Bir Mimari Proje Alan Gezisi: Kentli Olmayanların Parlamentosu / İzmir-Selçuk

İTÜ Mimarlık Bölümü’nde Fatma Erkök, Aslıhan Şenel, Öykü Şimşek, Halime Firdevs Taşkın, Bender Uğurli, Elif Adıgüzel tarafınca yürütülen Parliament of Noncitizens (Kentli Olmayanların Parlamentosu) konulu diploma projesi ve ikinci sınıf mimari proje stüdyosu kapsamında İzmir'in Selçuk ilçesine bir mimari proje alan gezisi düzenledi.

Geziyi düzenleyen öğretim elemanlarının anlatımıyla:

Bu yazı İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde yürüttüğümüz Parliament of Noncitizens (Kentli Olmayanların Parlamentosu) konulu diploma projesi ve benzer konularda çalıştığımız ikinci sınıf mimari proje stüdyosu öğrencileri ile İzmir’in Selçuk ilçesine yaptığımız bir mimari proje alan gezisi üzerinedir. Burada gezinin sadece yer görmekten fazlası olduğuna, birlikte deneyimlemeyi, tartışma yapmayı ve çalışmayı olanaklı kılması ile birlikte geçirilen yoğun zamanın mimarlık eğitimi için önemine işaret etmek isteriz. Mekân üzerine gerçekleştirilen güncel etik tartışmalar, failliği ontolojik birlik aramaksızın eylemlerin, şeylerin ve ilişkilerin parlamentosu olarak tanımlar. Mimarlık da eğer bir yere öneriler getirirken orayı soyut haritaların gösterdiğinden öte yaşam birliktelikleri, ilişkiler yoğunluğu, gözle görülür ya da görülmezler / maddeler ya da maddi olmayanlar çokluğu olarak görebilecek ise bunun yolu o yerde zaman geçirmek ve oradakilerle iletişim kurmak olabilir. Mimarın, bir yerde gözlem yaparken ister istemez oradaki ilişkilerin bir parçası olacağını, hatta kendi varlığı ile alanı tekrar kuracağını; gözlem ve tasarım eylemlerinin mevcut ilişkileri değiştireceğini akıldan çıkarmamak önemli görünüyor. Bu alan gezisini düzenlerken amacımız bu ilişkileri başlatan ve çoklayan pek çok iş aracılığıyla o yeri araştırmak oldu. Bu sırada gezgin olan bizlerin alandaki failliğini gözden kaçırmamaya çalıştık. Aşağıda gezide yaptığımız çalışmaları anlatacağız.

Parlamentonun modern kavranışı, mevcut anlamı ve işleyişiyle temsil etme-edilme ayrıcalığına sahip bir grup insana faillik atfeden çarpık anlamının insan-ötesi ilişkisellik zemininde sorgulanmasının amaçlandığı projenin bir parçası olarak gerçekleştirilen gezi, antik dönemde Efes ile birlikte dikkate değer yerleşim yerlerinden biri olan Selçuk ve çevresinin ziyareti ile başladı. Gezi boyunca parlamentonun eylemselliği; toplama/dışarıda bırakma eyleminin failliği ve ilişkiselliği (seçme, ayıklama, bağlamından koparma, birleştirme, bozma) ile şeylerin (bitki, hayvan, nesne, insan, vb.) parlamento kurma gücü üzerine düşünmek istedik. Jane Bennett (2010, ss. 5-9), Vibrant Matter: A Political Ecology of Things isimli kitabında “şeylerin gücü”nden bahseder. Bennett’a göre eyleme geçme yetisi veya gücü tekil failliklerden değil heterojen (maddesel olan-olmayan) parçaların ilişkiselliği ile üretilen geçici asamblajlardan (topluluklardan) ileri gelir. Bennett, yolda yürürken karşılaştığı eldiven, fare, polen, şişe kapağı ve sopanın parıldaması ve kıvılcım saçmasının nedenini, şeylerin; birbirleriyle, sokakla, sokağın o sabahki havasıyla ve Bennett’ın kendisiyle oluşturdukları tesadüfi tablo olduğunu söyler. Biz de benzer bir kavrayışla, Selçuk’un merkezinde şeylerin topladıkları/bıraktıkları başka şeyler ile ürettikleri ve mekânın da bir parçası olduğu asamblajların izini sürdük, bu birlikteliklerin haritalamalarını yaptık. Alanı durağan değil; farklı zamanların ve mekanların birlikteliği ile üretilen dinamik ağlar bütünü olarak kavramanın yöntemlerini araştırdık.

