Oğuzhan Abdik, Serap Cin Kaydeci, İlkay Bakiroğlu, İlayda Özdemir, Esma Ünal, Hilal Şahintürk tarafından Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal, Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması için tasarlanan proje.
Muğla’nın tarihsel ve kültürel katmanlarının yoğun biçimde hissedildiği Menteşe ilçesinde yer alan proje alanı, Şeyh Mahallesi sınırları içinde, Arasta bölgesi ile Cumhuriyet Meydanı arasındaki kentsel sürekliliğin önemli bir parçasıdır.
Kurşunlu Caddesi ile Kocamustafa Efendi Caddesi’nin kesişimindeki köşe parsel, aynı zamanda Kurşunlu Camii meydanı ve İnsan Hakları Parkı yönüne dönülerek devam eden yaya hareketinin eşik noktalarından biridir. Bu konum, farklı yönlerden gelen gündelik hareketlerin karşılaştığı ve yön değiştirdiği önemli bir kentsel odak oluşturmaktadır.
Kurşunlu Camii, Atatürk İlkokulu ve Yağcılar Hanı gibi tescilli yapılarla yakın ilişki içinde bulunan yapı; tarihi çevrenin ölçeğini, kamusal boşluklarını ve kent içindeki sürekliliğini dikkate alan çağdaş bir mimari yaklaşımla ele alınmıştır. Yapının kütle, zemin ve cephe kararları, çevresindeki farklı dönemlere ait yapı ve açık alanlarla dengeli bir ilişki kuracak şekilde geliştirilmiştir.
Vaziyet planı kurgusu, öncelikle alanın mevcut kentsel dokusu, yaya hareketleri ve çevredeki kamusal odaklar üzerinden geliştirilmiştir.
Cumhuriyet Meydanı yönünden gelen yaya akışının Atatürk İlkokulu çevresinden ilerleyerek köşe parselde yön değiştirmesi ve Kurşunlu Camii Meydanı ile İnsan Hakları Parkı yönüne devam etmesi, yapının arazi üzerindeki temel yerleşim kararlarını belirlemiştir.
Bu doğrultuda yapı, mevcut yaya sürekliliğini kesen bir kütle olarak değil, farklı kentsel odakları birbirine bağlayan geçirgen bir arayüz olarak konumlandırılmıştır.
Parselin köşe konumu ve çevredeki farklı yapı ölçekleri dikkate alınarak yapı kütlesi geri çekilerek ve parçalanarak yerleştirilmiştir. Bu geri çekilmeler, hem yaya hareketlerinin yapı çevresinde devamlılığını sağlamakta hem de yapı ile sokak arasında kamusal kullanıma açık bir geçiş alanı oluşturmaktadır.
Zemin katın üst katlardan geri çekilmesiyle elde edilen geniş saçak altı, yapı girişini tanımlayan bir alan olmanın ötesinde, sokağın devamı niteliğinde yarı açık bir kamusal zemin olarak ele alınmıştır.
Vaziyet içerisindeki açık alan kurgusunda peyzaj, basamaklar, oturma elemanları ve sert zeminler birbirini tamamlayan bir sistem olarak düşünülmüştür. Yapı çevresi yalnızca bir dolaşım alanı olmaktan çıkarılarak; bekleme, dinlenme, buluşma, sosyalleşme ve etkinlik öncesi/sonrası kullanım gibi farklı eylemlere olanak veren esnek bir kamusal açık alan haline getirilmiştir.
Yapının giriş, kafe ve kütüphane gibi kamusal kullanımı yüksek işlevlerinin zemin katta açık alana yönlendirilmesi, iç ve dış mekân arasındaki sınırı yumuşatmaktadır. Bu yaklaşım ile yapı, yalnızca kendi programını barındıran bir bina olmaktan çıkarak çevresindeki kamusal yaşamı içine alan ve yeniden üreten bir kent odağı olarak kurgulanmıştır. Vaziyet planında oluşturulan bu süreklilik; kentsel hareket, açık alan ve yapı arasındaki ilişkinin birlikte çalıştığı geçirgen, erişilebilir ve yaşayan bir zemin ortaya koymaktadır.
Yapının kütlesel kompozisyonu; bitişik nizam yapılaşma, Atatürk İlkokulu ve Kurşunlu Camii’nin farklı ölçekleriyle dengeli ilişki kurmak amacıyla parçalı ve geri çekilmiş olarak geliştirilmiştir. Bu yaklaşım, yapının çevresiyle kontrollü bir ilişki kurmasını ve insan ölçeğinde algılanmasını sağlamaktadır.
Zemin katın geri çekilmesiyle oluşan geniş saçak, Muğla’nın iklim koşullarına cevap vererek yazın gölgelik, yağışlı dönemlerde ise korunaklı bir kamusal alan oluşturur. Üst katlardaki alüminyum güneş kırıcılar da güneş kontrolünü ve iç mekân konforunu desteklemektedir.
