2. Ödül, Nurdağı İlçesi Deprem Anıtı Yarışması

Pınar Kayhan Helvacıoğlu ve Ali Can Helvacıoğlu tarafından "Nurdağı İlçesi Deprem Anıtı Yarışması" için tasarlanan proje, ikincilik ödülü kazandı.

Proje Raporu:

6 Şubat 2023 yılında yaşanan depremlerde binlerce vatandaşımızı kaybettik. Deprem Anıtı önerimizde;

“Yıkımı, can kayıplarını ve acı geçmişi unutturmadan gelecek nesillere aktarmak ve yaşanılan üzücü olaylardan ders alınarak bir daha yaşanmaması üzerine odaklanılmıştır.”

Soyut deprem kavramını fizikselleştirirken ‘metaforlardan’ yararlanılmıştır. Metaforlar, karmaşık ve soyut kavramların; akıcı, vurgulu bir şekilde aktarılarak anlaşılır hale gelmesini sağlarlar.

Amacımız; göstergebilimden (semiyolojiden) yararlanarak özellikle depremi henüz tecrübe etmeyen gelecek kuşakların, zihinlerinde yer alan göstergelerle çağrışım yaparak, görsel ve fiziksel temas kuracakları somut anıt üzerinden anlam üretmesini sağlamaktır.

2016 yılında, Düzce depremini yaşamış lise öğrencileriyle yapılan çalışmada, öğrencelerin deprem üzerinden en çok; karanlık, ölüm, yıkıntı, çöküş, kıyamet günü, ruhsal çöküntü, sessiz çığlık, çaresizlik, sarsıntı, felaket, gürültü metaforları ürettikleri tespit edilmiştir. Buna göre öğrencilerin deprem kavramından ürettiği metaforların ‘duyularla’ doğrudan ilişkili olduğu görülmektedir.

– Önerimizde amacımız; vatandaşlarımızın anıtla görsel, fiziksel, işitsel iletişim kurması ile üzerlerinde çarpıcı, vurucu ve derin izler bırakarak bu felaketin yıkıcı sonuçlarının hatırlatılması ve tekrarlanmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaktır.

– Bu sebeple 23 Şubat Deprem Anıtı, duyuları açığa çıkaran ve kullanıcıya çoklu duyu deneyimi yaşatan adeta bir açık hava müzesi olarak ele alınmıştır.

– Buna göre Nurdağı bölgesel araştırmalarımız sonucu göstergebilim ışığında aldığımız çok yönlü tasarımsal kararlarımızı ve mekânsal kurgu önerilerimizi sebepleriyle birlikte listeledik.

1. Eşik Kavramı

1.1 Coğrafi bakımdan; Nurdağı konumu sebebiyle; ulaşım eşiği, iklim eşiği, deprem eşiği, rakım eşiği, ekonomik fonksiyon eşiği arasında yer almaktadır. Nurdağı için ‘Eşikler Bölgesi’ tanımı yapmak yerinde olacaktır.

1.1.1 Ulaşım Eşiği; İlçe konumu gereği şehirlerarası bağlantının sağlandığı ve bu yolların kesiştiği kavşak çevresinde gelişmiştir.

1.1.2 Rakım Eşiği; 570 rakımlı ilçe merkezi, kuzeybatıda yüksekliği 2000 rakıma ulaşan Amanos Dağları ve güneydoğuda Kurt Dağları ile adeta sınırlandırılmış durumdadır. Nurdağı için ilçeyi kuşatan tepeler arasında eşik oluşturan basık arazi demek yerinde olacaktır.

1.1.3 Fay Hattı – Graben Sahası — Deprem Eşiği; ilçe, 1. derece deprem kuşağında olup, Doğu Anadolu Fayı bölgeden geçmektedir. Aktif teknonik faaliyetlerin olması sebebiyle bölge yüksek tepelerin eşiğinde kalan Graben Sahasıdır (çöküntü hendeği).

1.1.4 İklim Eşiği; Nurdağı iklimi, coğrafi özelliklerinden ötürü Akdeniz iklimi ile karasal iklimi arasında her iki ikimin özelliğini de barındıran eşikte, geçiş özelliği gösterir.

