Bir Çamlıca Camisi Yarışması Daha mı?

7 İklim 7 Bölge Gelenekten Geleceğe Yarışması'nda idarenin jürideki baskınlığı, üniversiteden destek alma çabası, yarışma şartnamesindeki sorunlar nedeniyle Çamlıca Camisi Yarışması ile büyük benzerlikler olduğunu düşünüyorum.

TOKİ ve Emlak Konut GYO, 7 bölgenin mimarlarını kapsayan bir yarışma açıyor. Haziran’da başlayacak yarışmanın sonuçlarına göre projelerde Anadolu mimarisi yaygınlaştırılacak.

6 Mayıs tarihli bu gazete haberinin ardından “7 İklim 7 Bölge Gelenekten Geleceğe Ulusal Mimari Proje Yarışması” bugün açıldı. Vatan Gazetesi’nde yer alan haber TOKİ yönetiminin konuya yaklaşımına ilişkin ipuçları sunması açısından önemli. Haberden devam edelim:

Tek tip konut inşa ettiği eleştirilerine maruz kalan ve bu kapsamda ilk olarak kendi bünyesinde tasarım ekibi oluşturarak yöresel mimariye yönelen Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Emlak Konut GYO ile birlikte mimari konusuna ağırlık vermeye hazırlanıyor.

Aynı habere göre Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum konuyla ilgili şu açıklamayı yapıyor:

Türkiye’nin 7 bölgesinde çalışan yerel mimarlardan bir arsa alanı üzerinde hayallerindeki projeyi gerçekleştirmelerini isteyeceğiz. Ortaya çıkan sonuçlardan, kendi projelerimizde dikkate almamız gereken ne varsa alacağız ve bu mimari özellikleri kullanacağız.

Yazıya konu yarışma bugün açıldı. “Yarışmanın Adı ve Türü” başlığında “Serbest, Ulusal ve Tek Kademeli” olduğu yazılı. Lakin anılan tanımların kendisini bağladığı bir yönetmelikten bahsedilmiyor. Yani bu yarışma 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki idarelerin uymakla zorunlu oldukları yönetmelik hükümlerine göre açılmıyor. Tıpkı Çamlıca Camisi Yarışması’nda olduğu gibi.

Yakın dönemde Kamu İhale Kanunu yönetmeliği hükümlerine tabii olmadan açılan bir diğer yarışma seri olarak açılan Eğitim Kampüsleri Yarışması’ydı. Eğitim Kampüsleri Yarışması’nın uygulama projesi aşamasında yaşananları ve mimarlık ortamının bu yarışmaya karşı gösterdiği reaksiyonu zaten başka bir yazıya konu etmiştim. Ayrıntılarına girmeyelim ama Kamu İhale Kurumu yönetmeliğine tabii hiçbir yarışmada, ilgili yönetmeliğe bağlı açılmayan Çamlıca Camisi Yarışması ve Eğitim Kampüsleri Yarışması sürecinde yaşandığı yoğunlukta sorun yaşanmadı.

Yarışma şartnamesine göre Türkiye’nin 7 bölgesi için ayrı ayrı değerlendirme ve ödüllendirme yapılacak. Yarışmacılardan Marmara bölgesi dışındaki diğer bölgeler için aynı alan sanki oradaymış gibi düşünerek proje geliştirmeleri bekleniyor.

Tek tip konutlar yaptığı için eleştirildiğini düşünen TOKİ çareyi tip konutu 7 bölgede yapmakta arıyor. Hem de 7 bölgeden mimarın katkısıyla!

Türkiye’nin bölgelerinin -ve hatta kentlerinin dahi- yerel kültürel tanımlar yapamayacağını biliyoruz. Hal böyle iken 7 bölgeden mimarın katkısıyla tekil bir sanal arsa üzerinden 7 ayrı bölge için tasarım elde etmeye çalışmak oldukça garip görünüyor. Hatta absürd denebilir.

İkinci kritik konu bana göre yarışmacıların onaylaması beklenen muvaffakkatname. Tasarımcıların muvaffakkatname imzalayarak telif hakları konusunda geri adım atmalarının istenmesi yeni bir mesele değil. Özel sektörün yıllardır uyguladığı yöntem Milli Eğitim Bakanlığı’nın Eğitim Kampüsleri Yarışması’nda da uygulanmaya çalışıldı. Mimarlardan kaçı bu belgeyi imzaladı bilemiyorum ama idarenin tasarımcıları belge imzalamaya zorladığını biliyorum… Bu belgenin kimlik zarfına noter onaylı olarak eklenmesinin beklendiği de cabası.

