yoğunluk’tan Yeni Bir Atmosferik Mekan Deneyimi: Arayüz

Mekanla ilişki içinde sanat üretimine odaklanan sanat kolektifi yoğunluk, 3 yıl aradan sonra “Arayüz” isimli enstalasyonuyla 6 Ocak Cuma günü Bilsart’ta ziyaretçilerini yeni bir deneyim yaşamaya davet ediyor. “Arayüz”de, ziyaretçiler ışık, video, tekstil ve ses gibi bileşenlerin yüzeylere olan etkisini dokunsallıkla araştırarak sürekli kurmaca ile gerçeklik arasında git-gel yapacaklar.

Kurulduğu 2013 yılından beri sanatseverleri her seferinde mekanlar üzerinden farklı bir deneyim yaşatan İsmail Eğler, Nezih Vargeloğlu’nun liderliğinde çalışmalarına devam eden sanat kolektifi yoğunluk, 3 yıl aradan sonra 8. çalışması “Arayüz”ü, Bilsart’ta 6 Ocak Cuma günü açıyor. 28 Ocak Cumartesi gününe kadar sürecek enstalasyonda yoğunluk, yeni bir atmosferik mekânsal yerleştirmeye imza atıyor. Ziyaretçiler ışık, video, ses, tekstil gibi giydirmelerle yeniden yorumlanan mekanı dokunarak deneyimliyorlar. yoğunluk, çalışmasında gerilmiş kumaş katmanlarına ışığı düşürdü ve ışığın zaman içinde kademeli olarak değişmesini sağlayarak ziyaretçilerin yüzeyle etkileşime girmesini mümkün kılıyor. Işığın arkadan, önden ve üstten çeşitli kombinasyonlarda verildiği durumlarda yüzeye düşen izdüşümlerin nitelikleri değişiyor. Ziyaretçilerin yüzeye teması ile ortaya çıkan gölgeler ışığın konumuna ve şiddetine göre an be an dönüşüyor. Yüzey, etkileşimli bir “arayüz”e dönüşüyor. Spesifik mekanların potansiyellerini açığa çıkarmak üzerine üreten yoğunluk, mekanı yaşayan bütünsel bir atmosfere dönüştürüyor. “Arayüz” isimli enstalasyonları hakkında bilgi veren yoğunluk, “Her daim mekanın niteliklerini kullanarak işi oluşturuyoruz. Bu noktada iktidar belki de insandan maddeye ve mekana geçiyor. Maddenin ve mekanın potansiyel güçlerini hissetmek ve alışıldık iktidar ilişkisini tersine çeviriyor.

Mekan ve madde, seyirciyi her yönden kuşatıyor ve tüm duyularına tahakküm altına almaya niyetleniyor. Seyirciyi seyirci konumundan çıkararak mekanın bileşenine dönüştürüyor. Dolayısıyla seyirciyi diğer seyirciler için de eserin parçası haline getiriyor. Yüzey geçirgenlikleri üzerine senelerdir çalışıyoruz. Işığın etkisiyle ekranlaşan yüzeyler, hacimler kullanıyoruz. Kullandığımız Işık malzemeyi ya da maddeyi etkinleştiriyor, vücuda getiriyor. Önceden su zerreciklerinin havada asılı kalması ve reflekte camın ışık etkileşimleriyle çokça çalıştık. Şimdi özel esnek bir kumaş ile devam ediyoruz” açıklamalarında bulunuyor.

Yarı transparan etkiyle “arayüz”

yoğunluk, kumaş yüzey hakkında ise şu bilgileri paylaşıyor: “Kumaş yüzey, gerilmenin etkisiyle yarı transparan olurken etkileşimli bir ‘arayüz’e dönüşür. Işığın arkadan, önden ve üstten verildiği koşullarda perdeye düşecek projeksiyonun nitelikleri değişir ve perde bir ekran özelliği kazanır.  Bu ekrana bir ‘arayüz’ olarak bakabiliriz. Çünkü bir yandan temasa açık, etkileşim olasılıkları barındırır. Ziyaretçinin temasıyla yüzeyde devinen iki boyutlu projeksiyonlar belirir. Eğer temas varsa üçüncü boyuta geçeriz ve yüzeyde heykelsilikler meydana gelir. Kumaşın ışıkla iş birliği yüzeyde keskin sınırlar yerine muğlak yeğinlik alanları tanımlamasına sebebiyet verir. Bu durum heykelsiliği arttırırken ziyaretçiyi görsel kültürün dijital tahakkümünden geride tutar” açıklamalarında bulunuyor.

2013 yılında İsmail Eğler, Nil Aynalı, Elif Tekir ve Nezih Vargeloğlu tarafından İstanbul merkezli bir sanat kolektifi olarak kurulan yoğunluk, mekanla ilişkisi içinde sanat üretimine odaklanıyor. Grubun özgün mekanları keşfetme konusundaki temel motivasyonu, çağdaş sanatın mekansal deneyimle harmanlandığı sergiler oluşturuyor. Belirli bir alanın niteliklerini yeniden tanımlayan mekansal düzenlemeler ve atmosferler yaratmak için çeşitli medya biçimleri (görsel, ses ve dokunsal gibi) kullanılır. yoğunluk ilk sergisi “Axis Mundi”yi 2014 yılında Adahan Otel’de düzenledi. Ardından yoğunluk, Sultanahmet’te bulunan tarihi Bizans sarnıcı Nakilbent’te “Suruhu” sergisini düzenledi (2015). Aynı yıl Artnivo’nun daveti ile Zorlu PSM’nin cephesinde yer alan sis enstalasyonu (Sublime) sergilendi. Yine aynı yıl Antalya Mimarlık Bienali’nde tarihi Gavur Hamamı içinde yer alan ‘Zamansız’ enstalasyonu ile temsil edildiler. 2017 yılında 15. İstanbul Bienali’ne kendi stüdyolarında halka açık “Ev” adlı yapıtlarıyla katıldılar. Performans, sanat ve mimarinin kesişen alanlarında mekansal olarak kendine özgü, bütünsel ve kapsayıcı bir deneyim olan “Kadar” 2019 yılında gerçekleşti. Prömiyerini İstanbul Tiyatro Festivali’nde yaptı ve ziyaretçilerinin küçük gruplar halinde oyunu izlemesine olanak sağladı.
Etiketler

Bir cevap yazın