Girne’de Üniversite Yurdu Köylüyü ‘Yurtsuz’ Bırakacak

Yapılacak yurt inşaatı Kuzey Kıbrıs’ın en güzel köylerinden Zeytinlik’i yutacak. İnşaat 1500 nüfuslu köyün yüzde 30’una denk geliyor. Zeytinlik sakinleri betona direniyor

Her bölgesi gittikçe bir rant alanına dönüştürülen KKTC’de çevreciler ile doğa tutkunları şimdi de binlerce yıllık zeytin ağaçlarının bulunduğu bir doğa harikası olan Zeytinlik köyü için mücadele veriyor. Çünkü köye yapılacak olan 512 yataklık yurt inşaatı hem demografik yapıyı değiştirecek hem de KKTC en güzel beldelerinden birinden mahrum kalacak.

Kurulacak yurtlardan özellikle üçünün var olan konutların arasındaki arazilerin üzerine yapılacak olması yaşamı olumsuz anlamda tümden etkileyecek. Dar yollara sahip olan Zeytinlik’in, Karaoğlanoğlu Sanayi Bölgesi’nden gelen yoğun trafikle zaten bilinen sessizliği yok olmuştu. Buna rağmen çocuklar için yine de az da olsa var olan yeşil oyun alanları yeni inşaatlarla tamamen ortadan kalkacak. Yani Zeytinlik’i barların, eğlence yerlerinin yarattığı gürültülü bir “hayat” bekliyor.

2010 yılında Girne Emirnamesi’yle korumaya alınan köyde yapıların iki kattan fazla olmaması şartı getirilmişti. İnşaat alanı da yüzde 25’ten yüzde 35’e çıkarılmasına rağmen bahçeli konutlar belli bir alan üzerinde yapılıyor, böylelikle köyün özellikleri korunmuş oluyordu. Yeni inşaatlarla köye adını veren zeytinlikler de kaybedilmiş olacak.

Ülkenin çeşitli bölgelerinde yapılan yurtlarda yatak sayısının planlanan rakamlara uymadığı, yatakların ranzaya çevrilerek kapasitelerinin ikiye katlandığı düşünüldüğünde aynı sorunun Zeytinlik’te de yaşanacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Yavaş Şehir’e aday bir bölge

Zeytinlik hem yeşilliği hem de yerelliğiyle KKTC’nin, tüm dünyada hızla yayılan Yavaş Hareketi’nin bir parçası olan Cittaslow (Sakin Şehir) kriterlerine uyan belki de en değerli beldesi. Zeytinlik sakinleri köylerinin çok katlı binalarla sükûnetinin, manzarasının, tarihi siluetinin bozulacağı endişesini taşıyor. “Kısa vadeli çıkarlarımızın esiri olmayalım” diyen sakinler “bir yıla kadar hazır olacağı söylenen Girne İmar Planı’na kadar dayanalım” diyorlar. Tek amaçları bin yıllık bir tarihi olan köyü “üç-beş kişinin kazancı uğruna”, kirliliğe, gürültüye, trafik karmaşasına, daha kötü bir yaşama teslim etmemek.

Zeytinlik sakinleri ne istiyor?

Zeytinlik/Templos Koruma İnisiyatifi sorunu Av. Gürcan Bayramoğlu, Melike Bisikletçiler, Halil Paşa, Hatica Baflıgil Aydın tarafından belde sakinlerinin imzalarının da yer aldığı bir açıklamayla KKTC makamlarına iletti. Açıklamada Zeytinlik için yapılması gerekenler şöyle anlatılıyor:

“Gelin Zeytinlik köyünün demografisini, sakinliğini, yeşilini geçici rantlarımız uğruna betona gömmek yerine, hem bizim hem de ülkemize gelen turistlerinin uğrak yeri, gelecek kuşakların ve yaşlıların da sakin yaşam alanı olmaya devam ettirecek, toprağının da “citta slow” ile değer bulacağı yaşam alanlarına dönüştürelim. Önerimiz eğer ihtiyaç varsa, yurtların Üniversite Kampüsü çevresinde inşa edilmesi, siyasilerin ve idarecilerin de, yatırımcıları bu yönde teşvik etmesidir. Zeytinlik köyünü, coğrafyasını sakinlerinin huzurunu ve yaşamlarını ellerinden alacak şekilde değil. Mücadelemizi de “yarın geç kaldık” dememek için, bugün gidebileceğimiz yere kadar götüreceğiz.

Çünkü yalnızca kendimizin değil, ülkemizin, adamızın biz Kıbrıslı Türklerin de kazanacağı inancındayız.

