Çetin Ceviz Bir Konu: Oryantalizm

Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer'in ‘Çok çetin, ceviz bir sergi oldu' cümlesiyle özetlediği ‘Oryantalizmin 1001 Yüzü', 11 Ağustos'a kadar hem görmeye hem de tartışmaya açık.

Tartışarak bitiremeyeceğimiz bir dolu konumuz var. Bunlardan biri de oryantalizm. Muhtelif zamanlarda türlü yeni bahaneyle tartışıyoruz onu. Her seferinde de bir sürü başka görsellikle karşılaşıp aynı son noktaya; kendimizin ne kadar da oryantalist olduğuna varıyoruz. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, geçtiğimiz hafta ziyarete açılan ‘Oryantalizmin 1001 Yüzü’ isimli sergisinde; yine aynı konunun peşinde. Binbir Gece Masalları’ndan ilham alarak, kavramın 1001 yüzünü bize göstermeye niyetlenen sergide; arkeolojiden mimariye, dünya sergilerinden fotoğrafa, modadan seyahate pek çok konu başlığı bir arada.

Sergi, Napoléon Bonaparte’ın 1798’deki Mısır Seferi ve onun uyandırdığı Doğu ilgisiyle başlıyor. Bu ilgi salt egzotik görüntülerin ilginç gelmesinden ibaret değil. Aksine, bilimsel. Öyle ki üniversitelerde Doğu’yu araştıran bölümler kuruluyor; Arapça, Farsça ve Osmanlıca dilleri öğretilir oluyor. O zamandan itibaren neredeyse 200 yıl süresince Doğu’nun kültürü değil ama görüntüleri ve hikâyeleri birer efsane şeklinde dalga dalga yayılıyor. Serginin ve konunun ikinci durağı, durumu biraz da Doğu’ya yontan Edward Said’in 1978 tarihli ‘Oryantalizm’ isimli eseri.

Serginin son durağı ise 1978’lerden itibaren konuşulanları toparlar nitelikte. Yeni bir bilgi yok ama oryantalizmin ve Osmanlıcılığın yeni dönem örneklerini sunan bir son cümle var. Bu son cümlenin görsel karşılığında da içimizdeki oryantalizmi anlatan Kapalıçarşı görüntüleri… Nazan Ölçer bu görüntüleri oryantalizmi hâlâ değişik cepheleriyle yargılayanlar, sahiplenenler ve geçmişi özleyenlere adıyor. Ciddi sayıda oryantalist eseri barındıran ve Çiftçi Towers tarafından desteklenen serginin son tarihi 11 Ağustos.

Osman Hamdi’nin ‘numuneleri’

Serginin ‘Oryantalizm ve Arkeoloji’ bölümünde, Doğu buluntularıyla birlikte, kazı işçilerini zamanda saklı kalmış numuneler olarak resmeden kazı fotoğrafları yer alıyor. Bu fotoğraflarda Batı’nın Doğu’yu dekor olarak görüp resmetmesine dikkat çekiliyor. Bu bölümün bir parçası olan Osman Hamdi Bey’in oryantalist resimlerine de ciddi biçimde yer veriliyor ki; onun yerli halka nasıl da, tam da Avrupalılar gibi bir ‘numune’ olarak baktığı iyice anlaşılsın.

Etiketler

Bir cevap yazın