Merko Yönetim Binası

Merko Yönetim Binası

PIN Architects tarafından tasarlanan Merko Yönetim Binası, Bursa'da yer alıyor.

1982 yılından bu yana Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Tepecik mevkiinde faaliyet gösteren Merko Gıda Sanayi, bugün yaklaşık 8.000 m2’lik bir alana yayılan tesislerini, sürekli güncellenen yatırımlarla geliştirmeyi sürdürmektedir. Tohumdan nihai ürüne uzanan araştırma, yetiştirme ve işleme süreçlerinin tek bir merkezden yönetildiği endüstriyel kompleks içerisinde, günümüzün ve geleceğin değişen teknik ve idari ihtiyaçlarına yanıt verecek yeni bir yönetim binası hayata geçirilmiştir.

Son dönem yatırımlarıyla birlikte Merko markasının ulusal ve uluslararası ölçekte kazandığı görünürlük ve gelişen vizyon, PIN Architects tarafından tasarlanan yönetim binasının mimari dili ve yönetim kurgusuna doğrudan yansıtılmıştır.

749 m2 brüt kapalı kullanım alanına sahip üç katlı yapı, brüt betonun temel mimari karakterini oluşturduğu bir ofis yapısı olarak tasarlanmıştır. Yapının konumlanışı, tesis içerisindeki mevcut ulaşım ve kullanım ilişkileriyle birlikte ele alınmıştır. Tepecik–Bakırköy yolu, parselin kuzeybatı–güneydoğu aksında uzanırken tesisin ana giriş kapısı parselin kuzeydoğu ucunda yer alır. Yeni yönetim binasının girişi ise güneybatı yönünde, doğrudan tesis tarafına açılmaktadır. Yapının batısında açık otopark alanı ile peyzaj içerisinde konumlanan eğitim ve laboratuvar yapıları yer alır.

Yapı ayak izi, programın gerektirdiği minimum alan içerisinde tutulmuş; birinci katın tesis yönünde genişlemesiyle zemin katta kalan alanlar bahçe ve sosyal kullanım alanlarına dönüştürülmüştür. Böylece yapının programatik gereksinimleri ile açık alan kullanımı arasında doğrudan bir ilişki kurulmuştur.

Yapı, parsel içerisindeki araç ve yaya sirkülasyonunu işlevsel bir hiyerarşi içerisinde organize eden konumuyla, tesisin genel işleyişinin bir parçası olarak ele alınmıştır. Personel girişi yönetim binasının hemen yanından sağlanırken, yükleme ve lojistik operasyonları alanın kuzeybatı yönündeki girişinden yönetilmektedir.

Üç katlı yönetim binasının biçimlenişi, temel işlevlerin oluşturduğu programatik kütle ve form hiyerarşisi üzerinden geliştirilmiştir. Bu yaklaşım, yapıya dinamik ve yalın bir karakter kazandırırken, aynı zamanda “performans estetiği” olarak tanımlanabilecek bir mimari ifade ortaya koyar.

Yapının zemin katı, geniş bir ana karşılama holü etrafında kurgulanmıştır. Giriş alanının sağında karşılama bankosu bulunurken, iki ofis odası, bilgi işlem odası, güvenlik birimi ve gerekli teknik hacimler bu katta yer alır. Girişteki dinlenme alanı ile düşey dolaşım elemanı olarak tasarlanan merdiven, yalnızca işlevsel birer öğe olarak değil, aynı zamanda Merko ürünlerinin sergilendiği mimari elemanlar olarak değerlendirilmiştir.

Kuzeydoğu duvarı boyunca yükselen ana merdiven, yapının düşey dolaşımını sağlayarak katlar arasındaki geçişi akıcı biçimde organize eder. Kullanıcı sayısı ve sirkülasyon yoğunluğunun en yüksek olduğu birinci kat, bu ihtiyaca paralel olarak yapının en geniş katı olacak şekilde genişletilmiştir.

Bu katta ıslak hacimler, mutfak, yönetici odaları ve bu odaların arasında konumlanan bir toplantı odasının yanı sıra, gelecekte ortaya çıkabilecek büyüme ihtiyaçlarına altyapısal olarak hazırlıklı, serbest planlı ortak çalışma alanı yer almaktadır. Böylece yapı, yalnızca mevcut organizasyon şemasına değil, kurumun gelecekteki değişim ve büyüme potansiyeline de yanıt verecek esnek bir çalışma ortamı sunar.

