Arkitera Seyahat Bursu 2020 | 14 Ekim Oturumları

Arkitera Mimarlık Merkezi tarafından 2010 yılında başlatılan ve 2017'den itibaren Geberit sponsorluğunda düzenlenen Türkiye'nin mimarlık alanındaki ilk seyahat bursu olan Arkitera Seyahat Bursu, bu sene takipçilerini dijital bir yolculuğa çıkartıyor.

14 Ekim Çarşamba günü yapılacak oturumlara dair bilgiler aşağıdaki gibi:

14 Ekim 2020 Çarşamba, Saat 11:00

İTÜ Eğitimde Mükemmeliyet Merkezi (İTÜ MEM) “Öğrenme İstasyonları” Modeli ve Mimarlık Eğitimi için Potansiyelleri | Doç.Dr. Emrah ACAR

Üniversitelerde, özel olarak mimarlık öğreniminde yatay, demokratik ve öğrenen-merkezli bir yapının nasıl olması gerektiğinin İTÜ MEM “Öğrenme İstasyonları” Modeli üzerinden paylaşımı.

14 Ekim 2020 Çarşamba, Saat 13:00

Değişen ve Dönüşen bir Gerçeklik Olarak: Artırılmış Gerçeklik | Öğr. Gör. Süheyla Müge HALICI, Fırat KAÇMAZ

Pandeminin getirdiği kısıtlar mimarlıkta tasarım, üretim ve yönetim ortamlarını yeniden düşünme ve kurgulama için bir fırsat yaratmıştır. Pek çok alanda olduğu gibi mimarlık alanında da artırılmış gerçeklik teknolojisi yeni normal için farklı potansiyeller ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Artırılmış gerçekliğin bu potansiyelleri ve gelecek projeksiyonlarını mini gösterimler üzerinden konuşacağımız bir canlı yayın gerçekleştireceğiz.

14 Ekim 2020 Çarşamba, Saat 15:00

Değişen ve Dönüşen bir Gerçeklik Olarak: Sanal Gerçeklik | Prof.Dr. Sinan Mert ŞENER, Arş.Gör. Oğuz Orkun DOMA

Sanal gerçeklik teknolojisinin günümüze kadarki yolculuğu, sanal ortamlarda mimari deneyim ve arayışlar, sanal ortamda var olmanın ve onunla birlikte sarmalanmanın düşündürdükleri ve karma gerçeklik teknolojisinin geleceklerine dair vaatleri Sinan Mert Şener ve Oğuz Orkun Doma tarafından paylaşılacak.

14 Ekim 2020 Çarşamba, Saat 16:00

Tekil olan her şey Buharlaşıyor! | Doç.Dr. Sema ALAÇAM, Dr. Asena Kumsal Şen BAYRAM, Dr. Orkan GÜZELCİ
Marshall Berman’ın (1982); “… tüm durgun , donuk ilişkiler silinip süpürülüyor; yeni ortaya çıkan her şey daha kemikleşmeden miadını dolduruyor. Katı olan her şey buharlaşıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor…” ifadesinin üzerinden 38 yıl geçmesine rağmen ifade hala güncelliğini koruyor. Gündelik hayatta aralıksız bir veri bombardımanına maruz kalan günümüz dünyasının bireyleri için, “hakikat” ve “değer” hiç olmadığı kadar akışkan bir zeminde sürekli anlam yitimine uğruyor. “Doğru” bildiklerimize gündelik hayat ritminde yabancılaştığımızın farkındalığını kazanmak için ise, ön kabullerimize eleştirel bir mesafeden bakış zorunlu hale geliyor. Bir gün öğrendiğimizin ertesi gün yararsız hale gelebildiği, neredeyse öğütülmeyen hiçbir şeyin kalmadığı günümüz dünyasında Sema Alaçam, Asena Kumsal Şen Bayram, Orkan Güzelci, “hakikat”lere ulaşmanın yolunun kolektif üretimden geçtiğini savunuyor. Bu konuşmada akademi, tasarım ve teknoloji arakesitinde ihtiyaç duyulan ile gereksiz olanı ayırt edebilecek sezgisel filtreyi edinebilmek, öğrenmenin sancılı sürecini kolektifleştirmek, kendi yapma pratiklerine bir durup dışarıdan bakmak adına çıktıkları “Metametrik” yolculuğundan bahsedecekler. Tekil olan her şey buharlaşıyor! Siz de bu konuşmaya katılın, fikirlerimiz buharlaşmadan çoğalsın.

14 Ekim 2020 Çarşamba, Saat 19:00

Seri Üretimden Kitlesel Özelleştirmeye | Doğu GÜNGÖR, İlker VARDARLI, Suat Batuhan ESİRGER, Ufuk Emin AKENGİN
Bu oturumda teknoloji, topluluk yönetimi, kolektif hareket, yıkıcı teknolojiler, maker kültürü, dijital fabrikasyon ve prototipleme gibi çevresinde dolanacağımız kavramların günümüzdeki yeri ve geleceğe dair vaatleri, dünün bilim kurgusunun, yarının bilimi olma halinden yola çıkarak yeniden ele alınacaktır. Günümüzde sınırların giderek bulanıklaştığı ve iç içeceleştiği durumda, çevresinde dolanıyor olacağımız kavramların da bu iç içeleşmeden nasıl ve ne derece nasibini aldığını hep birlikte tartışacağız.

“Teknoloji, denebilir ki, eskiden sadece sihirbazın sahip olmakla övündüğü sıradışı yetenekleri herkese bahşeden bir demokratik sihirdir.”
(Couliano, I., Eros and Magic in the Renaissance. s.104)

“Yeni dijital teknolojiler sihirlidirler, çünkü sihir gibi işlerler.”
(Davis, E. TechGnosis: Myth, Magic and Mysticism in the Age of Information, s.181)

“Yeterince gelişmiş herhangi bir teknoloji, sihirden ayırt edilemez.”
(Arthur Clarke’ın üçüncü yasası)

Etiketler

Bir cevap yazın