İznik Ayasofya Müzesi Cami Olamaz

İznik'in merkezinde yer alan ve İznik'e gelen tüm yerli, yabancı gezginlerin durak noktası olan Ayasofya Müzesi bir oldu bittiyle camiye çevrilmek üzere.

Hristiyan inancının şekillendiği yapıların en önemlilerinden biri olarak yerli ve yabancı pek çok turistin ziyaret ettiği ve henüz birkaç yıl önce restorasyonu tamamlanan Ayasofya Müzesi’nin cami olarak bayramda ibadete açılması planlandığını öğreniyoruz. Bu yönde atılan adımlar büyük bir sessizlik içinde, halkın ve uzmanların görüşü alınmadan gerçekleştirildi ve İznikliler bir oldu – bittiyle karşı karşıya bırakıldı. Şimdi ise “halk istedi” deniyor. İznik Ayasofyası bir Dünya Mirası’dır ve bir ilçe başkanı ya da birkaç milletvekilinin isteğiyle bir müze camiye çevrilemez. Mülkiyeti resmen kimin üzerinde olursa olsun ve ne adla kayıtlara geçmişse geçsin burası uluslararası öneme sahip bir yapıdır ve bir anıt müze olarak restore edilmiştir.

325’te İmparator Konstantinus, İstanbul’u (Bizantion) Bizans’ın başkenti ilan ettiğinde Hristiyanlığın ilkelerini belirleyecek ilk evrensel konsili de İznik’te (Nikaia) topladı. Bu sırada Ayasofya henüz inşa edilmemişti. Kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte 4.- 8. yüzyıllar arasında inşa edildiği bilinen bazilika planlı Ayasofya Kilisesi, özellikle 787 yılında İznik’te toplanan 7. Ruhani Konsil ile ünlüdür. Ayasofya’da toplanan, 350 piskopos ve çok sayıda keşişin katıldığı 7. Konsil bütün Hristiyanlarca kabul gören son konsildir ve bu inancın şekillenmesinde çok önemli rolü olmuştur. Bu nedenle Hristiyan aleminde İznik kenti özel bir öneme sahiptir ve her yıl bir çeşit Hac ziyareti yapan yüzlerce turisti kendine çeker.

İznik’in 1331’de Orhan Gazi tarafından alınmasından sonra camiye çevrilen Ayasofya, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Mimar Sinan tarafından onarılmıştır.

Çeşitli depremler ve yangınlarda tahrip olan yapı 19. yüzyılda terk edilmiş, 1935-1936 yıllarında yapılan sondaj çalışmalarından sonra 1953’te İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından kazılarak Bizans dönemine ait renkli taban mozaikleri ile sıva altında kalmış freskleri ortaya çıkarılmıştır. 1979-1981 yıllarında çevresindeki topraktan arındırılan yapının bütünü ve 1985’te güney doğusundaki mezar şapeli olan ek yapısı ortaya çıkarılmıştır. Minareye çevrilen eski çan kulesi minare olarak restore edilmiş ve 2007’de müze olarak ziyarete açılmıştır. Son iki yıldır kaymakamlığın bir görevlisi kapıda makbuz karşılığı turistlerden 7 TL, yerli halktan 3 TL almaktaydı.

Bugün yapıyı ziyaret etmek isteyen turist grupları ve yerliler tadilat var denilerek geri çevrilmektedir. Camlı kapıdan taş zeminin ahşap platformla kapatılıp halıların serildiği, bir kürsü (mimber?) yerleştirildiği görülebilmektedir. Minareye de alem takılıp hoparlör sistemi konduğu ve 1 Kasım’da akşam ezanı okunduğu öğrenilmiştir. İznik Yorum Gazetesi’nin 2 Kasım 2011 tarihli sayısında yer alan “İznik Ayasofya İbadete Açılıyor” haberinde Ak Parti İznik İlçe teşkilatı ve Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem’in Ak Parti Bursa Milletvekilleri İsmail Aydın, İsmet Su ile birlikte Ayasofya’da basına kapalı incelemelerde bulunduğu belirtilmektedir. İznik Belediyesi’ne bu konuda bilgi verilmediği yapılan görüşmede belirtilmiştir. Binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde “cami” olarak kayıtlı olduğu, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ibadet izni verdiği söylenmektedir. İznik merkezinde 14.-15. yüzyıldan kalma birbirinden güzel Osmanlı camileri ve her mahallede yeni yapılmış camiler yer alırken Ayasofya’nın bir müze olarak ziyarete kapatılıp camiye çevrilmesinin gerekçesini anlamak olanaksızdır.

Kültür Bakanlığını bu yapının kapısındaki müze yazısının gereğini yerine getirmesi için göreve çağırıyoruz. Bursa milletvekilleri, eğer İznik ilçesi için gerçekten yararlı bir iş yapmak istiyorsanız İznik’in bu değerli eserini cami yapmak yerine gerçek bir müze statüsüne kavuşturun. Rehberli turlar, her dilden açıklamayı içeren kulaklıklar sağlayın. Müze için bir otopark yeri ve turistlere yönelik tesisler yapılması için kaynak yaratın. Yaklaşık bin yıllık bir kiliseyi ve bunca sembolik önemi olan bu yapıyı bırakın rahatça müze olarak gezsin herkes. İznik’te namaz kılmak için çok sayıda ibadete uygun cami bulunmaktadır.

Etiketler

1 Yorum

  • hsn-hsyn says:

    Yasin Bey çok değerli görüşlerinizi zahmet edip paylaştığınız için teşekkür ediyorum. Kürsü ile minber arasındaki farkı bilmeyen bir yazar ve bakış açısı. Bir mimar olarak yazılanları tebessüm ederek okudum ve hala çok dar kalıplarda şıkışıp kaldığımızı bir kez daha gördüm.

Bir yanıt yazın