Spaceworkers tarafından Portekiz’in Vila do Bispo kentinde tasarlanan proje, yeni ve mevcut arasında süreklilik ve kontrast kuran bir yaklaşımla eski depo yapılarını çağdaş bir müzeye dönüştürüyor.
Portekiz’in Vila do Bispo kentinde, spaceworkers tarafından tasarlanan ve yakın zamanda tamamlanan bu kültür yapısı, süreklilik, kontrast ve kentsel kimlik arasında kurduğu dengeli ilişkiyle öne çıkıyor. Proje, bir dizi eski depoyu çağdaş bir müzeye dönüştürürken, yerle kurduğu bağ üzerinden güçlü bir mimari söylem geliştiriyor.
Vila do Bispo’nun tarihsel dokusu içinde konumlanan müdahale, mevcut depo yapılarını genişleten ve yeniden tanımlayan yeni bir hacimle birlikte ele alınıyor. Orijinal koridorlara karşılık gelecek biçimde kurgulanan bu yeni yapı, biçimsel sürekliliği korurken aynı zamanda ana giriş olarak konumlanarak zaman içinde yapılan müdahaleyi açık biçimde görünür kılıyor.
Eklenen yeni hacim, teknik, idari ve sosyal işlevleri bünyesinde toplayarak mevcut yapıların iç mekânlarını bütünüyle sergi kullanımına açıyor. İç mekânda tercih edilen nötr gri dış yüzey ve siyah iç yüzey, sergi kurgusunun akışkan ve dinamik karakterini öne çıkarırken, ziyaretçiyi mekân içinde sezgisel bir şekilde yönlendiren soyut bir atmosfer oluşturuyor.
Buna karşılık, yeni yapı tek parça halinde tasarlanan kırmızı pigmentli beton kütlesiyle kentsel ölçekte güçlü bir ifade ortaya koyuyor. Kütle ve boşluk ilişkisi, mevcut yapıların geometrisini yeniden yorumlarken, iç mekân, dış mekân ve peyzaj arasındaki sınırları yeniden tanımlayan bütüncül bir kurgu sunuyor.
Ortaya çıkan yapı, zamansız bir sadelik ile çağdaş bir mimari dili bir araya getiriyor. Vila do Bispo’ya aitmiş hissi veren bu müze, aynı zamanda yerleşime yeni ve özgün bir mimari kimlik kazandırıyor.
