Emek Sineması “upgrade” oluyor!

Ünlü tiyatrocu Ferhan Şensoy, Aydınlık Gazetesi'nde yayınlanan yazısında Emek Sineması hakkında yazıyor.

Lisede öğrenciyken, Çarşamba günleri öğleden sonra tatildi. Yatılılar için dışarı çıkmak serbestti. Genellikle sinemaya giderdim. Hafta sonları tiyatroya. O Çarşamba hangi filme gideceğimi hafta başı mimlerdim.

Gençliğimin anılarıyla dolu, biletlerini günlüğüme yapıştırdığım bir çok önemli filmi izlediğim Emek Sineması, yıkılıyor! Çıldırabilirim!

Atilla Dorsay isyan ediyor; “Emek yoksa, ben de yokum!”. Yüreği kan ağlayarak bir veda yazısı yazıyor. Sanatçılar, sinemaseverler isyan ediyor. Yeşilçam Sokak’ta bir meydan muharebesi yaşanıyor. Ülkenin kültürel değerlerinin korunması için yürüyüş yapanlara, biber gazı, tazyikli su sıkılıyor! N’oluyor? Nedir polisin telaşı? Bu sinema yıkılmasın, diyor insanlar. Suç mu? Biber gazı mı bedava? Tazyikli su mu çok ucuz?

Atilla Ağbi’nin yüreği yalnız sinema yazıları olarak değil, bir mimar olarak da dağlanıyor. Bir tarihi eser yıkılıyor.

Emek Sineması’na girmek için kapıyı zorlayan ıslanmış, biber gazlanmış kalabalığı yatıştırmak için, polis birkaç kişilik bir grubun temsili olarak içeri girmesine izin veriyor. İçeri alınanlarla, inşaatı sürdüren ekip arasında görüşmeler oluyor.

-Yıkmıyoruz efendim. Sinema olduğu gibi üst kata alınacak!
-Nasıl yani?
-Tavan kaplamaları sökülüp tek tek numaralanıyor, sinema üst kata aynen inşa edilecek! Emek Sineması “upgrade” oluyor!
-N’oluyor?
-Bir üst dereceye, yani daha iyi bir düzeye alınıyor!

Pek ikna olmayarak terkediyor sinemayı temsili grup. Mevcut sinema niçin üst kata alınıyor? Sinemanın yerine ne yapılacaksa, onun üst kata yapılması daha mantıklı değil mi? Sinemanın olduğu gibi üst kata alınması çok zor ve meşakkatli ve çok pahalı bir iş! Sök sinemayı, parça parça numaralayıp kolile, bir depoya taşı, alt katlar bitince getir numaralı parçaları üst kata, çöz bakalım “puzzle”ı!

Anlat anlat heyecanlı oluyor! Emek Sineması “upgrade” olmuyor, “lost” oluyor!

İnşaat kapalı perdeleme ardında sürerken üst kata sinema yapılması unutulacak, perdeleme sökülüp AVM ortaya çıkınca, bul bulabilirsen Emek Sineması’nı! Tıpkı Saray Sineması’nın başına geldiği gibi.

Emek Sineması’nı temelinden pasta gibi kesip üst kata almak, yenisini yapmaktan çok daha pahalı. Çok milyon dolar! Para aşkıyla yanıp tutşan rantçı bu konuya beş kuruş ayırmayı düşünmez. Kaç milyon dolar kazandıracak ki üst kattaki sinema?

“Sıra Ses Tiyatrosu’nda mı?” diye düşünenler var. Kitap imzaladığım izleyiciler endişeli gözlerle bunu soruyorlar. Galatasaray Lisesi’nin kapısına dikilmiş Tevfik Fikret gibi, bıyık altından gülümseyerek huzur veriyorum onlara:

Bunu aklından geçireni vururum. Ben Çarşambalıyım!

Etiketler

Bir yanıt yazın