Tüm yukarıda bahsi geçenler ışığında, bahsi geçen mevcut projelerin yapıldığı taktirde , Zeytinlik köyünün doğal güzellikleri ile anılmak yerine , beton yığını olarak anılması kaçınılmazdır. Halen tarihi güzelliklere sahip ve Kıbrıs mimarisinin en güzel örneklerinden birini teşkil eden güzel köy içi yolları, sokakların ve doğal köy hayatını bozacak yapılaşmalardan kaçınmak idarenin görevi olmakla birlikte, köy sakinlerinin de karşısında duracağı bir durumdur. Köy halkının başlıca taleplerinden biri de şudur ki ; 55/89 sayılı İmar Yasası tahtında hazırlanan, Planlama Onayı Tüzüğünün 17. Maddesinin (1.) ve (3.) fıkraları mucibince, Zeytinlik köyü hudutları dahilinde, tarafınıza yapılan tüm yurt ve/veya yatı evi ve/veya otel ve/veya yüksek katlı binaların planlarına onay verilmeden, günlük gazetede duyurulmasını ve bölge halkının görüşüne başvurulmasıdır”.

Belediye Başkanı da karşı

Girne Belediye Başkanı Nidal Güngördü’nün, Templos Koruma İnsiyatifi ile yaptığı görüşmede, kendisinin de bu tür yapılaşmalara karşı olduğunu belirterek, köy halkının tepkisinde haklı olduğunu vurguladığı söyleniyor. Başkanın bu konuda bundan sonra alacağı tutumun ne olacağı da merak ediliyor.

Bayramoğlu ne diyor?

Zeytinlik halkının mücadelesini kamuya taşıyan isimlerden biri olan, Zeytinlik sakini, avukat Gürcan Bayramoğlu, Kıbrıs’ta yayınlanan Yeni Düzen gazetesinde kaleme aldığı yazıda sorunu şöyle anlatıyor:

“Şu günlerde, Girne’nin merkezine yaklaşık 2 km uzakta ama şehir merkezine yakınlığının aksine, şehrin koşuşturmalı, yorucu ve gürültülü hayatının çok uzağında, bir kesimin Templos, diğer bir kesimin Temroz dediği ama en güncel ve bilinen adı Zeytinlik Köyü’nde, yaşadığı yeri seven ve kendileri için dünyanın en güzel yeri olduğu düşünen bir grup köylünün başlatmış olduğu ve genelinde köye yayılan bir mücadele mevcut. Bahsi geçen, Templos / Temroz / Zeytinlik Köyü Kıbrıs’ın en eski köylerinden biri. Templos ismini ise Ortaçağ’da köyde yaşadığı ileri sürülen Templar Şövalyelerinden almakta. St. Hilarion Kalesi’nin üç çıkış geçidinden birinin köye çıkması Templar Şövalyelerinin köyde yaşadığını doğrular nitelikte.

Yaklaşık üç hafta önce Zeytinlik Köyü’nde ikamet eden bizler, köyün üç farklı yerine asılan bildiriler ile köyün merkezine yakın yerlere çok katlı yurt projelerinin yapılmasının planlandığını öğrendik. Bildirilerde, katılım ilkesi başlığı altında düzenlenen ” İyi İdare Yasasının” 11. Maddesi gereğince, köy sakinleri toplantıya davet edildi. İyi İdare Yasası’nın 11. maddesinin 2. fıkrası şunu söylemektedir: “Çevre ve imarla ilgili konularda, ilgili bölgede ikamet eden özel kişilerin tamamına açık danışma toplantıları düzenlenmeden idari işlem yapılamaz”. Köyün tüm dokusunu, doğal yaşantısını bozacak olan projelere köylülerin söyleyeceği bir çift laf vardı elbette.

Şehir Planlama Dairesi’nin ve Girne Belediyesi’nin ortak olarak düzenlediği ve yoğun katılımla gerçekleşen ilk toplantıda köy sakinleri köyün merkezine ve yakın çevresine yapılacak olan çok katlı yurt projelerine karşı olduklarını tek ses olarak yetkililere aktardılar. Yapılan toplantının akabinde daha örgütlü tepkiler verilebilmesi açısından, ZEYTİNLİK/TEMPLOS KORUMA İNİSİYATİFİ’nin kurulma kararı alındı ve inisiyatif ilk olarak köy meydanında bir eylem yapma kararı aldı. Sadece köylülerden destek geleceği öngörülmüştü ama eylemin yapıldığı gün görüldü ki, Girne’nin akciğeri, merkeze yakın tek yeşil kalan yerini korumak için Girne’nin her bölgesinden insanlar bölge halkına destek vermek için, Zeytinlik Köyü’nün imzası niteliğinde, köy meyhanesinin ve camisinin komşu olduğu köy meydanında buluştular. Köy sakinlerinin evlerinde imece usulü toplanan paralarla ve el emeği göz nuruyla hazırlanan pankartlar “Şövalyelik ruhumuzu gabartmayın”, “Köy bizim, karar bizim”,”Beytambal galsın rantınız”, sloganlarını eylem alanına taşıdı. Akabinde konuşmaların yapıldığı eylem, Moğolların seslendirdiği “Bir Şey Yapmalı!” şarkısıyla sona erdi. Bir şey yapmaya karar vermişti artık köy halkı.

