Mastır Geliştirme: Haliç Tersaneleri

Haliç tersanelerini yazmak benim için hem kolay hem zor. Doğduğum ve üniversiteye başlayana dek ailemle oturduğumuz ev ve esnaf olan babamın iş yerinin 1986’ya kadar bulunduğu alan Taşkızak Tersanesi’ne 200m mesafedeydi çünkü.

Bakkalımızın “Marko Bakkal” manifaturacımızın “Sepetay Amca” (Sabatay) olduğu zamanları, su ve elektrik faturamızın bugün hatırlamadığım bir Musevi adına (o zamanlar arşivcilik dürtüsü oluşmuyor ne yazık ki) bize ulaştığını hatırlıyorum. Sonra Marko Bakkal Kürt Bakkal’a, Sepetay Amca da Sezai Amca’ya dönüştü. Bizim aile de oralardan Anadolu yakasına göçtü.

Aynalıkavak’la ilgili ne çok hatıra var zihnimde, 3-4 defa kol bacak kırma dışında hemen tüm hatıralar da olumlu. Babamın iş yerinin yakınlarındaki kuru pilavcı, üst katındaki Havuzlu Meyhane, Ramazan’da yapılan Güveçler, sınırsızca tüketilen (var olduğu için tüketilebilen) lüferler, kalkanlar, akraba ziyaretleri bunlardan hızla sıralanabilecek bir kaçı. Balat’a motorsuz, kürekle ilerleyen sandalla geçerken Haliç’in pisliğinin etkisi de hala zihnimde.

Haliç Tersaneleri batıdan doğuya doğru Taşkızak, Camialtı ve Haliç Tersanesi’nden oluşuyor.

Taşkızak ve Camialtı Tersaneleri

Temmuz 2013’te yapılan bir ihale ile Taşkızak ve Camialtı tersanelerinin olduğu alan 4 yılı inşaat ve 45 yılı işletmek olmak üzere Rixos Grubu’na 49 yıllığına kiralandı. İhaleyi kazanan grup bu süre için yapacağı yatırımlar hariç olmak üzere devlete 1 milyar 346 milyon dolar ödeyecek.

Taşkızak ve Camialtı tersaneleri için projelendirme devam ederken Teğet Mimarlık’ın koordinatörlüğünü yaptığı ekibin Darzana isimli önerisinin 15. Venedik Mimarlık Bienali’nde Türkiye’yi temsil etmek için belirlendiği açıklandı. Ve Darzana, 28 Mayıs-27 Kasım 2016 tarihleri arasında Arsenale’deki Türkiye Pavyonu’nda sergilendi. Bu vesileyle 6 yıl önce kaleme aldığım “Dikensiz Gül Bahçesinden Çok Züccaciye Dükkânı Gibi” yazısı hala güncelliğini koruyor.

Başlarda Teğet Mimarlık koordinasyonunda yürütülen projede Teğet’in ayrılmasıyla koordinasyon görevini Tabanlıoğlu yürütüyor. Daha önce yine Koç ailesine Arter’i tasarlayan Grimshaw da tersane mastır planı içinde Sadberk Hanım Müzesi’ni tasarlıyor.

Şu anda Taşkızak ve Camialtı tersanelerinde devam eden inşaat çalışmaları hangi şirket tarafından yapılıyor; kim kimin hissesini aldı, Katarlılara satıldı mı, AK Parti milletvekili projeye ortak oldu mu gibi pek çok konu gazetecilerin daha derin araştırmalarını bekliyor.

Haliç Tersanesi

İBB’ye ait Haliç Tersanesi’nin ise Haliç Bilim Merkezi yapılacağı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2018’de açıklandı. T3 Vakfı tarafından geliştirilen Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık tasarımı proje tersanenin tümünü bir Bilim Merkezi’ne dönüştürüyordu.

