Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, İç Mimarlık Bölümü öğrencisi Ömer Salih Güler tarafından Dr. Öğr. Üyesi Uğur Özcan yürütücülüğünde hazırlanan 2024-2025 Bahar Dönemi ARCH24102E Introductry Design Studio dersi kapsamında “Maden Araştırma ve Öğrenci Evi (MİNAVİTA)” projesi.
Yapı hayali bir evrende öğrencilerimizin yaşadığı bölgenin ekonomisini madenler üzerine kurulu olan bir bölgene eğitim görmektedirler. Ev hayali bir daha ve maden ocağı yakınına yerleştirilerek öğrencilerin ve bölgenin sorunlarını gözlemleyerek ve tecrübe ederek araştırmalarını yapmalarını göz önünde bulundurarak yapılmış bir yapıdır.
Ev bir dağ eteğinde maden kenarına yakın bir konumda konumlandırılmış yapı olmaktadır. Yapının ulaşım ve yaşam alanlarının bir bütün halinde tek bir yapıda toplanması maden ocağından dolayı ortaya çıkan tozlardan öğrencileri korumak amacıyla yapılmıştır. Yapının çatı kısmında bulunan filtreleme sistemiyle kirli hava filtrelenip içeriye basınçla temiz hava aktararak yapının içindeki havanın temiz kalması ve basınç dolayısıyla pencerelerden girebilecek tozları uzaklaştırmak filtreleme sisteminin en önemli görevidir. Madenden gelebilecek kirli gürültüyü yapının maden cephesindeki ağaçlar ile sesi sönümlemesi önemli bir rol oynamaktadır.
Evde yaşayan bir botanik ve bir maden mühendisi aday öğrencisinin ihtiyaçlarına göre yerleştirilen atölye kütleleri evin daha araştırma ve çalışma merkezi haline getirmiştir. Su akıntısı üzerine yerleştirilen bu birimler sera ve maden atölyesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Maden atölyesinin içinden geçen su akıntısında öğrenci yapının yanındaki maden ocağının su akıntısını etkileyen mineral ve madenleri incelemektedir. Yapının kuzey cephesinde bulunan sera birimi botanik öğrencisinin araştırmalarına olanak sağlamak amacıyla su akıntısının üzerine yerleştirilmiştir. Bu su akıntısı seranın içini nemli ve toprağını mineralli tutarak öğrencinin bitkiler üzerinde olan mineral-bitki araştırmasına destekleyici bir unsurdur.
Yapının araziye teraslayarak yerleştirilmesi, yapının arsa genelinde daha işlevsel bir şekilde yayılmasına olanak tanımış; bu durum hem mekânsal kullanım çeşitliliğini artırmış hem de eğimli arazinin doğal yapısıyla uyumlu bir yerleşim sağlamıştır. Yapıda yer alan uzun koridor, mekânlar arası hiyerarşiyi bozmadan tüm odalara doğrudan ve sade bir ulaşım imkânı sunarak, kullanıcı deneyimini yalınlaştırmaktadır. Tavanda kullanılan cam yüzeyler, günün farklı saatlerinde iç mekâna çeşitli açılardan ışık alınmasını sağlayarak, yapı içinde dinamik bir ışık atmosferi oluşturmuştur. Bu sayede ışığın mekânla etkileşimi hem görsel hem de deneyimsel olarak zenginleştirilmiştir. Malzeme seçiminde bakır ve beton gibi güçlü, endüstriyel ögelerin tercih edilmesi, yapıya keskin hatlar ve soğuk bir estetik kazandırmıştır. Ayrıca kullanılan maden malzemeleri, yakın çevrede bulunan maden ocağına yerel bir gönderme niteliği taşımaktadır. Yapıda kullanılan bakır malzemelerinin zaman için de oksitlenerek yapının sürekli bir hareket ve değişim halinde kalmasını sağlar. Arsanın içinden geçen doğal su akıntısı, peyzajla yapının bütünleşmesini desteklemiş; projeye hareketlilik ve doğal bir ses unsuru katarak, çevreyle etkileşimi güçlendirmiştir