Katılımcı, Ankara Keçiören Belediyesi Fatih Stadı Alanı Tasarımı Fikir Projesi Yarışması

Binyamin Yalçın, Gizem Buse Akyüz Yalçın, Şule Öztürk, Ramazan Yüksek ve Yavuz Semih Boyar'ın "Ankara Keçiören Belediyesi Fatih Stadı Alanı Tasarımı Fikir Projesi Yarışması" için tasarladığı proje önerisi.

ANA TASARIM KARARLARI

– RE|STAD Re-: Latince kökenli bir örnektir. “Geri”, “tekrar”, “yine” veya “karşı” anlamlarını taşır. Orta İngilizce döneminde Eski Fransızca aracılığıyla İngilizceye geçmiştir ve bir eylemin baştan veya yeniden yapılması gerektiğini ifade eder.

1. KONSEPT VE YAKLAŞIM: “Kentsel Bir Yeniden Başlatma” RESTAD projesi, günümüzde işlevini yitirmiş veya tekil fonksiyona sıkışmış kentsel büyük boşlukların, şehrin güncel ihtiyaçlarına göre nasıl “resetlenebileceği” sorusuna bir yanıttır. Projenin ismi, stadyum tipolojisinin statik yapısını kırarak; alanı dinamik, çok katmanlı ve yaşayan bir organizmaya dönüştürme felsefesini temsil eder. Fatih Stadı alanı, sadece bir spor alanı değil; Keçiören’in sosyal dokusunu, yeşil sistemini ve kamusal etkileşimini yeniden başlatan bir “Kentsel Jeneratör” olarak kurgulanmıştır. Restad: Kentsel Hafızanın İzinde Mekânsal Bir Yeniden Doğuş Kızlarpınar ve Bursa caddelerinin kesişiminde, kentin dinamik araç ve yaya sirkülasyonunun kalbinde konumlanan Fatih Stadyumu, yıllarca kolektif belleğin en güçlü sahnelerinden biri olmuştur. Restad projesi, bu tarihsel katmanı bir nostalji öğesi olmanın ötesine taşıyarak; alanı geçmişin anılarıyla bugünün kentsel ihtiyaçlarının harmanlandığı hibrit bir odak noktasına dönüştürmeyi hedefler. Gökçek Parkı’ndan süzülen yeşil dokunun, Kuyubaşı Metro istasyonundan gelen yoğun insan akışıyla kesintisiz bir biçimde eklemlendiği bu tasarım; kentsel sürekliliği mekânsal bir omurga olarak benimser. Tasarımın kavramsal merkezinde, alanın genetik kodlarına sadık kalarak kurgulanan “Anıtsal Tribün” yer alır. Bu tribün, sadece bir oturma birimi değil; hem alanı panoramik bir açıyla gözetleyen bir “kentsel fener” hem de kullanıcıya yeni perspektifler sunan bir deneyim aracıdır. Hafızanın somutlaştığı bu anıtsal formun karşısında; kültür, sanat ve sporun iç içe geçtiği çok katmanlı bir yaşam programı filizlenir. Proje, günün her saatinde yaşayan, geçirgen ve katılımcı bir program matrisine sahiptir:

· Kültürel ve Sosyal Odaklar: Bilginin paylaşıldığı mode bir kütüphane, yaratıcılığı tetikleyen atölyeler ve yerel sanatın nabzını tutan sergi alanları.

· Aktif ve Dinamik Mekânlar: Esnek kullanıma uygun dönüşümlü spor alanları, pilates stüdyosu ve adrenalini kente taşıyan kaykay parkuru.

· Kentsel Sahne ve Kamusal Arayüz: Açık alan amfisi ve forum alanı ile desteklenen sahne kurgusu; gösteri, tartışma ve buluşmalar için demokratik bir zemin oluşturur.

· Kentsel Konfor ve Donatı: Kafe, büfe ve dinlenme alanları gibi sosyal durakların yanı sıra; çocuk oyun alanları ve peyzajla bütünleşik yürüyüş rotaları kullanıcının günlük ritmine eşlik eder. Restad, yeraltı otoparkı ve stratejik olarak konumlandırılan ıslak hacim çözümleriyle işlevsel mükemmeliyeti sağlarken, sunduğu zengin bitki örtüsüyle de kent dokusu içinde nefes alan bir vaha yaratır. Bu proje, Fatih Stadyumu’nun sahip olduğu mekân hafızasını, geleceğin sosyal ve kentsel gereksinimleriyle yeniden inşa eden mimari bir manifestodur.