MUVAFAKATNAME
7 İklim 7 Bölge Gelenekten Geleceğe Ulusal Mimari Proje Yarışması” kapsamında yapımı planlanan projeler için, proje dahil, her türlü değişikliği yapmaya, ruhsatları almaya, tadilat ruhsatlarını almaya, ilgili kurum ve kuruluşlara müracaat etmeye, onaylatmaya, Mimarlık Hizmetleri Şartnamesi ve En Az Bedel Tarifesi, Fikir Sanat Eserleri Kanunu başta olmak üzere mevzuatın tarafıma tanıdığı tüm hak ve yetkilerin en geniş anlamda yarışmayı düzenleyen T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın atayacağı kişilerce kullanılmasına muvafakat ettiğimi, söz konusu işlere ilişkin T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’ndan her ne ad altında olursa olsun, herhangi bir hak ve alacak talebim olmayacağını, gayri kabili rucu kabul, beyan ve taahhüt ederim.

Ve son olarak jüri

Yarışmanın danışman jüri üyelerinin ileriki bir tarihte duyurulacağı yazılı şartnamede. Oysa herhangi bir yönetmeliğe göre açılmayan bu yarışmada rahatlıkla danışman jüri başlığı kaldırılabilirdi. Ezber kavramlardan hareket edilmesini bir sonucu kanımca. Ve bu sayede bize yarışmanın güvenilirliği ile ilgili ipuçları da veriyor. Her yarışma şartnamesi o yarışmaya katılan tasarımcılarla yarışmayı düzenleyen idare arasındaki sözleşmedir. Herhangi bir yönetmeliğe bağlı kalmadan da müthiş güvenilir bir yarışma açılabilir. Ama şartnamede “sonra bakarız” yaklaşımı herhangi bir şekilde kabul edilemez.

Asli jürinin oluşumu da oldukça sıkıntılı. 7 kişilik jüride idareyi temsilen 2 mimar ve 1 inşaat mühendisi bulunuyor. Taksim Topçu Kışlası’nın mimarı Dr.Halil Onur’un jüride olmasını ise Gezi öncesinde ancak “zamanlama manidar” diyerek yorumlayabiliyorum. Ali Reyhan Esen’i Mimarlar Odası seçimlerinde aday olan Tüm Mimarlar Platformu’nun başkan adayı olarak tanıyoruz. Bunun dışında yarışmalarda ödül aldığını ya da jüri üyeliği yaptığını bilmiyorum.

Mimarlık ortamının tanıdığı ve yarışmalara da giren, ödülleri olan diğer iki isim Prof.Dr. Sinan Mert Şener ve Bünyamin Derman. Her iki ismin de bir jüri havuzu olsa, içinde rahatça yer bulacaklarını düşünüyorum. Ancak özellikle Gezi dönemindeki sıkıntıları ve Halil Onur’un jüri üyeliğini düşününce ben İTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Sinan Mert Şener olsam, bu yarışmada jüriliği kabul etmezdim demeden de edemiyorum.

Müzakere masasını terk etmemek

TOKİ Türkiye’nin en çok yapı üreten kamu kurumu. Bugüne kadar sadece bir kez yarışma düzenledi. (Kayabaşı) O yarışma sonucu elde ettiği projeler üzerinde tartışılabilir. Tasarımcıların da idarenin de daha çok çalışması gerek denebilir ama ne olursa olsun TOKİ’nin başka uygulamalarıyla karşılaştırılayacak kadar iyi olduğu da söylenebilir.

10 yıl önce olsa pek çok konuda “olaylara dışarıdan bakıyor, içyüzünü bilmiyor” eleştirisini kabul edebilirdim. Bugün kurumları, kamuyu, mimarları biraz daha iyi tanıdığımı biliyorum. (Elbette 10 yıl sonrasına göre yine çok cahilim.)

Yarışma meselesine olan inancım da tam. Ne olursa olsun yarışmayla yapmanın daha iyi olduğunu biliyorum. Ama Çamlıca Camisi gibi bir yarışma olmamalı elbette.

Bu yarışmada idarenin jürideki baskınlığı, üniversiteden destek alma çabası, yarışma şartnamesindeki sorunlar nedeniyle Çamlıca Camisi ile büyük benzerlikler olduğunu düşünüyorum. Umarım sonu benzemez.

Umarım mimarlık ortamı yarışmayı daha doğru bir yola sokmak için organize olabilir. 

Etiketler

7 yorum

  • ahmet-turan-koksal says:

    Hah sonunda yorum yapabiliyorum. Nerde eski forum nerede burası?

