Haldun Erdoğan'ın "Kadıköy Belediyesi Hizmet Binası Mimari Proje Yarışması" için tasarladığı proje.
Tasarımın ortaya konmasında dikkat edilen temel başlık; yapı oturum alanının az tutulmasıyla arazideki açık kullanım alanının arttırılması olmuştur. Bu doğrultuda:
Yapı az katlı yoğun tek bir kütle olarak ele alınmış ve arazinin ağaçların az olduğu bir bölgesine konumlandırılmıştır. Bu sayede hem ihtiyaç programı dahilinde yeşile minimum etki hedeflenmiş hem de arsa sınırıyla arada kalan alanlar açık alan kullanımları için değerlendirilmiştir. Yoğun olan otopark programı da bu alanların altlarına, ağaç konumlarına dikkat edilerek yerleştirilmiştir. Burada kent hafızasının önemli bir parçası olarak kabul edilen Atatürk Anıtı’nın da açık alanlar bünyesinde korunması düşünülmüştür. Bu yerleşimde yapı uzun cephelerinin kuzeybatı-güneydoğu yönlerinden ideal ışık alması sağlanmıştır.
Bu kütle ardından bir aks yardımıyla iki bloğa bölünmüş, bloklardan biri sergi alanları, kafeterya, ticari alanlar ve salonlar gibi kamusal kullanımlara ayrılırken, diğeri belediye işlevlerine hizmet eden ofis alanlarını içerecek şekilde çözülmüştür. Kamusal bloğa halka açık otoparktan 7/24 kontrollü erişim sağlanmıştır. Kamusal blokta yer alan kreşin güneydoğu ışığını alacak şekilde konumlandırılmasına dikkat edilmiştir.
Ofis bloğuna açılan avlu ile yapı derinliği azaltılmış, ofis alanları için maksimum aydınlanma hedeflenmiştir. Işık kontrolü ve değerlendirilmesi amaçlarıyla cephede güneş kırıcı paneller, çatıda ise güneş enerji sistemleri için yer düşünülmüştür. Bu avlunun altına, iki kat yüksekliğinde ve başkanlık giriş holüyle görsel irtibatlı olacak şekilde bekleme alanları ve belediye ilk müracaat bankoları yerleştirilmiştir. Bloğun çatısında ayrıca, programa ek olarak vip yemek alanı, helikopter pisti ve piste erişecekler için bekleme alanı çözülmüştür. Özellikle ofis bloğu olmak üzere her iki bloğun da kütle hareketlenmeleri ve kat atlayarak yerleştirilen, hem avluyu hem de blokların arasını kat eden köprüler ile insan ölçeğine getirilmesi hedeflenmiştir.
Peyzaj tasarımında özellikle “pozitif mekân” olgusuna önem verilmiştir. Önerilen projede, durağanlık ya da hareket oluşturan “statik-dinamik mekanlar”, belli alana ya da yapıya yönlenme sağlayan ya da bulunulan yolda hareket ve sürpriz sağlayan “doğrultulu-doğrultusuz mekanlar” ve bir boşluk olarak kavranan ve onu tanımlamak üzere yapılmış bir kabukla kuşatılan ya da kitleye oyularak açılan “pozitif-negatif mekanlar” ile tariflenmektedir. Bu geçirimli doku; işlevleri doğrultusunda yapıyla bütünleşmiş olan yeşil alan kurgusuyla yapı tasarımına çeşitlilik, kimlik ve nitelik kazandırmaktadır.
