Inglis Badrashi Loddo (IBLA) tarafından Londra’nın tarihi kentsel dokusu içerisinde tasarlanan Walled Courtyard, mevcut bahçe duvarlarının gerisinde bağımsız ve kompakt bir konut birimi.

Fotoğraflar: Brotherton Lock
Proje alanı, 2. derece koruma altındaki Georgian Dönemi şehir evine ait bahçe alanının bölünmesiyle elde edilmiş olup, planlama ve koruma kriterleri doğrultusunda yapılaşmaya açılarak yeni bir kentsel müdahale alanı niteliği kazanmış.

Konut sahiplerinin talepleri doğrultusunda geliştirilen proje, mevcut yapıdan bağımsız işleyen, yüksek doğal aydınlatma performansı sağlayan, erişilebilirlik standartlarına uygun ve kompakt mekansal kurguya sahip bir konut birimi olarak tasarlanmış.
Yapı, meydan çevresinde son 175 yıl içerisinde inşa edilen ilk yeni konut olması nedeniyle bölgeye özgü koruma ve planlama kriterleri doğrultusunda şekillendirilmiş. Bu kapsamda yapı, tarihî bahçe sınırlarının yeniden yorumlanmasıyla oluşturulan tuğla çevre duvarlarının gerisinde konumlandırılarak kamusal görünürlüğü minimize edilmiş.

Tasarımın temel yaklaşımı, kısıtlı ve içe dönük arazi koşullarına rağmen ferah bir mekânsal deneyim sunan ve doğal aydınlatmadan maksimum düzeyde yararlanan bir konut üretmek üzerine kurgulanmış.
Alan yakın dönemde otopark olarak kullanılmış olsa da, tarihsel olarak tuğla duvarlarla çevrili bir bahçe niteliği taşıyor. Bu doğrultuda çevre duvarlarının yeniden inşası, alanın tarihsel kimliğinin korunması ve sürekliliğinin sağlanmasına yönelik bir tasarım stratejisi olarak benimsenmiş.

Çevre duvarlarının inşasında geri kazanılmış tuğlalar ile yeni Londra stok tuğlaları birlikte kullanılarak tarihsel süreklilik ve malzeme bütünlüğü sağlanmış.
Duvarlar, sokak silüetinde kesintisiz bir bahçe sınırı oluşturacak şekilde tasarlanarak dışarıdan bütüncül bir kütle algısı yaratmış. Dış yüzeylerde tuğlaların doğal dokusu korunurken, avluya bakan iç yüzeyler kireç bazlı boya ile kaplanarak doğal ışığın yansıtılması ve mekânsal aydınlığın artırılması hedeflenmiş.

Yapıya erişim, boyalı ahşap giriş kapısı üzerinden sağlanmakta olup bu giriş, sokak ile iç mekân arasında geçiş zonu oluşturan avluya açılıyor. Avlu aynı zamanda hava kaynaklı ısı pompası, bisiklet park alanı ve atık depolama birimleri için servis alanı olarak işlev görüyor.
Konut planı, merkezde konumlandırılan avlu etrafında kurgulanmış olup mekânlar, sürgülü cam kapılar aracılığıyla birbirine bağlanmış. İç mekânlarda doğal aydınlatma performansını artırmak amacıyla avluya yönelen cam açıklıklar, stratejik olarak konumlandırılan çatı pencereleriyle desteklenmiş.

Giriş aksı boyunca konumlanan ana yatak odası ve ebeveyn banyosu, planın batı bölümünde yer almakta ve konut içerisinde uzun görüş hatları oluşturuyor. Planın merkezindeki açık plan mutfak ve yemek alanı ise üstten doğal ışık alan özel tasarım kontrplak depolama elemanlarıyla desteklenmiş.
İç mekânda kullanılan beyaz duvar yüzeyleri, badanalı ahşap çatı kirişleri ve süreklilik gösteren gri porselen zemin kaplamaları, sade ve bütüncül bir malzeme dili oluşturmuş. Duvar ceplerine gizlenen sürgülü kapılar ise mekânsal esnekliği artırırken hacim algısını güçlendiriyor.

Açıkta bırakılan çatı kirişleri, yapısal işlevlerinin yanı sıra mekânın mimari karakterini güçlendiren önemli bir tasarım öğesi olarak değerlendirilmiş.
Kirişlerin oluşturduğu düzenli strüktürel ritim, yaşam alanları boyunca devam ederek avlu çevresinde yön değiştirmiş. Böylece tavan düzleminde dinamik bir mekânsal karakter oluşturulurken yeşil çatının taşıyıcı sistemi de destekleniyor.

Planın doğu bölümünde yer alan çok amaçlı mekân, ikinci yatak odası veya dinlenme alanı olarak kullanılabilecek esnek bir kullanım senaryosu sunuyor. Ana banyo ise arazinin kavisli köşesinde konumlandırılmış olup, dairesel formdaki çatı penceresi sayesinde doğal gün ışığı ile aydınlatılıyor.
Yapının çevresel performansını artırmaya yönelik stratejiler arasında hava kaynaklı ısı pompası, yüksek performanslı ısı yalıtımı, yerden ısıtma sistemi ve yeşil çatı uygulaması yer alıyor. Bu bileşenler, enerji tüketiminin azaltılmasına ve yapının sürdürülebilirlik hedeflerinin desteklenmesine katkı sağlıyor.