    Ömer Yılmaz’a katılmamak elde değil.

    İçinde muvaffakatname ve ayrıca Halil Onur (Gezi Parkı Topçu Kışlası Mimari) olan bir yarışmadan uzk durmakta fayda var. Kızmayın hemen ben böyle biri değilimdir. Birileri de bana içinde sen olan yarışmaya bakmam derse üzülürüm ama Gezi Parkı sırasında Halil Onur’a soyadınız gibi davranın ve projenin geri çekilmesini önerdim. Bana ne dedi (SMS olarak kayıtlı dedikleri) “Proje müellifiyim ama proje onların ne isterlerse yaparlar.”

    Şimdi bu şekilde düşünen birinin şartnamede tasarımcıyı gözetmeyeceğini biliniz.

    Ayrıca arsa birbirine girmiş. 150.000 TL’lik ödül nasıl dağıtılacak. Trabzon iklimini düşünen İstanbul’u düşüsünenden nasıl ayrılacak.

    Yarışmaya girme heyecanındaki öğrencilerime “Ne yazık buna girmeyin” demek zorundayım. Bu arada Sinan Mert Şener’in de bu şartnameyi tam olarak okuduğuna dair şüpheler içerisindeyim. Okusaydı kabul etmezdi herhalde.

  • omer-yilmaz says:

    7 İklim 7 Bölge yarışması açılalı 1 hafta oldu bile. Bu süre içinde mimarlık kurumlarının hiçbirisinden (Oda, SMD’ler ya da başka dernekler) tepki gelmedi. Sadece kurumlar değil, yarışmalara katılan, pek çok konuda görüş bildirmekten çekinmeyen gençler de sessizlik içinde. Bilmiyorum, belki henüz sorun farkedilmedi.

    Nasıl okumalıyız? Mimarlık ortamı bu yarışmayı onaylıyor mu? Göreceğiz…

    Gelelim konuyla ilgili bir haftada benim yaşadıklarıma: Bu yarışma açılmadan önce Ankara’dan bir arkadaşımla “keşke TOKİ tüm yapılarını yarışmayla yapsa, bir dizi yarışma açsa” konuşmaları yapıyorduk. Arkadaşım TOKİ ile bir yarışma açılması için görüşüyordu da. Yarışma açılır açılmaz aradı “görmez miyim hocam” yorumumun ardından arkadaşımdan gelen tepki şuydu “Ankaradakilerin yarışmadan gece haberi olmuş, bir anda İstanbul’dan bildirilmiş.” Ben de jüride TOKİ Toplu Konut Projeleri ve Araştırma Dairesi Başkanı Levent Sungur’un olmasına istinaden “Olur mu hiç öyle şey, Levent Bey jüride” cümlesiyle karşılık vermiştim. Yani yarışmadan gece haberdar olunduysa Levent Bey nasıl jüride diye soruyordum.

    Geçen hafta İstanbul’dan bir başka arkadaşımla daha yarışmayı konuştum. Tamamen aynı durumdan bahsetmesin mi! Durumun garipliğine mi (Yarışmadan bir gece önce haberdar olma meselesi.) yoksa Levent Bey ve Caner Bey’e yaptığım haksızlığa mı yanayım arada kaldım.

  • omer-yilmaz says:

    TSMD de açıklama yapmış http://rktr.co/1mEPC8q

  • omer-yilmaz says:

    Yarışmanın soru cevapları yayınlandı http://rktr.co/1t8CNwL

    Soru cevapların en başına jüri genel değerlendirmesi notuyla jürinin aldığı 3 karar eklenmiş.
    1- Muvaffakkatnameden vazgeçiliyor.
    2- Yarışmanın Mimari Proje Yarışması yerine Fikir Projesi Yarışması olduğu vurgusu yapılıyor.
    3- Son teslim tarihi erteleniyor.

    Bu 3 karar içinde muvaffakkatname istenmesinden vazgeçiliyor olması olumlu. Tabii jürinin attığı bu olumlu adımı bir kazanım olarak görmek oldukça manasız. En başında yapılması gereken yapıldı sadece, o kadar.

    Yarışmanın mimari proje değil de fikir projesi olduğunu söylemek epeyce manasız. Altını yeniden çizelim: Bu yarışma herhangi bir yönetmeliğe referans verilerek yapılmıyor bu nedenle yarışma tipine A, B, C bile denebilir. Son derece gereksiz bir hamle.

