A25architetti tarafından Cenova'nın küçük bir köyünde tasarlanan The Brick Garden, terk edilmiş bir alanı tuğla, donatı ve bitki katmanlarıyla yeniden yapılandırarak bütünleşik bir peyzaj sistemi haline getiriyor.

Fotoğraflar: Marcello Mariana
The Brick Garden projesi, Ligurya iç kesimlerinde, tarihi boyunca Cenevizliler için bir yaz destinasyonu olan küçük bir köy olan Crocefieschi’de tasarlandı. Köy, Rocche del Reopasso’nun pürüzsüz konglomera kayalıklarının da yer aldığı ormanlar ve doğal kaya oluşumlarıyla çevrili bir peyzaj içinde bulunuyor.

Doğa ve insan varlığı arasında hassas bir dengeye sahip bu kırılgan arazide, müdahale alanı özel bir evin bahçesi olarak şehrin hemen dışında, uzun zamandır terk edilmiş dik bir yamaçta yer alıyor. Çürümenin izlerini taşıyan ancak aynı zamanda kurtarılma potansiyeli olan unutulmuş bir alan.

Rocche del Reopasso gibi, proje de yapay ve doğal unsurların etkileşiminin ortaya çıkışı fikri üzerine kurulu. Brick Garden madde ile peyzajın, doğa ile yapının iç içe geçtiği yeni bir bahçe fikrinin deneme alanı hâline geliyor.

Amaç, kullanılmayan bir alana yeni bir hayat kazandırmak ve ahşap palisadlar ile atık malzemelerden yapılmış mevcut terasları, dinlenme, etkileşim ve çevredeki peyzajla görsel bağlantı sağlayan yeni yaşanabilir mekanlara dönüştürmek.

Farklı teraslar, tuğla, çakıl ve donatı gibi temel unsurlarla birbirine bağlanıyor. Bu unsurlar hem terasların sınırlarını belirliyor hem de bütünleşik ve sürekli bir bahçe oluşturuyor. Yol, sokak seviyesindeki en yüksek terastan evin bulunduğu orta kata doğru kıvrılıyor ve evin bitişiğindeki doğrusal bahçe kompozisyonuna bağlı küçük bir dinlenme alanı sunuyor.

Bahçe, ormanın kenarındaki alt kata doğru uzanıyor ve burada tasarlanmış bahçe ile doğal bahçe arasındaki geçişi işaret eden ikinci bir alan, tefekkür için bir mekan sunuyor. Terasların ortasındaki yamaçlar, zamanla demir korkuluklar boyunca büyüyecek ve mevcut ahşap çitleri içine alacak tırmanıcı bitkilerle donatılmış. Mevcut teraslar ise, dikey donatılar sayesinde zamanla yeni bitki örtüsü için sınır ve destek oluşturan bir “duvar” hâline gelecek.

The Brick Garden yalnızca bir dış mekân peyzaj projesi değil, aynı zamanda sembolik bir yenilenme eylemi. Bir zamanlar bozulmuş olan bu alan, bugün tasarım ve doğa arasında yaşayan yeni bir melez peyzaja dönüşüyor; mimarlık, madde aracılığıyla doğayla etkileşime giriyor ve inşa edilmiş bir peyzaj yaratıyor.
