Mimarlık üzerine bilinen ilk kuramsal metni kaleme alan Romalı mimar Marcus Vitruvius Pollio’ya atfedilen tek yapı, İtalya’nın Fano kentinde tespit edildi.

Fotoğraf: İtalya Kültür Bakanlığı’nın izniyle.
Yaklaşık 2000 yıllık bir yapının Vitruvius tarafından tasarlandığına dair kesin tanımlama, Fano’da düzenlenen bir basın toplantısında kamuoyuyla paylaşıldı. Bu yapı, Vitruvius’un tasarladığı öne sürülen ve günümüze ulaşan tek yapı olma özelliğini taşıyor.
Söz konusu yapı, Vitruvius’un MÖ 1. yüzyılda kaleme aldığı ve Batı mimarlık düşüncesinin temel metinlerinden biri kabul edilen De Architectura adlı eserinde ayrıntılı biçimde tarif ediliyor. Mimarlık kuramına dair bilinen ilk kitap olan bu eser, yüzyıllar boyunca mimarlık pratiği ve düşüncesi üzerinde belirleyici bir etki yaratmıştı.

Arkeoloji ekibi, 2023 yılında Fano kentinin doğu kıyısında yer alan Piazza Andrea Costa meydanında, Roma dönemine ait kamusal bir yapı türü olan büyük bir bazilikanın kalıntılarını ortaya çıkardı. Yapının MÖ 19 yılında tamamlandığı düşünülüyor.
Bazilikanın konumu, biçimi ve ölçüleri; De Architectura’nın 5. kitabı’nda tanımlanan yapı ile örtüşüyor. Geniş bir iç mekâna sahip olan yapı, çevresinde dizilen 18 sütunla tanımlanıyor. Çapları yaklaşık 150 santimetre, yükseklikleri ise 15 metre olduğu tahmin edilen bu sütunların kaidelerinden birkaçı son yıllarda gün yüzüne çıkarıldı.
Araştırma ekibine göre, yapının kimliğini kesinleştiren unsur; son köşe sütununun, Vitruvius’un metninde tarif edilen konumla “santimetresi santimetresine” örtüşen bir noktada bulunması oldu.

Keşif, hem mimarlık tarihi hem de Fano kenti açısından son derece önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Ancona ve Pesaro-Urbino bölgelerinden sorumlu arkeoloji yetkilisi Andrea Pessina, keşfin önemini şu sözlerle ifade etti:
“Vitruvius Bazilikası’nın konumunun kesin olarak belirlenmesi, yalnızca akademik ve bilimsel dünya için değil, aynı zamanda Fano kentinin arkeolojik mirası açısından da olağanüstü bir öneme sahip. Uzun süredir araştırılmayı ve değerlendirilmeyi bekleyen bu miras için bugün, geçmişten beri bilinen verileri yorumlamamızı sağlayan kritik bir anahtar elde etmiş bulunuyoruz.”