Sıcak ve Brütalist Bir Konut: Casa Arlo

Luis Royon Barea ve Andreu Arévalo Llàcer tarafından tasarlanan Casa Arlo, İspanya’da yer alıyor.

Fotoğraflar: Lluís Bort

İspanya’da yer alan 310 metrekarelik konut, yalın geometrik formu ile topoğrafyayla bütünleşiyor. Yapı, araziye oturan yalın prizmatik bir kütle olarak tasarlanmış. Zemin kat kotu, arazinin ağırlık merkezine yerleştirilerek arazinin doğal eğimine olabildiğince az müdahale edilmiş. Işıkla kurduğu güçlü ilişki, yapıya yalın ama etkileyici bir ifade kazandırmış.

Dış cephede tercih edilen beyaz yüzey, gün boyunca değişen güneş ışığını yansıtma görevi görüyor. Bu monolitik bütünlük, stratejik olarak yerleştirilmiş geniş açıklıklarla bölünüyor. Doğal ahşap doğramalar ise hem cepheye sıcaklık katıyor hem de iç mekan ile dış mekan arasında görsel bağ kuruyor.

Yapı, arazinin eğimini karşılayan brüt beton bir kaide üzerine oturuyor. Bu temel çevresinde, yavaş yaşamı teşvik eden kullanım alanları bulunuyor. Ana girişin çapraz köşesinde, arazinin sunduğu avantajlardan yararlanılarak güneşten en iyi şekilde faydalanan geniş bir ahşap teras tasarlanmış. Terasa, bir yüzme havuzu entegre edilmiş. Yanında yer alan pergola ise biyoklimatik bir filtre görevi görerek ışığı yumuşatıyor ve cam yüzeyler üzerinde gölge oyunları oluşturuyor.

Yapının asıl karakterini, dürüst yapım anlayışı oluşturuyor. Proje, gereksiz kaplamaları ve geleneksel konut mimarisinin klişelerini reddederek prefabrik yapı dilini yeniden yorumluyor; yapının taşıyıcı sistemi de buna hizmet edecek biçimde açıkta bırakılıyor.

Yapının üst kotlarda yer alan taşıyıcı sistemi, büyük oranda prefabrik beton elemanlardan oluşuyor. Modüler bir mantıkla tasarlanan bu sistem, yapıya ölçü bazında düzen kazandırırken üretim ve montaj süreçlerini de daha verimli hale getiriyor. Kuru inşaat esasına dayanan bu yapı sistemi, bodrum katta yer alan prekast betonarme istinat duvarlarıyla tamamlanıyor. Arazinin eğimine karşı koyan bu duvarlar, yapının zemine sağlam biçimde oturmasını sağlıyor.

Toprağın altında konumlanan bodrum kat yalnızca araziden gelen yanal basınçları karşılayan bir altyapı elemanı değil; aynı zamanda otoparkı ve konutun tüm teknik sistemlerini bünyesinde barındıran işlevsel bir kaide olarak çalışıyor.

İç mekanda sade bir malzeme paleti tercih edilerek, sıcak tonlara sahip bir brütalist bir atmosfer oluşturulmuş. Dikey yüzeylerde, sıvasız boşluklu kil tuğlalar kullanılmış. Bu sayede, mekana hem sıcaklık kazandırılmış hem de yüksek ısıl kütle avantajı sağlanmış. Tuğlanın dokusu; ham beton ve ahşap zemin ile dengeli bir kontrast oluşturmuş. İç mekanda sabit plan şemalarından kaçınılarak, zaman içinde değişebilen ve farklı kullanımlara uyum sağlayabilen esnek bir yaşam kurgusu tasarlanmış.

Etiketler

Bir yanıt yazın