Podercast Bölüm 30: Türkiye’de İnşaat Teknolojisi Girişimi Kurmak

Podercast’in 30. bölümünde, Bimcrone Kurucu Ortağı, Bilgisayar ve Endüstri Mühendisi Nesrin Akın Öztabak’ı ağırlıyoruz.

BIM gerçekten sahaya indi mi, yoksa ihale şartnamesini karşılamak için hazırlanan bir evrak mı? Güncellenmeyen bir dijital ikiz, hiç olmayan bir modelden daha mı tehlikeli? Peki “PoC harikaydı, sonra ses çıkmadı” döngüsü nasıl kırılır?

Podercast’in 30. bölümünde, Bimcrone Kurucu Ortağı, Bilgisayar ve Endüstri Mühendisi Nesrin Akın Öztabak’ı ağırlıyoruz. İki ConTech kurucusu olarak sahadaki acı gerçeklerden yatırımcı beklentilerine, para akışından global pazarlara kadar Türkiye’de inşaat teknolojisi girişimi kurmanın tüm zorluklarını masaya yatırıyoruz. Üstelik bu bölümde birbirimize de meydan okuyoruz: Dijital ikiz mi, saha görüntüsü mü? İkisi birleşse hangi problemi bugün kimsenin çözemediği şekilde çözerdik?

Sohbet sahadaki acı gerçeklerle başlıyor: Türkiye’de BIM’in gerçek durumu, güncellenmeyen dijital ikizlerin yarattığı risk ve “bu sistemi kullanmayacağım” diyen şantiye şefinin aslında haklı olabileceği durumlar. Ardından Hilal Kurt İrfanoğlu ve Nesrin Akın Öztabak birbirlerine meydan okuyor; sahayı görmeyen bir model gerçekten ikiz midir, bağlamı olmayan bir görsel arşiv karar mı verdirir yoksa sadece kanıt mı biriktirir, ve iki ürün birleşse hangi problem çözülürdü? İnşaatta teknolojiye parayı ödeyen, kullanan ve faydasını görenin neden hiç aynı kişi olmadığı ve “PoC harikaydı, sonra ses çıkmadı” döngüsünün nasıl kırılabileceği ele alınıyor. Türk yatırımcının ConTech’te aslında neye para verdiği, uzun satış döngüleriyle sınırlı runway arasındaki açığın nasıl kapatılacağı tartışılıyor; Türkiye’de ölçeklenmeden yurt dışına açılmanın odak kaybı mı yoksa hayatta kalma stratejisi mi olduğu, Körfez, Avrupa ve ABD pazarlarının ürünleri nasıl şekillendirdiği paylaşılıyor.

Kapanışta ise iki kurucu tek bir soruya cevap arıyor: Bugün sıfırdan başlasalar şirketi nerede kurarlardı?

Etiketler

Bir yanıt yazın