Yapının formunun ve cephe yönelimlerinin şekillenmesinde, içerisinde bulunduğu üretim tesisinin dinamik karakteri belirleyici olmuştur. Özellikle domates sezonunun başlamasıyla birlikte yoğunlaşan fiziksel aktivitenin ve işleme süreçlerinin kesintisiz biçimde gözlemlenebilmesi amacıyla yapı, güney ve güneybatı yönlerinde geniş cam cephelerle tesise doğru güçlü bir yönelim gösterir.

Yapının tesis yönünde birinci katta genişlemesi, zemin katta bir bahçe ve sosyal alanın; üst kotta ise geniş bir terasın oluşmasını sağlar. Bu kademelenme, yapının hem programatik ihtiyaçlarına hem de açık alan kullanımına doğrudan karşılık verir.

Yapıyı üç yönden taşıyan betonarme perdelerin yanı sıra, konsolları taşıyan dört adet M formundaki betonarme kolon yapısal sistemin önemli unsurlarındandır. Bu kolonlar, aynı zamanda markanın üretim karakterini mimari bir yapısal eleman üzerinden temsil eden bir analoji olarak değerlendirilmiştir. Böylece strüktür, yalnızca taşıyıcı bir sistem olmaktan çıkarak yapının mimari ifadesinin bir parçasına dönüşür.

Şeffaf karakterini koruyan yapı, bölgenin sert iklim koşulları, ani yağışlar ve kuvvetli rüzgârları dikkate alınarak geniş saçak ve teras hatlarıyla çevresine doğru genişler. Bu konsollar, özellikle doğu ve batı yönlerinden gelen yoğun güneş ışığına karşı doğal gölgeleme sağlar. Aynı zamanda mümkün olan en az sayıdaki taşıyıcı elemanla en geniş iç hacmi elde etme yaklaşımı, yapım sürecinde hem strüktürel hem de ekonomik bir avantaj oluşturur.

Yapının en üst katındaki çatı katı, Merko’nun üretim sezonunda yaklaşık iki–üç aylık dönem boyunca devam eden, 24 saatlik yoğun çalışma temposu dikkate alınarak tasarlanmıştır.

Bu katta yer alan yönetici odası ve toplantı odası, doğrudan tesise yönelen geniş bir teras aracılığıyla birbirine bağlanır. Islak hacimlerin yanı sıra, sezon boyunca yöneticilerin tesiste konforlu biçimde kalabilmesine olanak sağlayan iki adet konaklama odası da bu katın programına dahil edilmiştir.

Böylece yönetim yapısı, yalnızca gündelik ofis faaliyetlerinin yürütüldüğü bir yapı olmaktan çıkarak, üretim sezonunun kendine özgü çalışma koşullarına doğrudan yanıt veren bir yönetim ve yaşam altyapısı haline gelir.

Merko Yönetim Binası; brüt beton, cam, çelik ve alüminyum doğramaların rafine ve kontrollü bir mimari dille bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Yapının tasarımında yapım ekonomisi temel bir ilke olarak benimsenmiştir. Ancak bu ekonomik yaklaşım, mimari nitelikten ödün vermek yerine, gereksiz dekoratif eklemelerden arındırılmış, yalın, minimalist ve işlevsel bir mekânsal karakterin oluşturulmasına aracılık eder.

Malzeme seçiminden strüktürel sisteme, kütle organizasyonundan cephe yönelimlerine kadar tüm tasarım kararları, yapının işlevsel gereksinimleriyle birlikte değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda yapı, üretim tesisinin dinamik karakterini, kurumun değişen yönetim ihtiyaçlarını ve yapım ekonomisini tek bir mimari dil içerisinde bir araya getirir.

Merko Yönetim Binası, güçlü kütle kompozisyonu, açık ve esnek çalışma düzeni, üretim süreçleriyle kurduğu görsel ilişki ve strüktürü mimari ifadenin bir parçasına dönüştüren yaklaşımıyla, işlevsel gereksinimleri mimari nitelikle aynı düzlemde buluşturan bütüncül bir tasarım anlayışının ürünüdür.

Etiketler

Bir yanıt yazın