1.1.5 Ekonomik Fonksiyon Eşiği; ilçe güney, doğu ve güneydoğuda geniş ve verimli düzlüklerle kaplı ve tarıma elverişlidir. Bölgenin ticaret yollarının üzerinde olması, ulaşım olanaklarının çok iyi olması ve tarım alanlarının sanayi ürünleri yetiştirmeye uygun olması sanayinin aktif sürdürülmesini desteklemektedir. Nurdağı, tarım, ulaşım ve sanayi faaliyetlerinin birbirini desteklediği fonksiyon eşiğinde bulunur.

1.2 Mimari bakımdan; Eşik kavramı, mimari kurgumuzda sınırları tanımlı anıt alanı girişlerini tasvir eder. 20×40 ebatlarında tanımladığımız anıt alanı şehirlerarası ulaşım yollarının kesiştiği ve şehrin büyüme eşiğinde yer alan kavşakla aynı hizadadır. 20×40 anıt alanının geometrisi ilçenin grid planlı rijit ve düzenli planından aykırı olarak yaklaşık 45 derece dönmüş olarak konumlandırıldı. Bunun sebepleri;

1.2.1. Aslında buraya ait olmaması gereken ve ilçeye aykırı bir yapıtın varlığını vurgulamak (binalar dayanıklı olsaydı, acılar yaşanmayacaktı! Ve bu anıt burada yer almayacaktı),

1.2.2 Dönme hareketi sayesinde yüzey alanı artırıldığından yaya ve araç yollarından anıtın algısını artırmak,

1.2.3 İlçeye gelen vatandaşların zihinlerinde ‘yığın, enkaz’ imgelemi oluşturarak deprem gerçeğini hafızalara kazımak,

1.2.4 Anıt alanı ilçe yollarının kesiştiği kavşak noktasında bulunduğundan ilçeye girişi tanımlamak ve ilçeye yeni bir nirengi noktası oluşturmaktır.

1.3 Semiyolojik bakımdan; Eşik kavramı anıta gelenlerin duyularını aktif etmek için onları gündelik hayattan ayıran bir eşik olarak ele alınmıştır. Bunun için tanımlı yaya yollarından 3 giriş tanımlanır ve anıtı ziyarete gelenler yaya rampalarıyla yol kotundan 3 metre aşağı inerek (eşik) anıta giriş yapar. Bunun sebepleri;

1.3.1 Kullanıcıları dış dünyadaki seslerden, olaylardan arındırarak anıta odaklanmalarını sağlamak,

1.3.2 Kullanıcıların zihinlerinde yeryüzü-yeraltı, bilinç-bilinçaltı (travmalarımız), gerçek-sanal, içerisi-dışarısı, yaşam(depremdenkurtulanlar)-ölüm(geridebıraktıklarımız) kavramlarını anımsatmaktır.

2. Açılı Monolit Beton Bloklar – Enkaz, Yığın İmgesi

2.1 Semiyolojik bakımdan; deprem sonrası insanların zihinlerinde en fazla kalan görüntü; birbiri üstüne yığılmış, yıkılmış, çökmüş betonlar ve onların ardında sönen yaşamlar, kalan yarım hayatlar, acılar, üzücü hatıralardır. Acı felaketten dersler çıkararak, tekrarının yaşanmaması için insanların zihinler yer alan enkaz metaforunu anımsatan beton bloklar kurgulanmıştır.

2.2 Mimari bakımdan; beton bloklar yönsüz, merkezinden dönmüş, birbirinden farklı açılarda ve 50 derece yatmış olarak konumlandırılmıştır. Uzaktan bakıldığında adeta yıkılmış ve birbirinin üzerine düşmüş biçimde algılanır. Böylece insanların zihinlerinde deprem felaketi ve enkaz imgeleri belirir (Ancak aslında birbirine temas etmez (Bkz. 5.3 – 50 derece eğimli 6m x 6m Beton Bloklar Başlığı)

3. Labirent Kurgusu – Çoklu duyu deneyimi

3.1 Mimari bakımdan; Beton bloklara uzaktan bakıldığından enkaz imgesini zihinlerde canlandırsa da insanların, anıtı ziyaret edebilmeleri için yoldan 3 metre alt kotta konumlanan ve erişiminin yaya rampalarıyla sağlandığı girişlerden aşağı inmeleri gerekir (EŞİK).