2.ALAN KULLANIMI VE YERLEŞİM KARARLARI

Restad: Kentsel Süreklilik ve Ekolojik Eklemleme Fatih Stadyumu ve yakın çeperinde yer alan Kuyubaşı Metro İstasyonu ile Gökçek Parkı aksı, yüksek yoğunluklu bir yaya sirkülasyonuna sahne olmasına rağmen, mevcut durumda fiziksel ve iklimsel koşullara karşı savunmasız, tanımsız bir kentsel boşluk niteliğindedir. Alanda gözlemlenen yaklaşık 6-7 metrelik dramatik kot farkı, mevcut dokuda erişilebilirliği kısıtlayan ve alanı çevresinden kopararak içe kapatan bir engel teşkil etmektedir. Özellikle Bursa Caddesi, Gökçek Parkı’ndan gelen potansiyel yeşil dokuyu sert bir şekilde kesintiye uğratarak, kentsel ekolojinin ve yaya sürekliliğinin önünde lineer bir bariyer oluşturmaktadır. Restad projesi, bu kentsel “kopuş” noktalarına pozitif mimari müdahalelerle yanıt vererek, alanı pasif bir geçiş bölgesinden aktif bir kentsel çekim merkezine dönüştürmeyi amaçlar:

·Topografik Manipülasyon ve Erişilebilirlik: Mevcut kot farkı bir engel olmaktan çıkarılıp, tasarımı şekillendiren bir veri olarak kabul edilmiştir. Kademeli teraslamalar ve rampalar aracılığıyla oluşturulan akışkan zemin kurgusu, projenin çevreye sırtını dönen yapısını kırarak, her noktadan eklemlenebilir ve engelsiz bir kamusal rampa/meydan kurgusu sunar.

·Yeşil Koridorun Restorasyonu: Bursa Caddesi\’nin yarattığı ekolojik kopukluk, proje alanının yeşil dokuyla yukarı yönde “yükseltilmesi” ve parkın bitki örtüsünün yapısal kabukla bütünleştirilmesiyle aşılmıştır. Bu sayede Gökçek Parkı\’nın yeşil izi, kesintiye uğramadan projenin içine sızarak kentsel bir biyo-koridor oluşturur.

·İklimsel Konfor ve Korunaklı Arayüz: Alanın fiziksel şartlara karşı korunaksız yapısı, stratejik olarak konumlandırılan saçaklar, yarı-açık mekanlar ve gölgeleme elemanlarıyla optimize edilmiştir. Sert iklim koşullarına karşı bir kalkan görevi gören bu yapısal kabuk, kullanıcıya dört mevsim konforlu bir sosyal deneyim alanı sunar. Restad, kentsel tıkanıklıkları birer tasarım fırsatına dönüştürerek; çevresine sırtını dönen değil, çevresini kucaklayan, nefes alan ve üreten bir kentsel organizma olarak yükselmektedir.

3. MEKANSAL KURGU VE YENİDEN İŞLEVLENDİRME

Mevcut stadyumun izi, kolektif hafızayı korumak adına korunmuş ancak sert zemin-tribün ilişkisi esnetilerek hibrit bir yapıya kavuşturulmuştur.

·Sporun Dönüşümü: Geleneksel futbol sahası odağından çıkılarak pilates alanları ve çok amaçlı spor platformları alana yayılmıştır.

·Kültürel ve Sosyal Odaklar: Tribün altları ve atıl kalan diğer hacimler; Gençlik Atölyeleri, Dijital Kütüphane ve Semt Kolektifi gibi kapalı mekanlara dönüştürülmüştür. Bu alanlar, 7/24 yaşayan bir zemin oluşturur.

·Etkinlik Alanı : Eski saha zemini, büyük ölçekli konserler, festivaller ve açık hava sineması gibi kitlesel etkinliklere izin veren, ancak gündelik kullanımda geniş bir dinlenme alanı sunan esnek bir “Yeşil Boşluk” olarak tasarlanmıştır.

Mekânsal Çeşitlilik ve Katılımcı Deneyim Kurgusu

Restad, her yaş grubundan ve her sosyo-kültürel altyapıdan gelen kullanıcıyı kucaklayan, evrensel tasarım ilkeleriyle biçimlenmiş hibrit bir program matrisi sunar. Tasarımın odağında yer alan çok amaçlı forum alanı ve sahne kurgusu, kentsel karşılaşmaların ve kolektif üretimin zeminini oluştururken; bu dinamik yapı, esnek sergileme modülleri ve yaratıcılığı tetikleyen atölyelerle desteklenmektedir. Kullanıcılar, günün farklı saatlerinde kütüphanenin sessiz ve odaklanmaya teşvik eden atmosferinden faydalanabilir veya spor alanlarında fiziksel aktivitelerini gerçekleştirebilirler. Bu işlevsel çeşitlilik, alanın sadece bir geçiş noktası değil, kullanıcının günlük yaşam döngüsünün her anına yanıt veren, yaşayan bir kentsel odak noktası olmasını sağlar.

Kesintisiz Akış ve Kamusal Konfor

Mekânsal organizasyonun her aşamasında erişilebilirlik ve konfor, tasarımın omurgasını oluşturmaktadır. Sosyal etkileşimi güçlendiren kafe, büfe ve dinlenme alanları, geniş yeşil doku ile iç içe geçerek kullanıcılara kent karmaşasından uzak, korunaklı bir vaha sunar. Peyzajın yapısal bir eleman olarak kurgulandığı bu açık ve yarı-açık alanlar, yaya sirkülasyonunu projenin içine davet eden geçirgen bir yapıdadır. Form ve fonksiyonun birleştiği bu kurguda, her bir birim kullanıcıya farklı bir duyusal deneyim sunarken; stratejik yerleşimler sayesinde sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler arasında kesintisiz ve akışkan bir geçiş imkânı tanınmıştır.

Etiketler

Bir yanıt yazın