Süreklilik ve Dönüşüm Ekseninde Bir Konut Yerleşimi: Farmstead Road

Metropolitan Workshop tarafından Londra’da tasarlanan sosyal konut projesi Farmstead Road, sanat ve zanaat referanslarıyla zenginleştirilerek bulunduğu yerin bağlamsal dokusuyla uyumlu bir bütün oluşturuyor. Proje, Passivhaus (Pasif Ev) standartlarına uygun olarak tasarlanmış.

Fotoğraflar: Fred Haworth

Metropolitan Workshop tarafından Londra’da tasarlanan uygun fiyatlı konut projesi Farmstead Road, dokulu tuğla yüzeyleri, kemer motifleri ve geniş mansard çatısıyla çevredeki Arts and Crafts mirasına referans veren bütüncül bir mimari dil ortaya koyuyor. Proje, Lewisham’daki boş bir parselde konumlanmakta olup kâr amacı gütmeyen ve sakinler tarafından yönetilen Phoenix Community Housing için geliştirilmiş.

Bellingham Estate, başlangıçta kır evi karakterinde kurgulanmış bir yerleşim olup Arts and Crafts ve Garden City yaklaşımlarından esinlenen küçük ölçekli teraslı konutlardan oluşuyor.

Bu bağlamsal sürekliliği korumayı hedefleyen tasarım yaklaşımı, yeni müdahalenin mevcut kentsel dokuya eklemlenmesini öncelikli bir tasarım girdisi olarak ele almış.

Bu doğrultuda Metropolitan Workshop, projeyi üç ayrı kütleye bölerek ölçeği parçalamış ve her blokta Passivhaus (Pasif Ev) standartlarına uygun iki ve üç yatak odalı daireler kurgulamış.

Yerleşim planı, çevredeki radyal geometrinin izlerini takip edecek biçimde şekillendirilmiş ve yeni yapıların mevcut dokuya aitmiş gibi algılanması hedeflenmiş.

Sokağın köşesinde konumlanan proje, mevcut terasın yerine yerleştirilen iki giriş hacmiyle tanımlanmakta ve bu hacimler, merkezde yer alan ortak otopark ve peyzaj alanına açılan bir geçiş aksını çerçeveliyor. Bu ortak alan, arsa sınırlarına uyum sağlayacak şekilde kurgulanan kelebek planlı daha büyük bir blok tarafından çevrelenmiş.

Toplam 24 konuttan oluşan yerleşim, mevcut yerleşim dokusuyla uyumlu bir yoğunluk ve ölçek anlayışı benimsemiş.

Tüm kütleler, çevredeki yerleşimle uyumlu olacak şekilde seçilmiş tuğla kaplamalarla ele alınmış ve girişler ile açıklıkların çevresinde dokulu ve seramik yüzeylerle zenginleştirilmiş detaylar kullanılmış.

Ana bloğun açılı iki kanadı, sokağa bakan büyük kemerli bir açıklıkla tanımlanan merkezi açık merdiven boşluğunu sararken, bu kemer dili giriş bloklarının balkonlarında da tekrar edilerek projede süreklilik sağlayan bir mimari motif oluşturmuş.

Cephe dili, tuğla yüzeylerle birlikte korkuluklarda ve yağmur inişlerinde kullanılan turuncu metal elemanlar ve mansard çatılardan taşan çatı pencereleriyle tamamlanmış.

Tuğla duvar, turuncu metal detaylarla tamamlanıyor.

Mansard çatı formu, yapıların çevre üzerindeki etkisini artırmadan ek yaşam alanları üretmeye olanak tanıyarak bağlamsal ve işlevsel açıdan dengeli bir çözüm sunuyor.

Projede tuğla örgü desenleri girişleri tanımlarken aynı zamanda dolaşım alanlarını da belirginleştirmiş.

Baca elemanları düşey sirkülasyon çekirdeklerini görünür kılarken, kemerli geçitler ortak bahçelere yönelen aksları tarifliyor.

Bu mimari öğeler, kelebek planlı bloğun giriş kulelerinde ve ortak kullanım teraslarında akışkan korkuluklara dönüşerek bütüncül bir mimari dil sürekliliği sağlıyor.

Çatı pencereleri, geniş mansard çatılardan dışarı doğru taşarak cepheye hareket kazandırıyor.

Etiketler

Bir yanıt yazın