– Anıt girişleri (fiziksel eşikler); 1. Güneybatıda Osmaniye Yolu yönünde yer alan mevcut yaya yolu, 2. Antakya Yolu yönünden yaya erişimi ve 3. Eğitim kurumlarının (yeni nesil-gelecek) yer aldığı güney yönünde yer alan amfi girişi

– Bu şekilde yol kotondan 3 metre yükseklikte algılanan beton blokların, girişlere yaklaştıkça gerçekte 6 m olduğu ortaya çıkar. Burada amacımız, insanı ezen ve insan ölçeğiyle uyumsuz bir deneyim mekanı oluşturmaktır (açık müze). Böylece insanların üzerinde depremin yarattığı duyguları tetikleyip, onlara duyusal ve varoluşsal bir deneyim yaşatabiliriz.

– Depremin yıkım yönü olmadığından beton bloklar rastgele konumlandırılmış gibi algılanır. Ancak beton bloklar, LABİRENT iç mekan kurgusuna sahiptir.

3.2 Duyusal, varoluşsal bakımdan; labirent iç mekan kurgusunda, kullanıcılara giriş seçenekleri sunulmuştur. Her bir yönelim beraberinde başka dolaşım seçenekleri sunar. Böylece olasılıklar çoğalır. Kullanıcılar mekanda dolaştıkça yön duygusunu karıştırır çünkü hiçbir zaman düz ve net biçimde ilerleyemez. Bazen ise dolaşım çıkmaz olur o halde ziyaretçiler geri dönüp başka yollar denemelidir.

– İnsanı ezen ölçekteki (6mx6m) beton blokların mesafeleri kimi zaman daralır, kimi zaman 50 derece yatan beton bloklar insanın üstüne düşecek gibi (kolostrofobi) algılanır. Ziyaretçilere 3 çıkış noktası sunulur, ama yönlerini kaybedecekleri için nereden ve ne zaman çıkacaklarını bilemezler.

– Burada amacımız, ziyaretçilerin depremde yaşanan rahatsızlık, huzursuzluk, korku, endişe, çaresizlik, panik vb. olumsuz duyguları deneyimlemesini sağlayarak, deprem gerçeğini hatırlatmak ve depremin ciddiye alınmasını sağlamaktır.

4. Malzeme Kurgusu – Duyu organlarının Aktifleştirildiği Çoklu Duyusal Deneyim

Mimari bakımdan; malzeme kullanımı, Labirent kurgusuyla birlikte çoklu duyusal deneyimi destekler ve zenginleştirir biçimde ele alınmıştır.

4.1 Duyuların aktifleştirilmesi; malzemeler yalın, çıplak ve ham halleriyle kullanılmıştır. Amacımız görme duyusunun yanısıra işitme, koklama ve dokunma duyularını uyararak deneyimi zenginleştirmektir. Ziyaretçiler, 6mx6m monolit beton blokların kalıp izleri görme duyusuyla takip edebilir. Aynı zamanda beton bloklara dokunarak kalıp izlerini ve beton döküldüğünde çıkan gözeneklere temas edebilir (dokunma duyusu). Ziyaretçiler labirent iç mekan kurgusunu deneyimlerken yer kaplamalarında kullanılan kayrak taşının engebeli yüzeyini yürürken ayaklarıyla hissedebilir. Yürüyüş yolunun kenarlarında yaklaşma mesafesini tanımlayan çakıl taşlarının pürüzlü yüzeylerini ayaklarıyla yürürken hissedebilir ve ziyaretçiler taşın üstüne basarken taşların birbiriyle temas ederken çıkardığı sesleri işitir. Depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza ithafen (temsili, moteforik) kurguladığımız yolun 3 metre altında yer alan bitkilerin yaydığı kokuyu duyumsayabilir.

4.2 Işık – karanlık etkisi

Işık ve gölge, enkaz metaforunu destekler biçimde kurgulanmıştır. 6 m yükseklikteki beton blokların üst kısımları yoğun ışık alırken beton blokların 50 derece yatan kısımlarının alt ve arka kısımları gölgede kalır. Gölge kısımlar depremde kaybettiklerimizi, acı anılarımızı, travmalarımızı temsil eder. Işık, beton blokların yüzeyini yalayarak taban kısmına ulaşır. Ancak ulaştığı kısımda ışığın etkisi iyice azalır ve ortam kararmaya başlar. Işık 6 m yükseklikteki beton blokların derinliğini ve ziyaretçiler üzerindeki ezici etkisini artırır.

4.3 Yankı Etkisi

Ham halde (sıvanmadan veya kaplanmadan) bırakılan beton bloklar yankı yapar. Anıtı gezen vatandaşlarımızın sesleri dalga dalga yayılır.

