MVRDV’den Gaudí Dokunuşuyla Yükselen Konut: The Island

MVRDV, Taichung’da Gaudí’den ilham alan mozaik seramik cepheye sahip The Island isimli bir konut projesi tasarladı.

Projenin tasarım yaklaşımı geniş ortak alanlarla yüksek yaşam kalitesi sunmayı ve doğal bir mimari ifade yaratmayı hedefliyor.

Bu anlayışla biçimlenen kule, yumuşak kıvrımlarla tanımlanan kenarları, çok sayıdaki balkon ve saksı düzeniyle organik bir silüet oluşturuyor. Cephe ise Antoni Gaudí’nin eserlerinden ilham alan düzensiz seramik karolarla kaplanarak mozaik bir dokuyla zenginleştirilmiş durumda.

Proje, iki kat boyunca konumlanan ticari birimler ile ortak yemek alanı, dinlenme salonu ve karaoke odası gibi sosyal mekânların yanı sıra toplam 76 daireyi içeriyor. Orta gelir grubu ve özellikle genç çiftlere hitap eden yapıda, ortak alanlar tasarımın merkezinde yer alırken farklı ihtiyaçlara yanıt veren geniş bir ortak açık alan çeşitliliği bulunuyor.

Çatıda, katmanlı yeşil bir taçla çevrelenen ve sakinlerin kullanımına açık çok işlevli bir sosyal alan barındıran geniş bir bahçe terası bulunuyor. Binanın 21 katına dağıtılan beş ortak balkon ise cephenin üç kat boyunca geriye çekildiği ferah açıklıklar oluşturarak kullanıcılara nefes alan sosyal noktalar sağlıyor.

The Island, açık alanları ve yeşil dokuyu artırmayı hedefleyen Taichung’un yaşanabilir bina yönetmeliklerine doğrudan yanıt veren bir proje niteliği taşıyor.

Proje alanı, 21. yüzyılın başlarına kadar kentin çeperinde konumlanırken Beitun’daki hızlı kentleşmenin etkisiyle bugün yoğun bir ticari merkez içinde kalmış. Bu durum, yapının hem doğayla temas kuran hem de kentsel dinamizme uyum sağlayan dengeli bir mimari kimlik geliştirmesine olanak tanıyor.

Çatı terası ve ortak balkonlara ek olarak zemin seviyesinde kapsamlı bitkilendirme alanları, yeşil dokuyla zenginleştirilmiş 104 özel balkon ve cephe boyunca yerleştirilen 38 bağımsız saksı bulunuyor. Bu saksılarda kullanılan bitkiler, Taichung eyaletinin doğal çeşitliliğini yansıtan geniş bir ekolojik seçki sunuyor.

Proje, biyolojik çeşitliliği artırmanın yanı sıra karbon emisyonlarını azaltmayı da temel bir sürdürülebilirlik hedefi olarak ele alıyor. Arazi üzerinde, ülkenin güncel deprem yönetmeliklerinden önce inşa edilmiş 13 katlı bir ticari/ofis yapısı bulunuyor ve güvenlik gerekçesiyle yıkılması zorunlu.

Ancak bu yapının tamamen atık hâline gelmesi yerine, malzemelerin olabildiğince büyük bir kısmı The Island’ın inşasında yeniden kullanılacak. Örneğin, mevcut binanın duvar ve döşemelerinden sökülen taşlar, yeni yapının zemin kaplamalarında yeniden değerlendirilerek malzemeye ikinci bir yaşam verilmiş olacak.

Küçük ve düzensiz seramik parçalarından oluşan mozaik kaplama, Katalan mimar Antoni Gaudí’nin en karakteristik tekniklerinden biri olan ve her eğriye uyum sağlayabilen esnek bir uygulama yöntemiyle hayata geçirilmiş.

Cephede kullanılan farklı beyaz tonları, yüzeye derinlik ve incelik kazandırırken, geniş alanlarda daha büyük seramik parçalar tercih edilmesi, dar ve belirgin eğrilerde ise daha küçük ve grenli bir dokunun kullanılması pürüzsüz ve akıcı bir yüzey etkisi oluşturuyor.

Bu yöntem, yalnızca yüksek kaliteli ve zengin bir cephe karakteri sunmakla kalmaz, aynı zamanda bakım kolaylığı sağlayarak yapının uzun ömürlü olmasına katkıda bulunuyor.

Etiketler

Bir yanıt yazın