Malzeme kararları, yapının farklı işlevlerini mimari olarak okunur kılmak amacıyla belirlenmiştir. Zemin katta sıcak ve doğal karakteriyle sıkıştırılmış toprak esaslı tuğla kaplama, Black Box’ta kültürel işlevi vurgulayan metal mesh paneller, üst katlarda ise prekast beton ve alüminyum güneş kırıcılar kullanılmıştır. Böylece malzeme çeşitliliği, yapının kamusal, kültürel, eğitim ve yönetim işlevlerini cephe üzerinden tanımlamaktadır.
Bina; bodrum, zemin ve üç normal kat olarak kurgulanmış, servis alanları ve ıslak hacimler çekirdek çevresinde toplanarak farklı programların esnek kullanımına imkân veren alanlar oluşturulmuştur. Yapının günün farklı saatlerinde farklı kullanıcı grupları tarafından kullanılabilmesi ve sürekli yaşayan bir merkeze dönüşmesi programın temel hedeflerinden biridir.
Bodrum Kat – Bireysel Çalışma: Zemin kattaki kütüphane ile iç merdiven aracılığıyla bağlantılı bu katta, daha sessiz ve odaklı kullanıma yönelik bireysel çalışma alanları yer almaktadır. Teknik hacimler, sığınak ve servis birimleri de bu katta çözülmüştür.
Zemin Kat – Kentsel Arayüz ve Kütüphane: Geri çekilmiş giriş alanının ardından karşılama bölümü, Kurşunlu Caddesi ile görsel ve sosyal ilişki kuran dışa açık kafe ve kütüphane yer almaktadır. Kütüphane içinde çocuk kütüphanesi ve grup çalışma alanları birlikte ele alınarak farklı yaş gruplarının ve birlikte çalışma biçimlerinin aynı kamusal zeminde karşılık bulması sağlanmıştır. Böylece öğrenme, çalışma, bekleme ve sosyalleşme işlevleri zemin katta bir araya gelmektedir.
Birinci Kat – Performans, Prova ve Etkileşim: Bu kat, ağırlıklı olarak yapının performans işlevlerine ayrılmıştır. Black Box; tiyatro, konser, sergi ve dijital performans gibi farklı kullanımlara uyarlanabilir esnek bir mekân olarak tasarlanmıştır. Black Box’a eşlik eden fuaye, kulisler ve bölünebilir nitelikteki çok işlevli atölye ve prova salonu, farklı ölçeklerde prova, çalışma, üretim ve etkinliklere olanak sağlamaktadır. Gerektiğinde tek bir geniş hacim, gerektiğinde daha küçük çalışma alanları olarak kullanılabilen bu mekân, katın programatik esnekliğini artırmaktadır.
İkinci Kat – Üretim ve Eğitim: İkinci kat, yapınıitim ve üretim ağırlıklı programlarını barındırmaktadır. Eğitim sınıfları, atölyeler, dikiş atölyesi, podcast kayıt stüdyosu, seminer ve benzeri çok amaçlı çalışma alanları farklı yaş ve kullanıcı gruplarına yönelik öğrenme ve üretim faaliyetlerine imkân vermektedir.
Üçüncü Kat – Belediye Yönetimi: Yapının en üst katı tamamen belediyenin idari ve yönetim birimlerine ayrılmıştır. Yönetim ofisleri, toplantı ve çalışma alanları bu katta bir arada çözülerek kamusal ve kültürel programlardan daha kontrollü bir çalışma ortamı oluşturulmuştur.
Önerilen yapı, Menteşe’nin tarihî merkezinde kamusal yaşamı destekleyen yeni bir kent odağı olarak ele alınmıştır. Köşe parseldeki yaya hareketlerini karşılayan geri çekilmiş zemin kat, geniş saçak altı, insan ölçeğine yaklaşan parçalı kütle düzeni, iklime duyarlı cephe elemanları ve farklı işlevleri okunur kılan malzeme kararları bu yaklaşımın temel bileşenleridir.
Özellikle pazarın kurulduğu günlerde ve Atatürk İlkokulu’nun çıkış saatlerinde çevrede belirgin biçimde artan yaya yoğunluğu düşünüldüğünde; yapının gölgeli saçak altı, açık oturma alanları ve peyzajla bütünleşen kamusal zemini bölge için önemli bir dinlenme, bekleme ve buluşma noktası oluşturmaktadır. Bu alanların herhangi bir tüketim zorunluluğu olmadan kullanılabilmesi, yapının gündelik kent yaşamının doğal bir parçası haline gelmesini desteklemektedir.
Kütüphane, çocuk kütüphanesi, bireysel ve grup çalışma alanları, atölyeler, eğitim mekânları, prova salonu, Black Box ve belediye yönetim birimleri ile yapı; kamusal yaşam, öğrenme, üretim, kültür ve yönetim işlevlerini farklı yoğunluklarda bir araya getiren, gün içinde değişen kullanımlara açık çok katmanlı bir kent yapısı olarak kurgulanmıştır.