Ses dalgaları beton yüzeyler üzerinde yayılır. Burada amacımız depremde en çok duyduğumuz ‘orada kimse var mı?’ ‘yardım edin!’ ‘sesimi duyan var mı?’ cümlelerine atıfta bulunmaktır.

5. Açılı Monolit Beton Bloklar – Umut, Gelecek Temaları

5.1 İntensif yeşillerdirme – Umut ve gelecek

5.1.1 Mimari bakımdan;

– Beton blokların tepe kısımlarında bölge iklimine uyumlu intensif yeşillendirme önerilir. Tepe kısmında yer alan bitkiler akdeniz ve karasal iklim arasında geçiş özelliği gösteren Nurdağı’nda iklime uygun, fazla su istemeyen ve bakım gerektirmeyen step bitkileri (katırtırnağı, yılgın otu, püsküllü çayır, sorguç otu) tercih edilmişir.

5.1.2 Semiyolojik bakımdan;

– İntensif yeşillerdirme, zamanla yaralarımızın sarılacağını, travmalarımızın zamanla dönüşeceğini, güçleneceğimizi, acıların günbegün etkisinin azalacağını temsil eder. Metaforik anlamda; geçmişin üzerini örtmek ve geleceğe umutla bakmak olarak tasvir edilmiştir.

5.2. Botanik bahçesi ve Geride Bıraktıklarımız

5.2.1 Semiyolojik bakımdan;

Anıta girildiğinde hem yol güzergahlarını tanımlayan hem de kafa çarpma mesafesini belirleyen bitkiler, metaforik olarak depremde yitirdiğimiz vatandaşlarımızı temsil eder.

Onlar betonun 50 derece yatmış kısmında bulunur. Onlar asla unutulmamıştır! Belleğimizin bir yerinde hep var olacaktır !

5.2.2 Mimari bakımdan;

İntensif yeşillendirmenin aksine, 3 metre yol kotundan aşağı inerek giriş yapılan kısımda beton blokların zemine temas eden kısımlarında yer alan bu bitkiler iklimsel şartlardan (rüzgar, don vd.) korunaklı alanda bulunduğu için daha çeşitli ve zengindir. Geride bıraktıklarımızı (kaybettiklerimizi) temsil eder ve botanik bahçesi olarak kurgulanmıştır. Bu kısım düşük enerjili ledli gömme kazık aydınlatmalarla gece gündüz aydınlatılır.

5.3. 50 derece eğimli yaklaşık 6m x 6m Beton Bloklar

Uzaktan birbiri üzerine çökmüş olarak algılanan beton bloklara anıtın içinden bakıldığında veya anıta yaklaşıldığında aslında birbirine temas etmediği görülür. Temas yerleri birbirinden kopuktur. Kopukluklar, yarığı andıran biçimde kurgulanmıştır. Depremde toplumca aldığımız yaraları, hasarları ve geçmişten kalan izleri temsil eder (metaforik).

5.3.1 Düşünsel bakımdan TOPLUMSAL DERSİMİZ; Yerçekimine, ağırlık merkezine karşı koyan 50 derece açılı beton bloklar, birbirine değmeden ve dayanmadan ayakta durmaktadır. Doğru mühendislik, doğru imalat ve doğru uygulama yapıldığı takdirde her şeyi yapmak mümkün! Bu anlayışla bir daha deprem felaketinin ağır sonuçlarını yaşamayacağız!

Uygulama Biçimi

Ø16, Ø12, Ø10 ölçülerde inşaat çeliği ve C35 beton kullanılarak radye temel ve eğik plaklar oluşturulmuştur.

Beton plakların dış kontürünü 50×30 betonarme hatıl çevreler. Orta diyagonel hattan da betonarme hatıl sisteme bağlanır. Betonarme plakların birbirleriyle kesiştiği yerlerde boşaltmalar yapılmıştır. Bu boşaltmalarla diletasyonlar oluşturulmuştur. Plakların birbirinden bağımsız çalışmasına izin verilmiştir.

Amaç için Bkz. Rapor 5.3 maddesinde yer alan 50 derece eğimli yaklaşık 6m x 6m Beton Bloklar başlığı.

Radye Temel ile beton plaklar toprağın 50 cm altında birbirine bağlanır. Plakların toprakla temas ettiği kısımda 50 cm yüksekliğinde topuklar yer alır. Topuklar arasındaki toprakla doldurulan alanda bitkiler için elektrik tesisatı, bitkiler için otomatik su tesisatı ve yağmur suyu tahliyesi yer alır.

Etiketler

Bir yanıt yazın