Efes Antik Kenti, Yamaçevler ve Selçuk Efes Müzesine yapılan ziyaretler ile Efes’te yönetim biçimi ve mimari yapı ile sosyal yaşam arasındaki ilişkiler ve bir dönemin güç göstergesi olan yapıların (su kemeri, kooperatif ve belediye yapıları gibi) insan olan/olmayan faillerin biçimlendirdiği sosyal yaşam ile tekrar üretilme biçimleri üzerine tartışmalar gerçekleştirdik. Alanda eskiz ve maket çalışmaları ile konutların ve kamusal yapıların sözü edilen sosyal yaşamı ve ilişkileri destekleme veya zayıflatmaları üzerine spekülasyonlar geliştirdik.

Selçuk’un bir parçası olduğu Küçük Menderes havzasında bulunan Gebekirse Gölü çevresine gerçekleştirdiğimiz  ziyaret, havzanın insan olan-olmayanların birliktelikleriyle şekillenen ekosistemini incelemek için bize olanaklar sundu. Gezi boyunca kent ve kır ayrımının dışında bir bakış açısı geliştirmeye çalıştık; ancak bu şekilde kenti çevresiyle oluşan bir ekosistem olarak görmek üzerine tartışmalar yürütebildik.  Gebekirse Gölü çevresindeki tarım arazilerinin Selçuk merkezin gelişimi için önemli bir gelir kaynağı oluşturduğunu fark ettik. Merkezde çalıştığımız alanın içinde yer alan yönetim binalarından Tarım Kredi Kooperatifi’nin bu tarım arazilerinin biçimlenmesindeki önemli rolünü tartışabiliriz. Kooperatif bu coğrafyada yetiştirilecek ürünlerin çeşitlerinin belirlenmesinden kullanılacak tohum ve ilaçlara kadar belirleyici rol oynuyor. Bu dolanıklıkları veya Anna Tsing’in deyişiyle o anda oradaki varlığımızın ürettiği devinimli karşılaşmaları, gölün suyu ve çevresindeki bitki örtüsünü suluboya ile boyamak yoluyla düşünmek istedik. Italo Calvino’nun Palomar adlı metninde Palomar’ın dalgalardan birinin bitip diğerinin başladığı sınırı bulmak için verdiği çaba üzerine dalgayı başka dalgalardan, diğer bir deyişle birlikteliklerinden ayrı çizmenin imkansızlığına yaptığı vurgu ile gölün dolanık ağ sistemlerinin parçası olma durumunu tartıştık: Suyu çizmeye çalışırken sadece suyu çizmenin imkansızlığını ve suyun failliğini tartışmak mümkün oldu.

Gezi boyunca gündüzleri çeşitli alanlarda yürütülen eskiz ve maket çalışmalarının yanı sıra, tartışmalara akşamları konaklama yaptığımız Nesin Matematik Köyü’nde gerçekleştirilen kolektif çalışmalar eşlik etti. Köyün mevcut kent yaşamına alternatif olarak görebileceğimiz birlikte yaşama biçimi de çalışmamız için ilgi çekici bir örnek oluşturdu. İTÜ Geliştirme Vakfı ve Bien Seramik sponsorluğu ve İTÜ Mimarlık Fakültesi katkılarıyla gerçekleştirilen gezinin bir eğitim köyü olarak farklı katılım biçimleri sağlayan yapılar ve ortak mekanlar sunan Nesin Matematik Köyü’nde gerçekleşmesi tartışmalarımıza zemin oluşturdu.

 

Etiketler

Bir cevap yazın