Özgün Bir Yaşam Alanı: Maison Shefford

MXMA Architecture & Design ve Catlin Stothers Design, özgün bir yaşam alanı yaratmak üzere mimari ve iç mimari tasarım alanlarındaki vizyonlarını birleştirdikleri Maison Shefford adlı projeyi tamamladı.

İki çocuklu bir aileye yönelik tasarlanan Maison Shefford, bir kaçış noktası olmaktan çok daha fazlası.

Günlük yaşam deneyiminin kalitesini artırmak için her ayrıntının dikkatle düşünüldüğü bir sığınak olarak tasarlanan konut, net hatları ve aydınlık iç mekanları ile modernite ve doğallığı sentezleyerek, sakinlerinin çevre ile bağını güçlendiriyor.

Mont Shefford: vizyonun gerçeğe dönüştüğü yer

Proje, işverenlerin “aile ve arkadaşlarının sıcak bir şekilde karşılandığını hissedeceği doğal ve samimi bir dinlenme yeri” hayalini hayata geçirmek için harika bir potansiyele sahip. Her bir işlev, konfor ve modernlik arasındaki dengeyi korurken, doğada kapsayıcı bir deneyim sunmak üzere tasarlandı.

Ev için en uygun yön saptanırken, enerji verimliliği ve konforu maksimum seviyeye taşımak için yerel iklim koşullarından faydalanıldı.

Kuzeye bakan ana cephe için, hakim rüzgarların etkisini en aza indirecek şekilde korunaklı bir giriş tasarlandı. Yaşam alanları, süitler ve teraslar hem güneye hem batıya açılacak şekilde kurgulandı. Bu kurgu sayesinde doğal ışıktan en iyi şekilde yararlanıldı ve havalandırma teşvik edilerek konforlu bir iç mekan yaratıldı.

Engellerin ötesinde tasarım

İnşaat sırasındaki ilk zorluk, kazı alanının merkezinde yer alan, alanın başlangıçta planlanan derinliğe kadar kazılmasını engelleyen bir kayanın bulunmasıydı. Yaklaşık 1,8 metrelik bir açıkla karşı karşıya kalan tasarımcılar, birinci katı yükseltmeyi ve kayalık platodan yükselen ve arazinin doğal kıvrımlarını takip eden bir dizi geçiş hacmi tasarlayarak proje planını iyileştirmeyi tercih etti.

Tasarımcılar, evin temelini oluşturmak için yerel taş kullanarak arazinin kendisine özgü engebesinden yararlanmayı seçerek yapıyı dağa sabitlemiş oldu. Bu seçim sayesinde ev ile bulunduğu doğal ortam arasında sürekli bir bağlantı kuruldu ve estetik bütünlük sağlandı.

Zemin kata geniş bir oyun odası ve iki adet misafir odası yerleştirildi. Bu alanlar, ağaçların arasına gizlenmiş şömine, SPA, havuz ve saunaya ev sahipliği yapan kapalı bir terasa açılacak şekilde tasarlandı. Bu taş hacimdeki stratejik açıklıklar ile iç ve dış mekan arasında doğal ve kesintisiz bir geçiş yaratıldı.

Açılar ve ışığın dünyasına giriş

Maison Shefford, ağaçlar içerisinde kaybolan dengeli bir kompozisyon oluşturmak için mimari, iç mimari ve peyzajın iç içe geçtiği katmanlardan oluşturuldu.

Her bir oda ve sirkülasyon alanı, yüksek pencereler aracılığıyla dış mekana açılıyor. Ahşap ve camdan yapılmış, havada süzülür gibi duran merdiven tasarımı ile görsel süreklilik güçlendirildi. Saatler geçtikçe güneş ışığının yaprakları delip geçerek girişte bir ışık ve gölge oyunu yaratarak mekana yumuşak ve davetkar bir ortam katıyor.

Soldaki giriş, oturma odası, yemek odası, mutfak ve şarap mahzenini içeren geniş bir yerleşim planını kapsayan merkezi yaşam alanına açılıyor.

Diğer tarafa ise gündelik koşturmacadan uzak, mutlak mahremiyet sunan ana yatak odası yerleştirildi. Doğal ışıkla yıkanan mekanda; özel terası ve havuza doğrudan erişimi ile mükemmel bir rahatlama deneyimi sunuluyor.

Malzemeler arasındaki doğal denge

İç mekandaki temiz ve sıcak atmosfer; geniş bir oturma odası, şömine, yemek odası ve mutfağı kapsayan dış mekana da taşındı. İç ve dış mekan arasındaki akışkanlık, beyaz meşe parke döşemenin devamlılığı ile güçlendirildi.

Yıl boyunca zorlu hava şartlarından korunan dış mekanın, yeşil çatı ve panjurlar ile güneşten korunması sağlanıyor. Bu uygulama sayesinde, sıcak yaz günlerinde dahi serin bir ortam elde edildi.

Yeşil çatı aracılığıyla yağmur suyu geri kazanım sistemleri bir araya getirildi. Peyzaj da bu ekolojik yaklaşımın bir parçası olarak su kaynaklarının korunmasına yardımcı oluyor. Yeşil çatı, ısı yalıtımı ve iç konfor üzerindeki etkilerinin yanı sıra, evin karbon ayak izini azaltırken çevredeki biyolojik çeşitliliğin korunmasını da destekliyor.

Doğal ilham alınarak yaratılan malzeme paletinde, temiz ve sürdürülebilir bir estetik elde etmek amacıyla nötr malzemeler seçildi. Antrasit taş cephe, mat siyah metal, ahşap kaplama ve sıcak iç kaplamalar arasında denge yakalandı.

Etiketler

Bir yanıt yazın