Parkların Tarihi Yolculuğu: Versailles Bahçeleri

Parkların Tarihi Yolculuğu: Versailles Bahçeleri

André Le Nôtre tarafından tasarlanan Versailles Sarayı'nın muhteşem bahçeleri, 17. yüzyılın göz kamaştırıcı peyzaj mimarisinin en önemli örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Fransa’nın Paris şehrine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta, Fransız mimarisinin ve peyzaj düzenlemesinin en büyük ve göz alıcı örneklerinden biri olan Versailles Bahçeleri, dönemin önde gelen peyzaj mimarı André Le Nôtre‘nin ustalık eseri.

Versailles Sarayı’nın oldukça mütevazı bir başlangıcı var. XIII. Louis (1601-1643) avlanmayı sevdiği için araziyi satın almış ve hava kararmadan önce Paris’e veya Saint-Germain-en-Laye’e dönecek vakti olmadığında geceleri kalmayı sevdiği bir köşk olarak bir şato inşa etmiş.

Louis sonunda şatoyu genişletmiş ve daha fazla arazi satın almış, bu da XIV. Louis’in 1660’lar ve 1670’ler boyunca Versailles’ı bir saraya dönüştürmesinin yolunu açmış. Hatta 1682’de Fransız Hükümeti’ni ve Sarayı’nı da oraya taşımış.

Versailles Sarayı Bahçeleri, düzenlenmiş geometrik desenler, heykeller, şelaleler, havuzlar ve süslü çalılarla dolu geniş bir alana yayılıyor.

Bahçenin merkezinde, sarayın ana kütlesini çevreleyen geniş bir gölet bulunuyor. Bu gölet, sarayın mimarisine uyumlu bir şekilde yerleştirilmiş ve suyun yansımalarıyla manzarayı adeta bir tabloya dönüştürüyor.

André Le Nôtre tarafından planlanan bahçeler, döneminin en ileri peyzaj tasarımı örneklerinden olup dönemin moda ve sanat anlayışını yansıtan heykellerle süslenmiş patikalara sahip.

Simetrik düzenlemeler, perspektif oyunları ve özenle seçilmiş bitki örtüsü, bahçelerin her noktasında estetik bir uyum ve göz alıcı bir görüntü sunuyor.

372 heykel, 55 su kaynağı, 600 çeşme ve 30 km’den fazla su borusu içermesiyle Versailles Bahçesi dünyanın en büyük ve en görkemli bahçelerinden biri.

Yıllar boyunca yüz binlerce bitki ve ağaç dikilmiş. 17. yüzyılda Trianon’daki bu çiçeklerden gelen koku o kadar baskınmış ki, konukları hasta ediyor ve onları uzaklaştırıyormuş.

Doğu-batı ekseninin ötesinde, 1668 ile 1671 yılları arasında inşa edilmiş olan Apollo Çeşmesi veya Bassin d’Apollon bulunuyor.

Çeşme, gökyüzünü aydınlatmak için arabasını süren güneş tanrısını tasvir ediyor. Bahçede bir odak noktası olarak hizmet ederken Petit Parc ile Büyük Kanal bahçeleri arasında bir geçiş unsuru olarak da işlev görüyor.

Versailles Sarayı, tarihin derinliklerinden günümüze uzanan bir estetik şölen sunmakla beraber bilimsel araştırmalarda da önemli bir rol oynamış.

Aydınlanma döneminde, hem XV. Louis hem de XVI. Louis, bilim konusundaki tutkuları nedeniyle horoloji, astronomi ve haritacılık için kullanılan aletleri toplamış. Sarayın arazisinde büyük bir hayvanat bahçesinin oluşturulmasıyla, zooloji çalışmalarının gelişmesine izin vermişler.

Versailles, bir zamanlar dünyanın dört bir yanından gelen çeşitli vahşi hayvan ve kuş türlerine ev sahipliği yapmış.

Sarayın orijinal tasarımının bir parçası olan bu özellik, mimar Louis le Vau tarafından inşa edilmiş. La Ménagerie adı verilen bu bahçe, hayvan türlerini özel olarak tasarlanmış muhafazalarda barındırıyormuş ve bu muhafazalar, merkezi pavyonun balkonundan gözlemlenebiliyormuş.

 

Bu benzersiz düzen, Avrupa genelinde bir model haline gelmiş ve benzer hayvanat bahçeleri yaygınlaşmış. Bu tür tasarımlar ve yaklaşımlar zamanla “hayvanat bahçesi” terimiyle anılmaya başlanmış.

Versailles’daki bu erken örnek, mimari ve peyzaj tasarımında hayvanların sergilenmesi ve gözlemlenmesi için ilham verici bir rol oynadı ve günümüz modern hayvanat bahçelerinin temelini oluşturan fikirleri şekillendirmiş.

Doktorlar ve Versailles’da yürütülen araştırma faaliyetleri daha sonra veterinerlik okullarının kurulmasına yol açmış. Ayrıca böylesine büyük bahçeler sayesinde botanik ve tarım alanlarında da ilerleme kaydedilmiş.

Bahçe bir zamanlar ananas, vanilya, kahve ve daha fazlası gibi dünyanın dört bir yanından 400 botanik türü içeriyormuş.

André Le Nôtre tarafından tasarlanan Grand Canal, Versailles Bahçeleri’nin başyapıtı

Bahçelerde, antik Yunan ve Roma motiflerinden esinlenilerek yapılmış heykeller, mermer sütunlar ve klasik yapılar yer alıyor. Bu mimari yapılar, genellikle bahçenin belirli noktalarına stratejik bir şekilde yerleştirilmiş olup, görsel açıdan etkileyici bir deneyim sunuyor.

Versailles Sarayı’nın bahçeleri günümüzde hem tarihi ve mimari önemini koruyarak ziyaretçilere açık bir şekilde sergileniyor hem de etkinlikler, konserler ve özel etkinlikler için muhteşem bir mekan olarak hizmet veriyor.

“Versailles, taşlara yapılmış bir şiir; her biri, bir dönemin anlatısı ve insanın doğa üzerindeki egemenliğinin simgesi.”

“Versailles Bahçesi, insan elinin yaratıcılığının ve doğanın mucizelerinin bir araya geldiği harika birer laboratuvar gibi.”

Kaynaklar:

  1. https://www.britannica.com/topic/Palace-of-Versailles/The-gardens
  2. https://www.pennpress.org/9780812222074/a-history-of-the-gardens-of-versailles/
  3. https://www.pariscityvision.com/en/versailles/gardens-castle
  4. https://en.chateauversailles.fr/discover/estate/gardens#
Etiketler

Bir yanıt yazın