İklimsel Tasarım İlkelerini Benimseyen Bir Proje: The Courtyard House

Manoj Patel Design Studio tarafından tasarlanan, mekansal organizasyonuyla karbon pozitif ve "sıfır enerji" hedeflerine karşılık veren yapı, Hindistan’ın Vadodara şehrinde bulunuyor.

Fotoğraflar: MKG Studio

200 metrekarelik bir alana sahip proje Vadodara şehrinin hareketliliğinden uzakta, havaalanına yakın bir konumda bulunuyor. Arazinin güney cephesi cadde ile ilişkileniyor. Diğer cepheler ise doğu ve batı doğrultusundaki konutlarla çevrili. Projenin konsepti gündelik yaşamın karmaşasında sakinliği bulmak olarak belirlenmiş. Konut üç çocuklu bir ailenin ihtiyaçlarını karşılaması için tasarlanmış.

Cephe sade bir malzeme paletinden oluşturularak stüdyo tarafından çeşitli boyutlardaki profillere odaklanılmış. Avlu cephesinin yüzeylerindeki kerpiç tuğlalar ve seramik karolar belirlenmiş ölçülerde kesilip farklı doğrultularda bir araya getirilmiş. Bu eklektik görünüm, avlunun çatısında bulunan geometrik işlemelerin gün ışığıyla avlunun beyaz olan diğer duvarına gölgesini yansıtmasıyla mekanın atmosferini tamamlıyor. Kerpiç estetik ve iklimsel açıdan bu davetkar mekanın ihtiyaçlarını karşılamayı başarıyor. Gözenekli yapısı sayesinde kerpiç, serin havanın mekanlar arasındaki akışını etkin kılıyor.

Mimarlık ofisinin tasarıma yaklaşma biçimi yapı çevresini dikkate alarak iklimsel duyarlılık oluşturmak. Tasarımcılar dış mekandaki doğal ögeleri, dış etmenlere maruz kalmadan yapı kabuğunun ötesine entegre etmenin yollarını aradıklarını belirtmişler. Bu sayede mekanın sağlık, zindelik ve duygusal konfora teşviğini amaçlamışlar. Evin mimari dilini şekillendirmek adına yapıda açık hava konsepti benimsenmiş. Görsel bağlantılarla güçlendirilmiş avlular ve birlikte yaşam potansiyelleri oluşturan içe dönük mekanlar bu konseptin kilit taşlarını oluşturuyor. Havalandırma sistemleri yerine pasif havalandırma yöntemleri kullanılarak yapının karbon ayak izinin azaltılması hedeflenmiş.

Planlanma aşamasında yekpare kütlenin ortasına bir “yeşil vaha” yerleştirilmiş. Bu fikir, geleneksel bir ilkeyle evin ön ve arkada bölümlenmesine yol açıyor. İşlevsel birimler düşey sirkülasyonu da sağlayan aydınlık bir çekirdek etrafında şekilleniyor. Böylelikle titizlikle dizilmiş mekanların, gün ışığının ve gölgelerin yüzeyde yarattığı oyunların, sakinlerinin mekansal deneyimlerini artırdığı bir tasarım ortaya çıkıyor.

 

Etiketler

Bir cevap yazın