Harabeden Hafızaya: Mesão Frio’da Yeniden İnşa Edilen Aile Evi

Daniel Félix Arquitectos tarafından Portekiz'de tasarlanan konut, ev sahibinin ailesine ait eski bir harabenin anılarını ve aidiyet duygusunu koruyarak çağdaş bir yaşam biçimiyle yeniden yorumlanmış.

Fotoğraflar: Ivo Tavares

Portekiz’in sakin bir sokağında, aynı geniş aileye ait yapı grubunun içinde yer alan bir harabe, geçmişin izlerini taşıyan bir yeniden doğuş sürecine konu oluyor.

Ailenin genç ve büyüyen kuşağı, mekânla kurduğu derin duygusal bağ nedeniyle, bir zamanlar dedeleri ve ninelerine ait olan bu yapıyı yeniden inşa etme kararı almış.

Hemen bitişiğinde, müşterinin uzun yıllar yaşamını sürdürdüğü aile evinin bulunması, bu yapıyı yeniden sahiplenme isteğini güçlendirirken anıların izlerini sürdürme ve aileye yakın yaşama arzusu projeye yön veriyor. Böylelikle, üst kuşakların torunlarının yaşamını yakından izleme arzusu, mimari bir süreklilik biçiminde somutlaşıyor.

Önceki dönemde olduğu gibi, yapının bir bölümü doğrudan caddeye yöneliyor ve bu cephede artık garaj kapısı konumlanıyor. Yaya girişi, yarı açık bir dış mekân üzerinden harabe içinden sağlanırken böylece ”dışarı çıkarak içeri girme” deneyimiyle mekânsal bir geçiş anı oluşturuluyor.

Birliktelik ve aidiyetin simgesi haline gelen harabe, korunarak ve yeniden yorumlanarak projeye dâhil edilmiş. Mevcut olanı yeniyle, eskisini çağdaşla buluşturma düşüncesi, tasarım sürecinin temelini oluşturuyor.

İç ve dış mekânlarda ortaya çıkan mekânsal gereksinimler, yapı kütlesinin kontrollü biçimde genişletilmesine neden olmuş. Böylece, yeniden inşa eylemi yalnızca fiziksel bir müdahale değil, aynı zamanda süreklilik ve kimlik arayışının bir yansıması haline geliyor.

Minho bölgesine özgü konut tipolojilerinde merkezi bir yer tutan mutfak, harabenin kalan kısmında özgün konumuna benzer biçimde yeniden kurgulanmış. Böylelikle, yapının geçmişteki kullanım mantığı korunmakta ve mekânsal süreklilik sağlanıyor.

Üst katta yer alan küçük bir hacim stüdyo/atölye işlevini üstlenirken, iki katlı mevcut kütle geleneksel kiremitli çatı formu korunarak çevredeki yapılarla incelikli bir diyalog kuruyor.

Oturma alanı ve yatak odaları, harabenin sınırlarını aşarak yeni yaşam alanlarına dönüşürken çatı levhası, geçmiş ve günümüz arasında akıcı bir geçişi simgeliyor. Böylelikle, müşterilerin temel arzusu gerçekleştirilmiş; hatıraların, imgelerin ve yapının orijinal kullanımının bir bölümü korunurken, çağdaş bir yaşam biçimi oluşturulmuş.

Proje, kimliğini bu ilişkisellik üzerinden kurarken eskiyle yeninin buluştuğu mekânların çeşitliliği, harabenin özgün karakterini ve mekânsal derinliğini koruyor.

Yapının atmosferi, kalıntıların süreğen varlığıyla ve bu kalıntıların tanımladığı farklı açık alanların kurgusuyla biçimleniyor.

Doğal dokuların ve geniş açıklıklardan süzülen gün ışığının etkisiyle yüzeylerde titreşimli bir mekânsal ifade oluşmuş. Dış cephede taşın asaletiyle anılar korunurken iç mekanda ise ahşabın sıcaklığıyla dingin ama canlı yaşam alanları meydana gelmiş.

Etiketler

Bir yanıt yazın