Bölgenin gelişmesine karşı değiliz; karşı olduğumuz şey, gelişim kelimesine yüklemeye çalışılan anlamdır. Bir yeri geliştirmenin sadece ve sadece oraya binalar dikmekle olmayacağına inanıyoruz. Ülkemizde yeni yeni hayat bulmaya başlayan “Cittaslow” projeleri için bulunmaz bir nimet olan Zeytinlik Köyü’nün, böyle bir gelişime daha uygun olduğunu, bu tarz projelerle desteklenecek Zeytinlik Köyü’nün, yürüme mesafesindeki Girne’de bulunan her turist için uğramaya kendini mecbur hissedeceği bir köy olacağı inancındayız.

İSYANIMIZ, Girne merkezinde elde kalan son yeşilliğin rant uğruna talan edilme telaşınadır. MÜCADELEMİZ, halen hazırlanma aşamasında olan İmar Yasası geçmeden, bahse konu projelerin yangından mal kaçırır gibi gerçekleştirme girişimlerine karşıdır. Bu yasa geçmeden yapılacak olan tüm çok katlı binalar, daha sonra telafisi mümkün olmayan zararlara sebep olacaktır. Bu uğurda mücadele veren tüm Zeytinlik Köyü sakinlerine selam olsun”.

Aya Yorgi’de ne oldu?

Zeytinlik’te yaşananlar ilk kez karşılaşılan doğa yağması değil. Yeni adıyla Karaoğlanoğlu olan Aya Yorgi köyünde de bu eski yerleşim biriminin tüm özelliğini bozan uygulamalar yapıldı. Bu bölge de rantçıların gözünü diktiği bir bölgeydi, hâlâ da öyle.

1 Şubat 2011 tarihinde Aral Moral imzasıyla Havadis gazetesinde yer alan bir haberde Zeyko Yağ Fabrikası’nın bulunduğu yaklaşık 45 dönümlük arazinin değerinin çok yüksek olduğuna dikkat çekilerek “Zeyko Yağ Fabrikası’nın kullanımındaki arazi, Girne bölgesinde yatırım yapmak isteyenlerin iştahını kabartıyor. Hazineye ait arazinin değeri, milyon sterlinlerle ölçülüyor. Kooperatif çevreleri ise peşkeş endişesi yaşıyor” denmekteydi.

Söz konusu haberde “aralarında yerli ve yabancı iş adamlarının bulunduğu girişimciler, arazi için kapıları aşındırmaya başladı. Arazilere turizm amaçlı yatırım maksadıyla, ücretsiz sahip olmak isteyenler başta Başbakan olmak üzere, kabine üyelerinin kapılarını aşındırıyor. Bazı milletvekillerinin de aracılık girişimleri kamuoyunun gözünden kaçmıyor” cümleleri yer alıyordu.

Bu haberlerden kısa bir süre sonra Zeyko fabrikası halkın elinden alınarak satıldı. Fabrikanın yanındaki arazilerin yanı sıra spor tesisi ile liman da özel sermayeye verilmek isteniyor.

STK’lar alarmda

Ülkede gün geçtikçe hızlanan yağma, doğa tahribatı gibi önemli sorunlara karşı KKTC’deki sivil toplum kuruluşları ile çevreci örgütler alarm durumundalar. Bunlardan biri olan Baraka Kültür Merkezi adına yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Sermaye ve onun çıkarlarının temsilcisi hükümetler, ülkemizin dört bir yanında doğayı ve kültürel yaşamı hiçe sayarak, halk düşmanı politikalar üretmeye devam ediyor. Zeytinlik Köyü’nde, köyün dokusuna, kültürel ve sosyal yaşamına ve doğasına uygun olmayan bir şekilde betonlaşmaya izin verilmesi yeni değildir. Geçmiş hükümetler döneminde halktan gizlenerek alınan kararların sonuçları bugün gün ışığına çıkmış ve köy halkı, haklı olarak ayaklanmıştır. Aslında bir hak olan eğitimi “sektör” adı altında geliştirmeye çalışan zihniyetler, öğrencilerin barınma ihtiyacını da toplumsal olarak en faydalı şekilde değil kendileri için en kârlı şekilde gidermeye çalışmaktadır.

Yüzlerce yıllık zeytin agaçlarını ziyan edip beton yapmalarina izin vermeyecegiz. Ne tarih ne de torunları onları affedecek. Bunu düşünmek bile kültürümüze/doğamıza, ve Kıbrıs’ın tarihine ihanet/hıyanettir… O ağaçların her biri 300/500 yıllıktır ve dünyaya mal edilmiş bir mirastır”.

Etiketler

Bir yanıt yazın