2019 yerel seçimleri ile İBB yönetimi değişti. Yeni yönetim, Haliç Bilim Merkezi projesini iptal etti ve tersanelerin bir kısmının üretim, bir kısmının da kültürel faaliyetler için kullanılacağı bir yaklaşımı benimsedi. Buna göre tersanede İBB’ye ve başka kurumlara ait gemilerin bakımları, İBB’nin yeni işletmeye alacağı deniz taksilerin üretimi yapılacak. Aynı zamanda bazı yapılar müzeye dönüştürülecek.

1990’ların başından bugüne dek ne olacağını tartıştığımız Haliç tersanelerinde güncel olarak geldiğimiz durum büyük bir başarısızlık.

  • Haliç’in bütünü için bir strateji ortaya koyamadık, Belki daha temiz, daha yeşil bir Haliç kıyısı oldu ama Bedrettin Dalan’ın yıkımlarından itibaren Haliç toparlanamadı.
  • Önemli bir endüstri mirasını koruyamadık.
  • Tersaneleri bütüncül bir mastır plan içinde ele almadık.
  • Bütüncül bu yapılar topluluğunun hemen içinden, hemen arkasından otoyolvari tüneller yaptık.
  • Camialtı ve Taşkızak tersanelerinin geleceğini gayrimenkul geliştiricilerin inisiyatifine bıraktık. Böylece bu tersanelerin saf gayrimenkul ürünü olarak görülmesini sağladık. Nihayetinde büyük bir inşaat faaliyeti ile büyük bir yıkıma neden olduk.

Haliç tarihi ve köprüleri, İstanbul’un planlama faaliyetleri içinde Haliç’in yeri, yeni İBB yönetiminin Beyoğlu Senin sloganı altında yürüttüğü planlama çalışmaları, Prost, Menderes ve Dalan gibi büyük müdahalecilerin yaptıklarının sonuçları, T5 Alibeyköy – Eminönü tramvayı, Haliç Yarışması, Redbull Air Race, Denizden Haç Çıkarma gibi onlarca mesele Haliç Tersaneleri yazısının doğal bir parçası. Lakin Türkiye’nin Büyük Projeleri yazı dizisinde çok farklı yer, ölçek ve katmanda projeyi irdelemeye çalıştığım için bunlara sadece isimleriyle değinerek ve okumalarla geçiyorum.

Bugün ve bundan sonra ne yapmalı?

  • Tersane İstanbul projesi bugün durdurulmalı.
  • Camialtı ve Taşkızak tersanelerinde devam eden çalışmada tarihi yapıların gabarisini aşan tüm yapılar yıkılmalı.
  • Kamu eliyle yeni bir tasarım hazırlanmalı. Yeni ve bugüne kadarki sürece hiç bulaşmamış tasarımcılarla.
  • Yeni tasarımı onaylayacak koruma kurulu, mevcut uygulanan projeyi onaylayan koruma kurulu ise hemen istifa etmeli.

Haliç tersanelerinde devam eden yıkıma karşı en çok sesi çıkan Haliç Dayanışması. Dayanışma tersanelerde üretimi savunuyor. İstanbul ölçeğinde bir metropolde bu mümkün değil.

Şahsen şöyle olması gerektiğini düşünüyorum:

  • Camialtı, Taşkızak ve Haliç Tersanesi birlikte ele alınmalı.
  • Tersanelerde gemi üretim ve bakımı yapılmamalı. Ancak ziyaretçilere bilgi verecek sembolik üretim söz konusu olabilir.
  • Endüstri mirasının olduğu gibi korunması temel amaç olmalı.
  • Her tür vatandaşın kullanacağı, sosyal devletin unutulmayacağı bir yenileme projesi yürütülmeli.

Tersane dönüşümünü, endüstriyel mirasın dönüşümünü ilk defa biz yapmıyoruz. Venedik’te Ruhr’da bu işlerin nasıl olması gerektiği kanlı canlı bir şekilde ortada duruyor. Bu örnekler bize nasıl olması gerektiğini oldukça iyi bir şekilde aktarıyor.

Etiketler

Bir cevap yazın