1. Ödül, Balıkesir Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi Mimari Proje Yarışması

Slot Mimarlık tarafından "Balıkesir Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi Mimari Proje Yarışması" için tasarlanan proje, 1. ödülü kazandı.

Proje Raporu:

Geçmişle Geleceğin Uzlaşı Mekânı Olarak Balıkesir Kent Meydanı’nı Yeniden Düşünmek

1.Kavramsal Çerçeve ve Bağlam

Balıkesir kent makroformu, 19. yüzyılda demiryolunun kente ulaşması ve 1937 yılında Atatürk Parkı’nın inşasıyla sınırlarını aşarak tarihsel süreçte belirgin morfolojik eşikler üzerinden şekillenmiştir. Gar Binası ile Cumhuriyet Meydanı arasında konumlanan ve yakın zamana kadar Toplu Taşıma Merkezi’nin araç odaklı yüzey kullanımlarına tahsis edilen alan, bu tarihsel akışı kesintiye uğratan ve yaya hareketini tıkayan katı bir mekânsal kopuş bölgesi olarak kent belleğinde yer edinmiştir.

Tasarım, bu radikal kentsel eşiği nostaljik bir restorasyon refleksinden ziyade ‘eleştirel yeniden kurgu’ yaklaşımıyla ele alır. Bu yaklaşım, alanı salt bir geçiş rotası olmaktan çıkararak geçmişin izleri ile güncel kamusal yaşam pratiklerini birbirine teyelleyen, iyileştirici bir kentsel arayüz olarak yeniden tanımlar. Alan, altyapısal yüklerinden arındırılarak kentsel belleğin mekân üzerinden kesintisiz bir biçimde okunabildiği bir süreklilik hattına dönüştürülür. Bu morfolojik sürekliliğin en canlı tanıkları olan ve eski meydan formunun sınırlarını çizen yapısal ve peyzaj envanteri korunup yeniden yorumlanarak, alanın sosyo-ekolojik hafızası kurgulanan yeni mekânsal omurgaya doğrudan entegre edilir.

2. Kentsel Strateji ve Topografik Entegrasyon

Kentsel stratejinin temel hedefi; Atatürk Parkı, Ali Hikmet Paşa Meydanı, Gazi Bulvarı, Vasıf Çınar Caddesi ve kentin kuzeyinden Çay Deresi’ni aşarak gelen yaklaşımlar gibi kent yaşantısının önemli odakları arasında kopan bağları kopan veya kurulması gereken ilişkileri kurabilmektir. Bu omurga yalnızca bugünün değil gelecekte de yapılı çevrenin muhtemel dönüşümlerine sonuçlarını da düşünülerek kurgulanmıştır. Proje alanı; sınırları keskin, izole bir yapı adası olarak değil, kent zemininin doğal bir uzantısı olarak çalışan katmanlı bir kent parçası olarak ele alınmıştır. İhtiyaç programının en büyük hacmini oluşturan 1000 araç kapasiteli kapalı otopark ile sosyal merkez mekânları, yatayda ve düşeyde kentsel akışı destekleyecek biçimde kurgulanmıştır. Yeraltı otopark kütlesi, salt kapalı bir betonarme eklenti olarak bırakılmamış; aksine, mevcut ve önerilen peyzaj dokusuyla bütünleşerek yapısal ayak izini silikleştiren bir tasarıma kavuşmuştur. Bu yapı, farklı kentsel yönelimleri birbirine bağlayan düşey sirkülasyonları sayesinde, gündelik hayatın niteliğini artıran erişilebilir bir meydan karakterinin yaratılmasında temel bir rol üstlenmiştir. Yaya akışını kesintisiz ve güvenli kılmak amacıyla araç giriş ve çıkışları, alanın çeperinde yer alan Vasıf Çınar Caddesi yönüne kaydırılmıştır. Yapısal yüzeylerin peyzajla kurduğu bu hassas denge, zemin kotunu bütünüyle yaya öncelikli bir toplanma ve karşılaşma alanına dönüştürmüştür.

3. Mekânsal Kurgu ve Deneyim

Tasarım, “kentte yürümek” eylemini doğrusal bir A noktasından B noktasına ulaşma pratiği olmaktan çıkarıp, programın ve peyzajın içinden akan üç boyutlu mekânsal bir kesite dönüştürür. Gar Binası, Gazi Bulvarı ve çevre sokaklardan gelen yaya sirkülasyonu, zemin kotunda birleşerek Balıkesir Kent Meydanı imgesinin kamusal karakterini farklı kesit ve ölçeklerde yeniden üretir.

Şartnamede talep edilen 5.500 m² büyüklüğündeki sosyal, kültürel ve ticari işlevler; bu akışı üreten doğrultular referans alınarak parçalı bir planimetriyle kurgulanmıştır. Program, sosyal ve ticari olmak üzere iki ana kütleye; ticari birimler ise kendi içinde altı parçaya ayrılarak yarı açık sirkülasyonlu bir kurguyla tek bir saçak örtüsünün altında örgütlenir. Zemin kotu tamamen şeffaflaştırılarak iç ve dış mekân sınırı eritilir; böylece farklı kotlardaki ticari birimler kentsel yaklaşımların ritmini ve enerjisini doğrudan içeri çeker. Vasıf Çınar Caddesi’ne paralel olarak üretilen peyzaj alanına bakacak şekilde üst kotlara yerleşen sergi alanları, atölyeler ve kent kitaplığı; galeri boşlukları, amfiler ve yırtıklar etrafında şekillenerek hem birbirleriyle hem de zemin kattaki kentliyle kesintisiz bir görsel etkileşim kurar. Bu esnek kurgu sayesinde Cumhuriyet Meydanı, günlük yaşam pratiklerine ve rastlantısal karşılaşmalara zemin hazırlayan yaşamsal bir arayüze evrilmesi hedeflenmiştir.

4. Tektonik Dil ve Strüktürel Rasyonellik

Yapının tektonik dili ve taşıyıcı sistem kurgusu, kentsel yaya akışlarına maksimum serbestlik tanımak üzere strüktürel rasyonellik ile desteklenen bir kent imgesi etrafında şekillenir. Tüm sosyal merkezi ve altındaki program parçalarını tek bir kabuk altında toplayan üst örtü, üçgen gridal sistemin sunduğu yapısal avantajla kurgulanır. Bu sistem, geniş açıklıkların minimum sayıda düşey taşıyıcı kolonla geçilmesini sağlayarak zemin kotunda mekânsal esnekliği garanti altına alır. Üst örtü, yönlendirdiği hava akışlarıyla açık alanlarda mikroklimatik konforu maksimize eden aktif bir iklimlendirme elemanı olarak çalışır. Aynı zamanda kabuğun yüzeyinde oluşturulan perfore doku, doğal gün ışığını filtreleyerek iç mekânlara kontrollü bir biçimde alır ve yapının enerji yükünü hafifletir. Malzeme, strüktür ve iklim verilerinin bu sentezi; Balıkesir’e, değişen kentsel ihtiyaçlara göre dönüşüme açık, sürdürülebilir bir merkez kazandırır.

Etiketler

1 Yorum

  • Suphi Doğan says:

    Devasa bir çatı. Hem de kot olarak neredeyse zemin düzleminde… Hem plan düzleminde meydanın çoğunu kaplamış hem de insan gözünden meydan ve çevre algısını kapatmış… Proje metnindeki açıklamaların tutarsızlığı da ayrı bir konu…

Bir yanıt yazın