O Eski Halinden Eser Yok Şimdi

Son yıllarda birçok galerinin açılmasıyla sanat meraklılarının uğrak noktası olan Karaköy, çevrede doğan konsept kafelerle gençlerin de ilgi odağı haline geldi. Tarihsel dokusu ve deniz kenarı konumuyla semt, artık o köhne görünümünden çok uzak.

Galataport olarak bilinen ve Karaköy Rıhtımı’ndan Mimar Sinan Üniversitesi’ne kadar uzanan bölgeyi kapsayacak proje Karaköy’e canlılık getirdi. Mayıs ayında ihalesi yapılan ve çok sayıda turist bekleyen proje, ilk uğrak yeri Karaköy’ü de dönüştürmeye başladı bile. 

Yatırımcılar peşini bırakamıyor

Küçük dükkânlar büyük rakamlara satılıyor. Birçok bina da restore edilip yatırımcılar tarafından kafe ve bara dönüştürülüyor. Beyoğlu ve Tarihi Yarımada’ya da yakın olması, yanı başında Güzel Sanatlar Fakültesi ve İstanbul Modern gibi sanat merkezlerinin olması nedeniyle de galeriler ve kafelerin sayısı her geçen gün artıyor.

Küçük galerilerle başladı

Bölgedeki hareket ara sokaklarda küçük galerilerin doğmasıyla başladı. Egeran, Apel, Edisyon, Mana, Pi Artworks, Elipsis başta olmak üzere birçok galeri açıldı. Hâl böyle olunca da Karaköy, İstanbullu sanatseverlerin uğrak noktası oldu. Burayı mekân olarak deneyen galeriler de yeni yerler ve sergiler açtı, dönüşüm bir bakıma, zincirleme olarak gelişti. 

Galerilerin açılmasıyla bir sergiye gelen diğerini de görme ihtiyacı hissediyor. Kafeye gelen galeriye, galeriye gelen kafeye giriyor. Bununla birlikte Karaköy’e dolaşmak için gelenler de sergi gezmek ve buranın tarihi ve sanatsal dokusundan bir şeyler almak istiyor.  

Akşam Karaköy’de yaşanan tüm bu gelişmelerin sanatsal ayağını dönüşümün tanıklarından dinledi. 

Semt sakinleriyle etkileşim

Galeri Mana Karaköy’deki dönüşümü şöyle değerlendiriyor: “Biz de 2011’den beri Karaköy’deki kültürel ve sanatsal gelişmelere tanıklık ediyoruz. Son yıllarda yeni açılan galeriler ve sanat mekânlarıyla Karaköy, birçok çevre tarafından tercih edilen bir merkez haline geldi. Özellikle galerilerin buradaki mimari doku ve semt sakinleriyle etkileşimi bu süreci değerli kılan nedenlerin başında geliyor. Galeriler açısından bakıldığında ise gün geçtikçe artan sanatsal etki, gelen ziyaretçi potansiyelini arttırıyor.”

Her açıdan avantajlı

ArtSümer Galeri’nin sahibi Aslı Sümer Karaköy’deki dönüşümü şu sözlerle anlatıyor: Karaköy’ün sanat galerileri açısından önemi, özellikle İstanbul Modern’e yakın olmasından kaynaklanıyor. Bir de Tophane’ye göre galeri için daha müsait, çünkü daha geniş mekân bulmak mümkün. Kafeler ve restoranlar bizim işimize artı değer katıyor. Gezenler için sanat arasında bir kahve veya öğle yemeği yemek mümkün. Farklı ürünlerin satıldığı butikler, dükkânlar da açıldıkça gitgide daha renkli bir coğrafyaya dönüşüyor. Düz ayak olması, otopark olması uzaktan gelenler için avantaj.”

Biz de uyum sağlıyoruz

Karaköy’ün 17 yıllık çay ocağı sahiplerinden Cevat Karasu da gözlemlerini şöyle anlattı: “Biz de artık uyum sağlıyoruz. Eskiden kahvehaneydi. Ben de genişlettim ve kıraathaneye çevirdim. Buralılar da geliyor, gençler de… En çok da 18-25 yaş arası gençleri konuk ediyorum”

Etiketler

Bir yanıt yazın