Katılımcı, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal, Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması

Katılımcı, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal, Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması

Mahir Ok, Sinan Karadaş ve Abdullah Turan'ın Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal, Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması için tasarladığı proje.

1. Kentsel Strateji ve Bağlam Analizi

Kentsel Eşik ve Odak Noktası:

Proje alanı, Muğla’nın Menteşe ilçesinde tarihi doku ile modern kent yaşamının kesiştiği kritik bir düğüm noktasında yer almaktadır. Kuzeyde geleneksel mimarinin simgelerinden Kurşunlu Camii ve tescilli yapılar, güneyde Cumhuriyet dönemini simgeleyen meydan aksı ve Atatürk İlkokulu, doğuda ise fonksiyonel bir kentsel altyapı olan Katlı Otopark yer almaktadır. Tasarım, bu zengin kültürel yapılı çevreyi birbirine bağlayan ve dönüştüren bir kamusal ara yüz olarak kurgulanmıştır. Tasarımın temel yaklaşımı, yalnızca yeni bir kamu yapısı üretmek değil; birbirinden kopuk çalışan kentsel odakları tek bir kamusal omurga altında bütünleştirerek süreklilik oluşturmaktır. Böylece yapı, yalnızca hizmet veren bir bina değil, günün farklı saatlerinde yaşayan yeni bir kentsel çekim merkezi olarak kurgulanmıştır.

Çevre Yapılarla İlişki ve Sağır Cephe Çözümü:

Yapının ana sirkülasyon şaftları ve ıslak hacim kütlesi, işlevsel ve morfolojik olarak doğu sınırındaki katlı otoparka bitişik kurgulanmıştır. Bu stratejik yerleşim, kentsel kirlilik yaratan otopark kütlesini maskelerken; yapının batı (Kurşunlu Caddesi) ve kuzey (Turgutreis Caddesi) cephelerini tamamen kente, gün ışığına ve tarihi dokuya açma imkânı tanımıştır. Sağır cephe boyunca servis hacimlerinin konumlandırılması, aktif kamusal cephelerin kent yaşamına ayrılmasını sağlamış; yapı kabuğunun kamusal geçirgenliği en üst düzeye çıkarılmıştır.

2. Kütle Morfolojisi, Silüet ve İklimlendirme

Silüet Saygısı ve Parçalı Kütle:

Tasarım, kent silüetine ve şartnamede belirtilen maksimum h: 17,00 metre sınırına kesin bir şekilde sadık kalmıştır. Kurşunlu Camii’nin anıtsal mimarisine saygı duyarak, sokak ölçeğini koruyacak parçalı bir kütle kompozisyonu tercih edilmiştir. Caddeye bakan bina bloklarının kotları bilinçli olarak daha düşük tutulmuş, böylece hem sokak siluetinin karakterine uygun süreklilik sağlanmış hem de gün ışığının iç mekânlara doğrudan ulaşması sağlanmıştır. Parçalı kütle anlayışı yalnızca silüete uyum amacı taşımamakta; aynı zamanda insan ölçeğini güçlendiren, sokak boyunca algıyı zenginleştiren ve yapı kütlesinin etkisini azaltan bilinçli bir tasarım stratejisi olarak ele alınmıştır.

Mikroklimatik İç Avlu Kurgusu:

Geleneksel Muğla mimarisinin en temel yapı taşlarından biri olan açık plan kurgusu, parçalı kütlelerin merkezinde, avlu sirkülasyonunda, merkezi bir karar olarak devam ettirilmiştir. Bu avlu, tüm bina birimlerinin doğal gün ışığından maksimum düzeyde faydalanmasını sağlarken doğal bir havalandırma bacası görevi üstlenir. Avluya bakan koridorlarda oluşabilecek sera etkisini engellemek amacıyla, bu yüzeylerdeki tüm doğramalar katlanabilir olarak tasarlanmış, camlarda ise aynalı (reflekte) ve füme cam tercih edilmiştir. Böylece avlu cepheleri istendiğinde tamamen açık veya yarı açık kamusal alanlara dönüşebilmektedir.

