Denizi Doldur Stadyumu Kondur

Kruvaziyer limanı olacağı açıklanan tarihi Haydarpaşa limanı, şimdi de 'geçici' olimpik stadın yapılacağı yer ilan edildi. Yarın neye karar verecekler, kimbilir.

Bu şehr-i stambul ki bi misl-ü behadır (Bu değer biçilmez istanbul şehri ki dünyada bir benzeri daha yoktur) 2020’de olimpiyatlara aday… Haydi hayırlısı! Olimpiyat Komitesi’nin ziyareti sayesinde biz İstanbullular, hasbelkader öğrenmiş bulunduk: Haydarpaşa’ya 100 bin kişilik bir portatif stat yapılacakmış. Adı bile hazır: Boğaziçi Olimpiyat Stadyumu.

Projeler, kağıt üzerinde gerçekten nefes kesici. Fakat Haydarpaşa arazisinde, Selimiye Kışlası’nın önüne devasa bir stadyum inşa etmek ne kadar mümkün, ne kadar şehir planlamasına uygun, bunlar hiç mi hiç gündeme getirilmiyor.

Geçici mi, kalıcı mı?

Radikal’de, Elif İnce’nin haberinden öğreniyoruz ki Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın “Geçici” dediği stadyum, resmi olimpiyat kitapçığında kalıcı diye işaretlenmiş: “Stadın yanı sıra plaj voleybolu merkezi, okçuluk ve kürek parkuru gibi projeler de hazırlanmış. Ancak projeler kağıt üzerinde duruyor. Ne statik araştırması yapılmış, ne de imar mevzuatlarına dikkat edilmiş. Stadın yapılması düşünülen yerse dolgu alanı.”

Durun bir dakika! Boğaz’ın Marmara Denizi’ne açıldığı noktada tonlarca hafriyat anlamına gelen dolgu, zaten can çekişen deniz yaşamını nasıl etkileyecek? Böyle bir inşaatın şehre yapacağı baskı, yol açacağı zararlar hesaplanmış mı?

Hani kruvaziyer limanıydı?

Hayal etmek, güzel şey. Hele bu hayaller, olimpiyat ruhu içinse. Ancak açılış töreni planlamadan evvel, bölgenin, bu şehrin en kıymetli kamu arazilerinden biri olduğunu unutmamak gerekiyor.

Malumunuz hükümetimiz, imar planı yetkisi alarak, kamuya ait, atıl arsaları ve tarihi binaları, satma ve kiralama yöntemiyle ‘elden çıkarma’ya karar verdi.

Birkaç ay evvel Büyükşehir Belediyesi Meclisi, Haydarpaşa Port Projesi’ni onaylayıp bölgeyi kruvaziyer limanı olarak planladığını açıkladı. Meslek odaları, bu planlara dava açtı.

Bağımsız heyet şart

Hayat hızla değişiyor ve 1900’lerin endüstri mirası, şehrin yararına olacaksa farklı bir şekilde değerlendirilebilir. Ama bir gün kruvaziyer limanı, öteki gün olimpik stat diye kararlar veremezsiniz.

Taksim, Çamlıca, üçüncü köprü örneklerinde olduğu gibi, rant için, turizm için, ekonomiye kazandırmak için, şehrin en değerli arazileri üzerinde planlar yapıp karar verme hakkı, kimsede olamaz!

İstanbul, kendi geçmişi, bugünü ve geleceğine sahip çıkmalı. Boğaziçi bugüne gelebildiyse, tarihi binalar, saraylar ayakta kalabildiyse, titizlikle korunduğu içindir.

Olimpiyatlar için ‘muhteşem’ planlar açıklanmadan önce, bağımsız mimar, planlamacı, tarihçi, mühendis ve sivillerden oluşan bir danışma heyeti şart.

ZATEN OLİMPİK STADIMIZ VAR

* İstanbul’un zaten atıl konumda olan bir olimpik stadı var: Başakşehir’de 584 hektarlık alana yapılan Atatürk Olimpiyat Stadyumu.

* 80 bin 597 kişi kapasiteli stadyum, Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği ve Olimpiyat Komitesi’nin şartlarını karşılıyor.

* Bakan Kılıç, 2002’de tamamlanan bu stadın da olimpiyatlar için kullanılacağını açıkladı. Anlaşılan Haydarpaşa’nın doldurulması, açılış töreni için kullanılacak.

Etiketler

Bir yanıt yazın