Sergi, Sempozyum ve Öğrenci Atölyesi: Geleceğin Toplu Taşıma Terminalleri

Etkinlik, 20-31 Mayıs 2013 tarihleri arasında Ankara'da gerçekleşiyor.

Station Centraal yani Türkçe ismiyle Merkez İstasyonu projesi, 2011 yılında Hollanda Delft Teknoloji Üniversitesi öğrencileri tarafından geliştirilmiştir. O zaman üniversitenin mimarlık fakültesinde okumakta olan Frans Bochanen, Timo Cardol ve Roderick Trompert ülke genelinde büyük etki yaratan istasyon projelerini tanıtmak ve mimari ortamda tartışmak amacıyla bir sergi ve sempozyumdan oluşan etkinliği düzenlediler. İlhamını istasyonlar baş mimarı Koen van Velsen’in Station Centraal isimli kitabından alan etkinlik, akademik ve endüstriyel çevrelerde büyük ilgi gördü.

Üniversite bünyesinde düzenlenen sergi, toplam 15 maket ve bir çok görsel dokümandan oluşmaktaydı. Bunun yanı sıra mimarlık fakültesinin düzenli yayını Pantheon//, 2011 Kasım sayısını tümüyle sergiye ayırdı. Düzenlenen tek günlük sempozyum ise, çeşitli dallardan bir çok profesyoneli, istasyon binasına farklı bakış açılarını paylaşmak üzere bir araya getirdi. Burada, hem sergide maketi bulunan mimarlar, hem şehir plancıları, hem de Devlet Demiryollarının görevlileri sunumlar yaptı. Sunumların sonunda, öğrencilerin de katılımıyla, fikirlerin açıkça belirtildiği bir kolokyum gerçekleşti.

Yüksek hızlı tren hatlarının popülerleşmesiyle, Hollanda hükümeti var olan demiryolu sisteminin adaptasyonu için çalışmalara başladı. Altyapının uygunluğunun yanı sıra, son yıllarda Hollanda şehirleri için transit bölgelerden daha fazlası haline gelen istasyon binalarının da bu sisteme uygun olup olmadığı sorgulanmaya başlandı. Bu amaçla, istasyon binaları çoklu ulaşım merkezleri şeklinde yeniden planlanıyor. “Milli Anahtar Projeleri” adı altında yürütülen çalışmalar şu an bir çok Hollanda şehrinde inşaat halinde. İstasyon gibi ölçeği büyük ve süreci uzun inşaat projelerinin kent hayatına etkisi yadsınamaz. Kentlilerin hayatını derinden etkileyen bütün bu çalışmalar hakkında yeterli bilgi sahibi olması gereken toplulukların başında ise mimarlar ve şehir plancıları gelmektedir.

Bu denli tekeşli ve kompleks projelerin hangi şartlar altında gerçekleştirildiği, hangi uygulamalardan geçtiği, mimarlık başta olmak üzere bütün tasarım ve mühendislik disiplinleri için önemli birer soru işaretidir. Bu bağlamda etkinliğin amacı, farklı alanlardan gelen bilirkişileri mimarlık şemsiyesi altında bir araya getirip, bilgi ve fikir paylaşımında bulunmak olarak özetlenebilir.

Etkinliğin Türkiye ile olan ilişkisi, 2011 yılında fakültenin üzerine Kasım sayısını ayırdığı Pantheon// dergisinde çalışan mimarlık öğrencisi Sine Çelik’in inisiyatifiyle başladı. Etkinliği Ankara Mimarlar Derneği’nin o dönemki yönetim kurulu üyelerinden Nermin Atılkan’a sunan Çelik, var olan materyali Türk istasyon projeleri ve kentsel tartışma ortamıyla harmanlayarak Türkiye’de yeniden düzenlemeyi teklif etti. 2012 yılı Hollanda ve Türkiye arasındaki bürokratik ilişkilerin başlangıcının 400.yıl dönümüydü. Bu yüzden asıl amaç sergiyi 2012 yılı içerisinde düzenlemek olmasına rağmen, aksayan sistem nedeniyle bu mümkün olamadı. Ekip, sergiyi 2013 yılının bahar aylarında düzenlemek için kolları sıvadı.

Station Centraal / Merkez İstasyonu grubu başından beri bir çok kurumun maddi ve manevi desteğini almıştır. Öncelikle 2012 yılında Stimuleringsfonds voor Architectuur (Mimarlığı Stimule Etme Fonu) organizasyonundan, Hollanda Devlet Demiryollarından ve çeşitli inşaat şirketlerinden maddi destek alan grup, bu yıl da Delft Teknoloji Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren DİMİ’nin (Delft İnfrastrüktür ve Mobilite İnisiyatifi) maddi desteğini aldı. Öte yandan Türkiye’de faaliyet gösteren Mimarlar Derneği 1927, Hollanda büyükelçiliği ve NİHA Ankara da organizasyona yardımda bulunan kuruluşlardandır.

Etkinliğe paralel olarak, DİMİ kuruluşunun akademik desteğiyle gerçekleşecek bir “istasyon öğrenci atölyesi” de grubun düzenlemek istediği etkinlikler arasındadır. Bu organizasyon için görüşmeler devam etmektedir.

Etiketler

Bir cevap yazın