İç avlu, yapının tüm kamusal fonksiyonlarını görsel ve mekânsal olarak birbirine bağlayan ortak yaşam alanı niteliğindedir. Gün boyunca değişen kullanım senaryolarına uyum sağlayan bu boşluk, yapının sosyal omurgasını oluşturmaktadır.

3. Topoğrafya, Kotlar ve Sirkülasyon Diyagramı

Topoğrafya Entegrasyonu ve Engelsiz Erişim:

Proje alanındaki yaklaşık 2 metrelik eğim, tasarıma dinamik bir kademelenme imkânı sunmuştur.

Şartnamede talep edilen +0.00 kotu Turgutreis Caddesi referans alınarak kurgulanmış ve +0.45 subasman kotu, zemin kat üst temiz bitiş kotu olarak belirlenmiştir. Eğimin en yüksek olduğu Turgutreis Caddesi yönünden yapıya ve avluya düz ayak (engelsiz) giriş sağlanmıştır. Kurşunlu Caddesi’ne doğru azalan eğim ise bodrum kattaki performans sanatları birimine doğrudan ve bağımsız bir sokak erişimi (birkaç basamakla inilen konforlu bir eşik) sağlamak üzere optimize edilmiştir.

Arazi eğimi tasarım için bir kısıt olarak değil, farklı kotlardan kamusal erişim üreten bir tasarım potansiyeli olarak değerlendirilmiştir.

Fonksiyonel Ayrışma ve Giriş Senaryoları:

Yapı, kullanıcı profillerinin yoğunluğuna göre üç farklı ana giriş noktası barındırır.

1. İdari Hizmet Girişi (Turgutreis Caddesi):

Daire başkanı, müdürler ve idari personel için ayrılmış, kültürel alanlardan bağımsız ve kendi düşey sirkülasyon şaftına sahip kontrollü ana giriş.

2. Kültürel ve Sosyal Giriş (Avlu / Kentsel Meydan):

Gençlerin ve kentlinin sergi, kütüphane ve kafeteryaya ulaştığı, sokak akışını içeri alan geçirgen kamusal giriş.

3. Performans Sanatları Girişi (Kurşunlu Caddesi):

Konser, tiyatro ve etkinlik saatlerinde yoğunlaşan yaya trafiğini doğrudan bodrum kattaki etkinlik alanlarına bağlayan bağımsız dış giriş.

Bağımsız giriş senaryoları sayesinde kültürel etkinlikler, idari işleyişten bağımsız olarak günün farklı zaman dilimlerinde kesintisiz çalışabilmektedir.

4. Dikey Mekânsal Program ve Fonksiyon Dağılımı

Yapı, hibrit program kurgusuyla 1 Bodrum Kat, 1 Zemin Kat ve 3 Normal Kat olmak üzere toplam 5 kattan oluşmaktadır.

Bodrum Kat (Performans Sanatları Odaklı)

Sanatçı odaları, sandalye deposu ve teknik hacimlerle desteklenen; esnek kullanımlara uygun Cep Tiyatrosu, Black Box sahnesi ve Etkinlik Amfisi bu katta yer alır. Alt avlu bağlantısıyla ışık ve hava alan dinamik bir kültür çukurudur.

Zemin Kat (Kamusal Arayüz)

Kentle doğrudan bağ kuran Sergi Salonu, Çocuk Kütüphanesi ve Avlu bu kattadır. Kurşunlu Caddesi üzerinde konumlanan Kafeterya, katlanarak kaldırıma kadar inen açık terasları ve cephedeki geniş açıklıkları sayesinde sokağı iç avluya bağlayan akışkan bir düğüm noktasıdır. Sergi salonu ile Atatürk İlkokulu arasında ise çocukların ve gençlerin güvenle kullanacağı bir Etkinlik Terası tasarlanmıştır. Bu katta ayrıca idari birimin bağımsız girişi çözülmüştür.

