Kutsal Yeşil

Sürdürülebilirlik günümüzde Tanrı ile aynı kavramları paylaşıyor: yüce, her şeye kadir, her zaman her yerde olan, bilge, yaratıcı, yargılayan, koruyan ve dünyanın ve insanlığın kurtarıcısı.

Yine Tanrı gibi milyonlarca inananı da var. İnsanların kuşkucu doğası sebebiyle kanıtlara gereksinim duymasından dolayı, “Yeşil” de sürdürülebilirliğin temsilini, insan dünyasında tekrar vücut bulmasını sağladı. Ancak sürdürülebilirlik, aynı Tanrı gibi bir forma ya da renge sahip olmayabilir.

Serbest Bırakma

Sürdürülebilirliğin bütünü kuşatan ideolojisine şekil vermek için yapılan çaresiz girişimde en hızlı ve kolay sunum “Yeşil” sayesinde gerçekleşiyor. Yeşil, günümüzün sabırsızlığı ve imajlara olan açlığını doyuran tek sembol. Etkili, fark edilebilir, yaratıcı, duygulara hitap eden bir “Lady Gaga Sürdürülebilirliği” sunuyor. Sürdürülebilirliğin temel prensiplerini ifade etmedeki ısrarlı çabada, yeşil, sürdürülebiliğin karikatürü olarak beliriyor.

İşlev

Eğer ikonik binaların sadece ikonik olmaya ihtiyaçları varsa, yeşil yapıların da sadece yeşil olmaya ihtiyaçları var. Bir işlev olarak yeşil. Yeşil, sürdürülebilirliğin her metrekarede satın alınmasını, üzerine boyanmasını ya da yapıştırılmasını sağlıyor. Sürdürülebilirlik bir CS6 Photoshop filtresi gibi: Ctrl+Green.

Akım

Modernizm, Postmodernizm, Dekonstrüktivizm…Şimdi bunlara bir de Sürdürülebilirizm’i ekledik. Bir önceki akımların aksine, avangart, genç veya ticari amaçlı binalar yapan herhangi bir mimar “Sürdürülebilirist” olabilir. Hatta bu diğer akımlarla da birleştirilebilir: Eco-Dekonstrüktivizm gibi. Mimarlık dergileri ve reklam broşürleri kendilerine ortak bir dil buldular. Yeşil. Yeşil aynı zamanda mimar, müşteri, girişimci, politikacı ve kullanıcının üzerinde anlaşabildiği bir konu. İlk defa çok özgün bir Enternasyonal Üsluba sahip olduk.

Yeşil yapılar branda bezi ya da dekore edilmiş kulübeler olabilirler. İkisinin bir arada olduğu daha ilginç durumlar da olabilir: Dekore edilmiş branda bezi…

Yeşil, Le Corbusier’in beş prensibine ve Vitruvius’un da üç kriterine eklenmeli: Venustas, Utilitas, Firmitas ve Sürdürülebilitas…

“Sürdürülebilirliğin bir ürünü sürdürülebilir değil, sadece yeşil oluyor. Yeşil, sürdürülebilirliğin normal seyrini izlediğinde geriye kalandır ya da daha açık olarak, sürdürülebilirlik sürecini devam ettirirken donmasına sebep olan, pıhtılaştıran, sürdürülebilirliğin artığıdır” (Junkspace-R. Koolhaas)

Din

Yeşil, bir inanç sistemi gibi çalışıyor. “Aziz Yeşil” tüm sürdürülebilir bina yapan mimarları gökyüzünden izleyerek onnları yeşil yola yönlendirecek.

Yeşil aynı zamanda günah çıkarma gibi. Kendimizi ne kadar suçlu hissediyorsak o kadar yeşil yapı yapıyoruz. Yeşil görünüm, genellikle sürürülebilirliğin amacına doğrudan etki etmiyor. Yeşil her durumu, bir probleme ve bir çözüme indirgiyor: Yeşil.

Belirsizlik

Yeşilin aynı zamanda kötü bir boyutu da var. Bir David Lynch filmindeki gibi. He rşey sessiz ve uyumlu bir şekilde ilerliyor görünür fakat rahatsız edici ve kokuşmuş birşeyler vardır. Yeşil toplumsal bir yalan, gizli bir antlaşma ve mükemmel bir suç. Herkes biliyor ki yeşil bu kadar iyi ve kolay olamaz. Fakat neden canımızı sıkalım? Yeşil satıyor ve herkese yetecek kadar yeşil var.

Etiketler

Bir yanıt yazın