Cümle Fener Burada: Hane, Mahalle, Saray ve Şehir

ANAMED tarafından düzenlenen "Cümle Fener Burada: Hane, Mahalle, Saray ve Şehir" sergisi, 11 Mart 2026–24 Ocak 2027 tarihleri arasında ANAMED Galeri'de ziyaret edilebilecek.

Küratörler: Namık Günay Erkal, Firuzan Melike Sümertaş, Haris Theodorelis-Rigas

1719 yılında Eflak’ın başkenti Bükreş’te ikamet eden bir âlim, Patrik olan dostuna mektubunda şöyle yazar: “Cümle Fener burada; artık İstanbul’u hatırlamıyorum.” Fener ile, İstanbul’da Rumca konuşan Ortodoks Hristiyan bir grup haneyi ve onların Haliç’teki mahallesini kastetmekteydi. Eflak ve Boğdan, Osmanlıların on altıncı yüzyılda kendilerine tâbi kıldığı Ortodoks Hristiyan beyliklerdi. Eflak-Boğdan asilzadeleri (boyarlar) İstanbul’da bulundukları sürelerde Fener’de ikamet ediyorlardı. Karşılığında, Fener sakinleri de tıpkı âlimimiz gibi beylikleri ikinci bir yurt bellemişlerdi. 1710’lar bu iki taraflı ilişki açısından bir dönüm noktası oldu: Osmanlı Devleti, ilk defa, Fenerli bir Rum’u, dönemin Dîvân-ı Hûmayûn tercümanını, Eflak-Boğdan’a voyvoda (prens) olarak atandı. Voyvodalar sonraki 100 yıl boyunca, Fener’in ileride topluca “Fenerliler” veya “Fanaryotlar” olarak anılacak olan nüfuzlu haneleri, beyzadeleri arasından atanacaktı. “Cümle Fener”, tüccarları, kendi çabalarıyla ‘asiller’ sınıfına yükselen aileleri, din adamları ve himayesine aldıklarıyla birlikte, İstanbul’u git gide daha fazla Eflak ve Boğdan Beyliklerine ve Osmanlı’nın ötesinde kalan dünyaya bağlayacaktı.

Fenerliler, İstanbul’daki hane ve mahallelerinden, Osmanlı devlet mekânları, voyvoda sarayları ve başkentlerine üstlendikleri rollere kadar, hareketliliğin ve kültürlerarasılığın uzun onsekizinci yüzyıl için benzersiz bir örneğini teşkil ederler. Osmanlı, Yunan ve Romen dilleri ve sanatlarıyla, ‘Doğulu’ ve ‘Batılı’ fikirler, zevkler, görgü kuralları ve mekânlar onların kültürlerarası yaşantılarının öne çıkan unsurlarıdır. Fenerlilerin maddi kültürü Romanya, Yunanistan ve Türkiye’nin ortak ama parçalı ve tartışmalı tarihinin bir temsilidir.

​ANAMED’in dört yıllık araştırma programı “Fenerlilerin Maddi Dünyası”nın ürünü olan Cümle Fener Burada, bir zamanlar ortak olan bu zengin kültürel mirasın parçalarını yeniden bir araya getirmeyi amaçlarken seyirciyi Fenerlilerin izlerini beklenmedik rotalar, nadir albüm ve kitaplar, üç boyutlu mimari ve dijital canlandırmalarla takip etmeye davet ediyor. TED Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğretim üyelerinin tasarlayıp ürettiği üç boyutlu hane ve mahalle modelleri, Koç Üniversitesi KARMA Karma Gerçeklik Laboratuvarı üyelerinin küratörlerle birlikte sanal ortamda canlandırdıkları bir Fener Evi gibi sergi için özel üretilmiş işler, Fener’den Bükreş’e, oradan da Boğaz kıyılarına uzanan on bölümlük sergide zengin bir deneyim sunuyor. Bunların yanı sıra Ömer M. Koç Koleksiyonu, İBB Atatürk Kitaplığı, Alman Arkeoloji Enstitüsü (DAİ), Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Sismanoglio Megaro ve Koç Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi’nden orijinal tablo ve kitaplar ve daha nice ulusal ve uluslararası kurum ve koleksiyondan derlenen belge, fotoğraf, çizimlerle Fenerlilerin yüz yıllık bir süreçteki hayatları izleyicilere görünür kılınıyor.

Koç Holding ve Vehbi Koç Vakfı’nın desteğiyle.

Etiketler

Bir yanıt yazın