1. Kat (Eğitim ve Personel Alanı)

Kültürel kanatta iki adet workshop alanı, bölünebilir/dönüşebilir esnek derslikler, 2 adet gönüllü eğitmen odası ve çok amaçlı salon yer alırken; idari kanatta personel odaları, sekreterya ve mutfak yer alır. Kat genelinde açık hava nefes alma noktaları olarak açık teraslar kurgulanmıştır.

2. Kat (Yönetim ve Yoğun Çalışma)

İdari birimler için Toplantı Salonu / Encümen Meclisi, müdür odaları ve lojistik alanlar (mutfak, kırtasiye fotokopi) yer alır. Kültürel tarafta ise danışma alanı ve açık teraslarla desteklenen, geniş araştırma imkânı sunan Kütüphane ve Medyatik Kütüphane bulunmaktadır.

3. Kat (Üst Yönetim ve Odaklanma)

İdari kanadın en mahrem noktası olan Daire Başkanı Odası, sekreterya ve müdür odası bu katta çözülmüştür. Kültürel fonksiyon olarak alt kattaki kütüphanenin sürekliliği niteliğindeki Kütüphane Asma Katı ve Grup Çalışma Alanları yer alır.

5. Malzeme, Detay ve Cephe Felsefesi

Geleneksel Malzemenin Modern Yorumu:

Cephe ve zemin kat kurgusunda Muğla’nın yerel yapı kimliği katmanlar halinde, modern bir mimari dille yeniden yorumlanmıştır. Cephe tasarımında malzeme yalnızca estetik bir tercih olarak değil; Muğla’nın iklimsel, kültürel ve yapısal hafızasını çağdaş mimarlık diliyle yeniden yorumlayan temel tasarım aracı olarak ele alınmıştır.

1. Zemin Kat (Taş Duvar Kabuk):

Avluyu ve zemin katı çevreleyen masif taş duvar, yapıyı sokak ölçeğinde korunaklı ve yerel dokuya ait kılar. Masif taş kabuk, yüksek ısıl kütlesi sayesinde yaz aylarında güneş yükünü azaltırken, yapının sokak ölçeğinde güçlü bir zemin etkisi oluşturmasına katkı sağlamaktadır.

2. Işık Bandı Eşiği (70 cm Boşluk):

Taş duvarın bittiği noktada, bir üst kot ile arasında 70 cm’lik kesintisiz bir cam boşluğu bırakılmıştır. Bu detay, iç mekâna kontrollü ve dramatik bir gölge-ışık oyunu aktarırken, üstteki kütlenin hafifçe havada yüzüyor hissi vermesini sağlamaktadır.

3. Dikey Peyzaj Entegrasyonu:

Taş duvarların üstü birer saksı gibi detaylandırılmıştır. Akdeniz iklimine uyumlu, sarkıcı veya bu 70 cm’lik boşlukta yetişebilen bitkiler yerleştirilerek taş duvarla bütünleşen yeşil bir cephe dokusu elde edilmiştir. Bitkisel katman, yalnızca estetik bir unsur değil; cephe sıcaklığını düşüren, mikroiklim oluşturan ve kullanıcı konforunu artıran pasif bir çevresel strateji olarak değerlendirilmiştir.

4. Üst Katlar (Ahşap ve Beyaz Sıva):

Bu 70 cm’lik cam boşluğunun üzerinde, yine geleneksel dokudan referans alan ahşap bitiş detayları kullanılmıştır. Üst kat kütlelerinde ise Muğla evlerinin karakteristik özelliği olan beyaz badanalı boya ve sıva dokusu, modern cumba konsolları ve parçalı cephe hareketleri ile birleştirilerek projenin nihai mimari kimliği tamamlanmıştır.
Sonuç olarak yapı, Muğla’nın geleneksel mimari belleğini taklit etmek yerine; yerel malzeme, iklim ve mekânsal organizasyon ilkelerini çağdaş bir kamusal yapı tipolojisi içerisinde yeniden yorumlayan sürdürülebilir bir tasarım yaklaşımı önermektedir.

Etiketler

Bir yanıt yazın