Sarayın ‘Yıldız’ı Yeniden Parlayacak

Osmanlı padişahı 2. Abdülhamit zamanında Osmanlı Devleti’nin ana sarayı olarak kullanılan Yıldız Sarayı, bugüne kadar kumarhane, harbiye ve üniversite gibi farklı işlevlerle kullanıldı.

Neredeyse bir kimlik savaşı veren saray, bugünlerde ise kendine has bir programla ziyaretçilerini karşılıyor. ‘Saray Akademi Yıldız’ programı ile konferans, seminer ve gezilerle tarihi bir yolculuk yapılıyor. Yıldız Sarayı Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Arzu Enver, akademi programının pasifize edilmiş bir padişahı, 2. Abdülhamit’i insanlara yeniden anlatma çabası olduğunu söylüyor. Bu program çerçevesinde Yıldız Sarayı, onunla özdeşleşen 2. Abdülhamit, onun gündelik hayatı ve yolu Yıldız’dan geçenler anlatılıyor. Ayrıca sarayın sanatsal, politik ve tarihsel geçmişi ve gündelik yaşam gibi konulara da değiniliyor. Hatta saray gezilerinden bir tanesi Abdülhamit’in İzinden şeklinde tasarlanmış. Böylece ziyaretçiler sultanın saraydaki bir gününü onun izinden giderek yaşıyor.

Aynı zamanda Naciye Sultan ile eşi Enver Paşa’nın torunu olan Arzu Enver, Yıldız Sarayı’nın kumarhane, askeriye yapılarak geçmişin izlerinin silinmek istendiğinden ve adeta canına okunduğundan söz ediyor. Aileyi temsilen saray için çalışan Enver, bugünse sarayı insanlara yeniden anlatmak için bu programların düzenlendiğini kaydediyor. Ayakta olan tek saray vakfı olan Yıldız Sarayı Vakfı tarafından düzenlenen etkinlikte Osmanlı botaniğinden dekorasyona, sanat tarihinden Osmanlı sarayındaki Avrupalı müzisyenlere kadar birbirinden farklı konular konuşuluyor. Yıldız Sarayı Müze Müdürü Ali İlker Tepeköy, Semavi Eyice, Dr. Irvin Cemil Schick, Mustafa Armağan, Prof. Dr. Norman Stone, Saro Dadyan ve Betül Mardin gibi alanında uzman konuşmacılar geliyor. Bunlar arasında 2013 bahar döneminde başlayan akademi programı önümüzdeki sene de devam edecek. 1946’da Harp Akademileri’ne bırakılan Yıldız’ın Kültür Bakanlığı’na bağlanması 1978 yılında gerçekleşiyor. Ancak bu dönemde sarayın gezilip görülmesi söz konusu değil. Yıldız Sarayı’nın aslına uygun olarak müze haline getirilip halkın ziyaretine açılması ise 1993 yılını buluyor. Askeriye, üniversite ve MİT (Milli İstihbarat Teşkilatı) gibi farklı bölümlere ayrılan sarayın ‘yıldız’ı tekrar parlıyor. Böylece gezilmesi imkansız olan saray, kapılarını açmış oluyor.

Etiketler

Bir yanıt yazın