Tanzanya’da Sağlık Odaklı Konut Projesi

Tanzanya’da Sağlık Odaklı Konut Projesi

Ingvartsen Architects, Tanzanya'da Star Homes adında sağlık odaklı konut projesini tamamladı.

Fotoğraflar: Julien Lanoo

Star Homes projesi, Tanzanya’nın daha az gelişmiş bölgelerinden biri olan Mtwara’da sıtma, solunum yolu enfeksiyonları, ishal vakalarının yaygın olduğu 60 farklı köyde inşa edilen 110 adet tek tip müstakil evden oluşuyor.

Bu evler, aile sağlığını iyileştirmeye yönelik çeşitli tasarım müdahalelerini tek bir yapıda bir araya getiriyor ve aynı zamanda daha iyi konut koşullarının sağlık üzerindeki etkilerini ölçmeyi amaçlayan rastgele kontrollü bir klinik araştırmanın temelini oluşturuyor.

Projenin ilk iki yılına ait ön analiz sonuçları, sıtma ve ishal vakalarının üçte bir oranında azaldığını, beş yaş altı çocukların büyüme göstergelerinin iyileştiğini ve ev içi sivrisinek yoğunluğunun yarı yarıya düştüğünü gösteriyor.

Projenin üçüncü örneğinde LABÒ Cultural Project, Tanzanya’nın Mtwara bölgesinde inşa edilen 110 Star Home’un ardından yürütülen araştırmaları ve süreci paylaşmak üzere bu yıl Milan Tasarım Haftası’na davet edildi.

Danimarka Kraliyet Akademisi tarafından tasarlanan sergi, Jakob Knudsen, Salum Mshamu ve Lorenz von Seidlein liderliğinde yürütülen mimari, klinik ve sosyal araştırmalara yer verirken Julien Lanoo’nun fotoğrafları eşliğinde veriye dayalı bulgular ve doğrudan anlatılar üzerinden Star Homes’un arkasındaki insan hikâyesine de ışık tutuyor.

Star Homes prototipi, kolayca ölçeklendirilebilecek şekilde tasarlanıyor; kaynak kullanımını optimize ederek çevresel etkisini ve inşa maliyetini azaltmayı hedefliyor.

Çoğu kırsal Tanzanya konutunun aksine, bu evler iki katlı olarak planlanmış. Bu sayede, evin en pahalı ve malzeme açısından en yoğun bileşenleri olan temel ve çatı alanı azalıyor.

Tanzanya’nın kırsal bölgelerinde birçok ev, özellikle yağışlı mevsimlerde zayıf temel kalitesi nedeniyle yıkılıyor. Star Home’lar ise dayanıklılığı artırmak için tek seferde dökülen, yükseltilmiş beton bir platform üzerine inşa edilmiş.

Beton tüketimini ve dolgu ihtiyacını azaltmak için bu platform, tuvalet çukurundan çıkan sıkıştırılmış toprakla doldurulmuş.

Yapısal iskelet, iki yönde bükülerek ekstra dayanıklılık kazandırılan 0.75 mm kalınlığında prefabrike hafif çelik elemanlardan oluşuyor. Bu elemanlar panellere dönüştürülerek yerel ekiplerce iki günden kısa sürede monte edilebiliyor.

Dış duvarlar dolu bir görünüm sunsa da aslında tel örgü üzerine uygulanan iki ince çimento sıva katmanından oluşan boşluklu bir yapıya sahip. Bu tasarım, tipik beton blok yapılara kıyasla %70 daha az beton kullanıyor ve %40 daha düşük gömülü enerjiye sahip bir yapı ortaya koyuyor.

Tasarımın temel unsurlarından biri, bu evlerin şebekeden bağımsız konumları ve yeni sahiplerinin sınırlı maddi kaynakları göz önünde bulundurularak işletme enerjisinin azaltılması.

Özel olarak tasarlanmış prefabrike ocak, geleneksel pişirme yöntemlerine kıyasla üçte bir oranında daha az yakıt tüketiyor ve dumanı dışarıya yönlendiriyor.

Değiştirilebilir gölgelik ağ paneller, sivrisinek girişini engellerken yapının pasif şekilde havalandırılıp serinletilmesine olanak tanıyor; bu sayede gece saatlerinde, yerel kerpiç evlere göre iç mekân sıcaklığında ortalama 2,5 derecelik bir düşüş sağlanıyor.

Etiketler

Bir yanıt yazın