çapraz havalandırmayı mümkün kılıyor. Açık bir alan olmasına rağmen rüzgârdan korunan bu boşluk, aynı zamanda açık havada gerçekleşen eğitim etkinlikleri için yeni bir mekansal ortam yaratıyor. Avlunun tüm iç mekânlardan görülebilmesi çocukların gözetimini kolaylaştırırken mekansal süreklilik sağlıyor.

Plan ve kesit kararlarıyla güçlendirilen çapraz havalandırmayla birlikte güneş ışığının kontrolü sınıfların önündeki saçaklar ve avluda konumlandırılan bitki örtüsüyle destekleniyor. Güney cephesindeki geniş açıklıklar ile kuzey cephesindeki daha küçük ve yüksek konumlandırılmış açıklıklar bu doğal hava akışını destekliyor.

İçbükey formlarıyla ilkel barınma duygusunu çağrıştıran tonozlu bir sistem üzerine kurulan yapının mekansal karakteri, her açıklıkta tekrarlanan lamine ahşap kirişlerin oluşturduğu kavisli profillerle şekillenmiş. Her biri yedi metre genişliğinde altı açıklığa bölünmüş olan yapıda kirişler çatının doğal eğimini oluşturur ve yağmur suyunun akışını yönlendiriyor.

Binanın ölçeği ve biçimi çocuklar için güven veren ve kucaklayıcı bir ortam üretirken, bu mekansal kurgu erken çocukluk dönemi için sıcak ve korunaklı bir iç atmosfer oluşturuyor. Uzunlamasına 3 şerit halinde düzenlenen yapının merkezinde yer alan avlu, odaları kesintisiz bir dolaşım aksı etrafında bir araya getirerek yapının kalbini oluşturuyor.

Bu alan yalnızca bir toplanma mekânı değil, aynı zamanda pedagojik bir araç olarak düşünülmüş. Yapının strüktürü ve malzemeleri gereksiz kaplamalar olmadan açık biçimde sergileniyor. Doğal malzemelerin dokusu ve yapısal elemanların görünürlüğü, çocukların yapının nasıl inşa edildiğini anlamalarına olanak tanıyan didaktik bir mekân oluşturuyor.

Yapım sürecinde ve kullanım ömrü boyunca çevresel etkisi düşük malzemelerin tercih edilmesi, verimli yapım tekniklerinin kullanılması ve pasif stratejilerin uygulanması sayesinde doğal kaynaklar üzerindeki etki azaltılmış. Termal kütle ise zemine temas eden beton döşemelerde, taş duvarlarda ve tuğla yüzeylerde yoğunlaşmış.

Güneş ışınlarına daha fazla maruz kalan çatı ise düşük termal atalete sahip hafif ve havalandırmalı bir sistem olarak tasarlanmış. Açık renkli seramik kiremitler yaz aylarında güneş enerjisinin emilimini azaltıyor. Yapı ayrıca performansını artıran ve çevresel etkisini azaltan çeşitli aktif sistemlerle desteklenmiş.

Tasarım yaklaşımı dört temel ilkeye dayanıyor: Bağlama uyumlu iklimsel çözümler geliştirmek, pasif stratejilerle yüksek enerji verimliliği sağlamak, doğal ve yerel malzemeler kullanmak ve mimariyi öne çıkarmadan destekleyen verimli teknolojilerden yararlanmak.

Sade fakat güçlü karakteriyle sıcak ve davetkâr bir öğrenme ortamı oluşturan yapı, form, strüktür ve işlevin doğal bir bütünlük içinde birleştiği, peyzaja saygılı ve anlaşılır bir mekansal kurgu sunuyor.

Etiketler

Bir yanıt yazın