    Yarışma tarihini ertelemek ise son yıllarda Mimarlar Odası’nın da ön ayak olduğu bir alışkanlık haline geldi. Bir ödül törenini, paneli, daveti ertelersiniz ama yarışma tarihi ertelenmez. Adı üstünde yarışma. Yarışanlar aynı süre içinde ne yapacaklarsa onu sunarlar. Yarışma tarihleri ertelenmez. Bunu yapan jüri ve idarelerin baştan yeterince çalışmadıklarını söylemenin hiç mahsuru yok.

  • ahmet-turan-koksal says:

    Açıkçası muvaffaktın kaldırılması hoş olmuş diyemeyeceğim, keza nahoş bir şeyin kaldırılması bir işi -belki- normal yapar, “hoş” yapmaz. Fikir yarışması değil de mimari yarışma olamazdı ki bu. O da Ömer’in dediği gibi anlamsız.

    Kural: Teslimi ertelenen yarışma (mucbir sebepler dışında afet filan gibi şeyler) kötü yarışmadır. Basit bir render yarışması yapmıştık forum üyeleri arasında onu bile ertelemedik. AFAD yarışması ertelendi. Jürisi de kolokyumu da. İşte bakın sonuçlara.

    Ben çok jüri olmadım. Asil jüri olmamaya dikkat ettim genelde. ancak yarışma kurgulanmasında çalıştım. Şartname yazılırken dirsek çürüttüm. Sayın Jüri üyesi adayları şartnamesini okumadığınız yarışma varsa yanlışlıkları değiştirmeye muktedir değilseniz, jüri üyeliklerinden çekiliniz. Yarışmayı düzaenleyen kim olursa olsun, yarışma ne olursa olsun.

    Bunun “jüri üyesi anıdık yahu bir şey demeyelim, dersem bozulur” gözü ile bakılmadığını biliniz. Emek en değerli şeydir ve yanlış maddelerle heba olmasına dayanamayız.

  • omer-yilmaz says:

    Yarışma web sitesine şöyle bir açıklama girilmiş:

    “Gelen talepler doğrultusunda, kalan süre göz önünde bulundurularak Jüri tarafından TMMOB Mimarlar Odası Üye Belgesi yerine Noter Onaylı Diploma fotokopisinin yeterli olacağı kararı alınmıştır.”

    Mimarlar Odası’nda üye belgesi almak noterden diploma fotokopisi onaylatmaktan zor değil. Türkiye giderek dibe doğru batıyor. Bunun adı insanları aptal yerine koymak. Neden mi:

    Mimarlar Odası bu yarışma için oda belgesi vermemiş olmalı. Ya da belki de katılanlar kimliklerinin -en azından Oda’ya karşı- açığa çıkacağından çekinmiş olmalılar. Bu durumu açıkça yazmayıp da “kalan süre göz önünde bulundurularak” dersen kamuoyunu aptal sanmış olursun.

    Tüm bunları en baştan planlamamak sadece yarışma için yeterli zamanın ayrılmadığının göstergesi bence.

    Anlaşılamaz bir durum. Bakalım daha neler göreceğiz?

    Bakalım tüm bunlara rağmen kendi iç hesaplaşmasını yaparak mimarlardan bu yarışmaya katılanlar olacak mı. Göreceğiz.

  • ahmet-turan-koksal says:

    Sadece “Gelen talepler doğrultusunda” yazsalar yetermiş. Oda bazı yarışmalar konusunda “uyarıcı” olur. Bazen haklıdır bazen değildir ama kendi düşüncesi doğrultusunda (yön. kurulu kararıyla) bazı yarışmalar konusunda üyesini uyarır. Üye mimar bu uyarıyı dikkate alır ya da almaz bunda da özgürdür. Özgür olmalıdır.

    Odanın bu yarışma için belge vermeme gibi bir kararı olduğunu zannetmiyorum. Eğer aidat borcu yoksa (ki bence bu da tartışılmalı) isteyen herkese veriyor. İstersen “ilgili makama” vereceğim diyerek de alabiliyorsun belgeyi. Konsolosluğa başvuracaksınız, belki vize için belki ne bileyim bir iş var orada davet mektubu için karşı taraf gerekli kıldı. İngilizce bile verirler. (Ki belgeyi kime verdiğiniz önemsiz olmalı madem kimlik sarfı kapalı tutulabiliyor, sonuçlar açıklandıktan sonra da kapalı tutuluyor, katılımcının isteğine göre) (Yarışmaya girip kimliğini gizli tutanlara da ayrı bir hayret ediyorum, başka mesele)

    Kısaca yarışmada bir dolu tutarsızlık varken bir tane daha eklenmesi garip değil. Ben bir de teslim tarihinin ertelenme kararı bekliyorum ki, kambersiz düğün olmasın.

Bir cevap yazın