Kırsal Miras Atölyesinden Sergiye: “Kırsalda Gizli Hazine: Mekân ve Algı” Baob’ta Ziyaretçilerle Buluştu

Bursa Teknik Üniversitesi’nin mimarlık eğitimine katkı sunan “Kırsalda Gizli Hazine: Mekân ve Algı” atölye çalışması, kırsal mimariyi felsefi kavramlarla ilişkilendirerek öğrenciler için düşünsel ve mekânsal açıdan zengin bir deneyim alanı oluşturdu.

Katman Mekan Atölyesi adı altında, 9-11 Mayıs 2025 tarihlerinde Birgi ve Kula’da gerçekleştirilen saha çalışmalarıyla oluşan zengin içerikler 10 Haziran 2025’te BAOB Zemin Kat Fuaye’de açılan sergiyle kamuoyuna sunuldu. “Kırsalda Gizli Hazine: Mekân ve Algı” başlıklı sergi, mimari rölöveler, kavramsal çizimler, deneyim haritaları, fotoğraf serileri ve kısa filmlerle, kırsal mirası yalnızca belgelemekle kalmadı; onu düşünsel, duyusal ve kültürel bir derinlikte yeniden yorumladı.

Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğretim üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Nurhilal Burak ve Dr. Öğr. Üyesi Sinem Tapkı tarafından yürütülen “Kırsalda Gizli Hazine: Mekân ve Algı” atölyesi, 9-11 Mayıs 2025 tarihlerinde Lübbey (Ödemiş/İzmir), Birgi (Ödemiş/İzmir) ve Kula (Manisa) yerleşimlerinde gerçekleştirildi. Atölye, klasik teknik belgelemenin çok ötesine geçerek, mekânı yalnızca fiziksel değil; aynı zamanda felsefi, kültürel ve duyusal katmanlarıyla sorgulayan bir yaklaşımla kurgulandı. Öğrenciler, sahada yürüttükleri analizlerde “Taşın Hafızası”, “Gölgede Yaşamak: Saçakların Sosyomekânsal Rolü”, “Bir Avluya Sığan Evren: Geleneksel Mekânda Kozmik Merkez”, “Tavanın Altında: Osmanlı Evinde Göğe Bakan İnsan”, “Feng Shui’yi Avluda Aramak” gibi temalar üzerinden mimariyi yeniden okumaya yönlendirildi. Bu bağlamda, Genius Loci (yerin ruhu), Wabi-Sabi (eksiklikteki estetik), eşik ve geçiş mekânları, yapısal sessizlik, malzemenin dili gibi düşünsel katmanlar, saha verileriyle birleştirilerek, geleneksel mimari üzerine felsefi ve analitik bir çalışma yürütüldü.

Lübbey’de çalışmalar, köyün topoğrafya ile uyumlu olarak gelişmiş organik yerleşim dokusu içinde yer alan konutların ayrıntılı incelenmesine odaklandı. Katılımcılar, yerel ustalıkla şekillenen cephe tipolojilerini, taş duvar örgüsünde kullanılan malzeme çeşitliliğini ve ahşap doğramaların işçilik detaylarını belgeledi. Bu incelemeler sırasında cephelerin iklimsel koşullara uyum sağlayan açıklık oranları, çıkmalar ve saçak detayları gibi mekânsal öğeler de analiz edildi.

Birgi’de ahşap ve taş birlikteliği, Osmanlı konutlarında estetik oranlar ve işçilik detayları üzerinden incelendi. Cephe düzenlerinde görülen ritmik pencere yerleşimleri, taş zemin katların üzerinde yükselen ahşap katların oranları ve geçiş detayları ayrıntılı biçimde kayda alındı. Ayrıca, kapı tokmakları, pencere kafesleri ve ahşap süslemeler gibi el işçiliği ürünleri, yerleşimin kültürel kimliğini yansıtan önemli mimari unsurlar olarak fotoğraflandı ve çizimlerle desteklendi.

Kula’da yapılan saha çalışmaları ise bölgenin volkanik jeolojisi ile şekillenen taş yapı geleneğine odaklandı. Katılımcılar, yörede yaygın olarak kullanılan tüf taşının işlenme tekniklerini, duvar örgü sistemlerini ve bu malzemenin mekânsal konfor üzerindeki etkilerini yerinde gözlemledi. Yerleşim dokusunun dar sokakları, birbirine yaslanan yapı adaları ve avlu düzenlemeleri; iklimsel adaptasyon, mahremiyet ve sosyal yaşam ilişkileri açısından analiz edildi.

Atölye, öğrencilerin yalnızca koruma disipliniyle değil; yerin ruhunu anlamaya çalışan mekânın kültürel, felsefi ve duyusal boyutları ile sahada var olmalarını sağladı. Atölye sürecinde edinilen deneyimler; tarih, felsefe ve mimarinin kesişiminde bir koruma kültürünün gelişmesine yardımcı oldu.

Atölye çıktıları, 10 Haziran 2025 Salı günü saat 17.30’da BAOB Zemin Kat Fuaye’de açılan “Kırsalda Gizli Hazine: Mekân ve Algı – Workshop Sergisi” ile kamuoyuna sunuldu. Bursa Mimarlar Odası’nın ev sahipliği ve desteğiyle gerçekleşen sergi, akademi ve meslek dünyasını bir araya getirdi. Sergi açılışında Bursa Mimarlar Odası Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, “Bu sergi, kırsal mirasın korunması konusunda genç kuşakların yaratıcılığını ve emeğini doğrudan görmemize olanak tanıdı. Akademi ve meslek örgütlerinin ortaklığı, koruma kültürünü güçlendiren en önemli adımlardan biridir,” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Sinem Tapkı, “Bu atölye, öğrencilerimize hem akademik hem de uygulamalı açıdan çok katmanlı bir öğrenme süreci sundu. Kırsal mirasın korunmasında saha temelli bilimsel yaklaşımın vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz. Lübbey, Birgi ve Kula’da yapılan çalışmalar sayesinde öğrencilerimiz yalnızca geleneksel mimariyi belgelemekle kalmadı; yerel kültürün mekânsal izlerini okuyarak ve felsefe ile birleştirerek koruma ve yeniden yorumlama konusunda da güçlü bir vizyon geliştirdi,” ifadelerini kullandı.

Dr. Öğr. Üyesi Nurhilal Burak ise, “Öğrenciler mekânla bağ kurmayı, ona kulak vermeyi ve mimarlığın şiirsel yanını keşfetmeyi öğrendi,” sözleriyle sürecin önemini vurguladı.

“Kırsalda Gizli Hazine: Mekân ve Algı” atölyesi, Lübbey, Birgi ve Kula’da yürütülen saha çalışmalarıyla, Mimarlık Bölümü öğrencilerine kırsal yerleşimlerin mimari mirasını yalnızca belgelemek değil, aynı zamanda onunla anlamlı bir bağ kurmak için kapsamlı bir fırsat sundu. Bu süreçte elde edilen deneyimler, mimarlığın yalnızca yapı üretimi değil; tarih, kültür ve yerin ruhuyla etkileşim içinde bir tasarım dili geliştirme süreci olduğunu bir kez daha gösterdi. Sergiyle birlikte paylaşılan üretimler, hem akademik çevrelerde hem de toplum nezdinde kırsal mirasın korunması için yeni bir farkındalık zemini oluştururken, gelecekte yapılacak benzer çalışmalar için de güçlü bir referans noktası yarattı.

Etiketler

Bir yanıt yazın