‘Emek işgali’nden notlar’

İstanbul Film Festivali cuma gecesi açılış töreniyle başlamıştı.

Beyoğlu’nda sadece iki salon bulabilen festival hafta sonu devam ederken, Emek Sineması’nda alternatif bir festival açılışı yapıldı. Evet yanlış okumadınız Beyoğlu’nda yıkıma hazırlanan Emek’in içinde festivale alternatif bir açılış yapıldı. ‘Emek Bizim İstanbul Bizim Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen festival takipçileri ve izleyiciler ‘Emek bizim, Emek sineması’nda film seyretmek istiyoruz’ dedi.

Pazar günü saat 17.00’de başlayan açılış basına ve kamuoyuna Emek’in önünde yapılacağı bildirilmişti. Etkinlik önce öyle de başlamıştı zaten. Bir basın açıklamasının merkezinde müziklerle devam edecekti. SİYAD Başkanı Tunca Arslan, Oyuncu Şebnem Hassanisoughi, Defne Halman eyleme katılan isimler arasındaydı. Daha önce Emek için yapılan eylemlerde görmediğimiz Sinema Yazarı Atilla Dorsay da eylemdeydi. Etkinlik bir basın açıklamasının merkezinde müziklerle devam edecekti. Fakat binaya kurulan iskeletin kitleye sordurduğu şu soru her şeyi değiştirdi; ‘Bir daha burada olabilecek miyiz?’ herkes birbirine baktı, yüksek sesle düşünüldü ve içeriye girmeye karar verildi. Önce üst üste çakılan tahtalar, sonra kapı söküldü ve artık içeri girmemizde hiçbir engel yoktu.

İlk içeri giren arkadaş ‘Hadi!’ dediğinde yaklaşık 50 kişi adımlarını hızlandırmıştı. Artık içerideydik ve korkunç bir inşaatla karşı karşıyaydık. Her yer tahrip edilmişti. Duvarlar delinmiş, balkonlar yıkılmış, koltuklar sökülmüştü.

İçeriye girenlerin yüzünde şaşkınlık ve kızgınlık ifadeleri birbirine karışıyordu. ‘cık cıklanmalar’ yetmiyordu… bütün bunlar çok kısa bir zamanda oldu, birden dışarıdan yuhlamalar duyuldu, anlaşılan polis gelmişti. Emek binasının etrafını saran polis dışarıda kalanların içeriye girmesine engel oldu. Ekibin amiri eylemcilere ne istediklerini sordu ve eylemciler de ‘bizler sinemacıyız, burada film izlemek istiyoruz, dışarıda kalan arkadaşlarımızın içeriye girmelerini engellemeyin, ritim grubumuz da gelsin şarkılar söyleyip çıkacağız’ dediler. Ekip amiri istekleri kabul etmedi, görüşmeler devam ederken, içeridekiler gördüklerini çekip sosyal medyadan paylaşmaya başlamışlardı bile, ilk ‘haber yapıldı’ duyurusu Evrensel’in internet sitesini gösteriyordu.

“Emek”i İçten Yıkmışlar Bile

Emek Sineması’na girebilen herkes cep telefonlarıyla, fotoğraf makineleriyle etrafın fotoğraflarını çekiyor, o inşaat görüntüsünün içinden Emek’e öz bir şeyler arıyordu. İçerideki ışığın yetersizliğini, inşaat işçilerinin kullandığı seyyar elektirikle çözülmüştü. Bu ışığın altında korkunç görüntü daha da netleşti. Çok uzun zamandır Emek’i içten yıkmaya başlamışlar bile… Etrafı gezen izleyiciler inşaattan buldukları baretleri kafalarına taktılar, duvarlarda sökülmekten kurtulmuş festival ve sinema afişlerini hatıra olarak aldılar, ‘İyi seyirler… Emek Sineması’ yazan mor renkli koltuk başlarını da alarak enkazından altında kalmalarına izin vermediler.

Açılış Konuşmasını Defne Halman Yaptı

Polislerle eylemciler arasında görüşmeyi platform üyelerinden Can Atalay yapıyordu. Eylemcilerin son kararı saat 18.30’da bir açılış konuşması yapılacağı ve sonrasında ritim grubuyla şarkı söylenip çıkacağı üzerindeydi.

Polisin girmesine engel olduğu ritim grubu Emek’in başka girişlerinden girmeyi başardı. Emek’in fuayesi artık festivalin alternatif açılışı için hazırdı. Bir süre ritim grubunun eşliğinde şarkı söyleyen eylemcilerin açılışı oyuncu Defne Halman’ın dışarıya seslenerek yaptığı konuşmayla başladı. Halman daha lise çağlarındayken Emek’te film izlediğini, burada oyuncu olarak da sinema filmlerine, galalara, festivallere katıldığını söyledi.

“Emek’i Koruyamayan Hayatını da Koruyamaz”

O sırada dışarıdaki kalabalığın arasında Mimarlar Odasından Mücella Yapıcı göründü. Yapıcı, Emek Sineması’nın davalarında, eylemlerinde sıkça görülen bir isim. İçerideki eylemciler Mücella Yapıcı’nın içeriye gelmesi için direttiler. Kısa süre sonra Yapıcı da içerideydi. Yapıcı’yı ilk babası getirmiş Emek Sineması’na. Daha sonra da ilk sevgilisiyle de burada buluşmuşlar. Mücella Yapıcıyla Emek Sineması’nın salonuna doğru beraber gidiyoruz. Böyle özensiz bir inşaatla karşılaşacağımı ummuyordum diyen Yapıcı, ‘burası birinci dereceden bir tarihi eser. Burası bir kültür mirası. Ve hepimizin anılarının mekanı. Emek sineması’nı koruyamayan kendi hayatını da koruyamaz’ dedi.
Artık saat 19.00 olmuştu, Emek’ten çıkış vakti gelmişti. İçerideki herkes ellerine aldıkları ‘İyi seyirler…Emek Sineması’ yazan mor renkli koltuk başlarını alıp öyle çıktı.
Dışarıdaki kalabalık çıkanları alkışlar ve sloganlarla karşıladı. Dışarıya çıkıldıktan sonra kısa bir konuşma yapıldı. ‘Emek Bizim İstanbul Bizim Platformu’ festival boyunca ve sonrasında eylemlerini sürdüreceklerini, Emek’in yıkımına izin vermeyeceklerini söylediler.

Etiketler

Bir yanıt yazın