Sadece Onarım!

Jacques Herzog ve Pierre de Meuron 2000 yılında bir güç istasyonunu Tate Modern'e dönüştürerek ünlerine ün kattılar.

Peki merak ediyoruz neden bir yenileme ya da dönüşüm projesinden çok onarım ve güzelleştirme projesi olan Park Avenue Armory’yi kabul ettiler?

Yaratıcılıklarına biraz gem vurup, Louis Comfort Tiffany ve Stanford White’ın ahşap panelleri karşısında biraz daha utangaç davranamazlar mıydı? Modernist bakış açılarını eklerken, binanın 19. yy özgünlüğünü yansıtmak için biraz daha hisli davranamazlar mıydı?

Diğer taraftan Bay Herzog da çok yakın bir zamanda verdiği bir röportajda, Armory’nin kendisine has çok özel nitelikleri olduğunu vurgulamıştı. Geçmiş nesillerin yıprattığı bu özel yapıyı tamamen dönüştürmektense, sahip olduğu bu özgünlüğü harekete geçirerek yaşatması gerektiğini belirtmişti.

 “Zaman nedir? Tarih nedir? Hangi bileşenler bunları oluşturur? Bu projede biz bu sorulara yanıt aradık,” diyordu Herzog. Sonra da “Biz tüm tarihi katmanların gözükmesi istedik. Fakat bir de baktıktı bu katmanlar o kadar da muhteşem değilmiş,” diye devam ediyordu.

Yeniden tasarlanan Armory’nin geçtiğimizden günlerde artık tam olarak ortaya çıkan son hali gösterdi ki yapılan çalışma bir yaratma değil biz kazıma işlemiymiş. 1881’den bu yana yapılmış ne varsa, boya, duvar kağıtlarını, avizeleri ve bakır zincirli perdeleri sökmek, yeni yeni mobilyalar eklemekmiş.

Bir askeri alan ve sosyal tesis olarak inşa edilen New York National Guard, Seventh Regiment National Guard yani Park Avenue Armony için görüşlerini belirtmeye devam eden Herzog ” Bina için sadece şöyleydi ya da böyleydi diyemezsiniz. Ya da bir renovasyon çalışması yapacaksanız hangi dönemi baz alacaksınız ki? Tarih bir süreçtir. Biz her anın bir önemi olduğuna inanıyoruz. Biri diğerinden daha önemli değil,” diyor.

Mimarlar bazen yeniledikleri binalarda istemeseler bile geçmişten iz bırakırlar. Firmanın ortağı Ascan Mergenthaler projeyle ilgili “Eğer o son tabakaya varacaksak her zaman her yerde öyle yapalım. Biz bazı yerlerde izler bıraktık. Dokunamayacağımız kadar özel olan noktaları koruduk. Çok dikkatli ve titiz çalıştık,” diyordu.

Tüm bu tartışmaların yanında proje detaylı araştırmalarıyla da öne çıktı. Sadece tek bir odanın çizimi için 280.000 çizim ve fotoğraf kullanıldı. Ekibi “Her detay için çok ince çalıştılar,” diyerek övüyordu Armory’nin yöneticisi Rebecca Robertson.

“Bugün mimarlıktan anladığımız sadece yeni bir bina yapmak değil, mimarlığın rolünü de sorgulamaktır. Varolan bir yapı ile ilgilenmek cesaret ister. Dışarıdan konuşmak kolay asıl zor olan: var olanla başa çıkmak!” diyor Herzog.

Yine de projede cephanelik olarak kullanılan 18 odaya ek olarak, mimarlar binaya asıl kimliğini veren 55.000 metrekarelik uçak hangarı Drill Hall’a ölçülü bir tasarım yapıldı. Büyük ve çok belirgin değişiklikler olmayacaktı. Fakat aynı zamanda kendi tasarımlarını alttan alttan mobilyalar, oturma alanları kablolar vs ile destekliyorlardı.

“Bu büyük boşluk en büyük potansiyeldi. Burayı saçma sapan bir şekilde dönüştürüp harcamak istemedik. Böyle kalması her halinden daha iyi olacaktı,” diyordu Herzog Drill Hall için.

Mekanda bir tıkanmışlık söz konusuydu. “Projeyle artık izleyiciler binayla ve sanatla ilişki kurabilecekler,” diyordu Robertson.

Tüm bunların yanında Armory zamanın ve mimarların verdiği zarara rağmen geçmişinin verdiği tüm görkemi halen yansıtıyor. “Yaralar görünebiliyor ama en azından baskın değiller,” diyor Mergenthaler.

Yönetimin istediği de buydu: “binanın ruhunu kaybetmemesi ama değişmesi.”

Armory artık Herzog’un deyimiyle “egosantrik” sergi alanları ile hiç ilgisi olmayan bir sergi alanı olarak hizmete açılacak. “Diğerleri gibi sanatçıyı kısıtlamayacak. Ona yeni ufuklar açacak. Sanatçılar artık eserlerine ilham veren enteresan mekanlardan hoşlanmaya başladı. Hele ki böylesine tarihi bir mekansa,” diye ekliyor Herzog.

Proje hala irili ufaklı sorunları barındırıyor. Girişteki merdivenlerin ahşap renginin ne olacağı gibi. Herzog’un bu sorulara cevabı ise: “Henüz inanın karar veremedim. Her köşe için bir cevabım yok,” oluyor.

Etiketler

Bir cevap yazın