Eşdeğer Mansiyon, Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması

MİMARİ PROJE RAPORU

Yarışma Konusu ve Yer:

Lüleburgaz’da Askeri yerleşke içinde Lüleburgaz 65. Mekanize Piyade Komutanlığının 1950-1953 yılları arasında Kore Savaşı için görevlendirdiği 241. Piyade Alayı anısına Kore Müzesi kurulmuş fakat müze ziyaretinin yapılmasında aksaklıklar gözlemlenmesi neticesinde idare tarafından kentten ulaşımı aksamayan yeni bir müze yapısı elde etmek için ”Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması” açılmıştır.

Yarışma alanı, Lüleburgaz kentinin kuzeyindeki askeri yerleşkelere komşu durumda ve kuzey girişi sağlayan iki kara yolunun kesişiminde, yoğun ağaç dokusu içinde konumlanmaktadır.

Bununla birlikte yarışma alanı, kentin kendi iç bağlamından kopuk bir bölgede bulunmaktadır bu nedenle öncelikle elde edilecek ziyaretçi merkezi yapısının alanda yerleştiği konumun, yaya- araç erişimleriyle birlikte kentsel bağlama eklemlenebilecek bir yaklaşım içinde ele alınması önemlidir.

ELE ALIŞ: KORE SAVAŞI- SAVAŞ İLE İLGİLİ BİR YAPI

”…Sanatı, belleğin kişisel yönetiminden ve anmanın kolektif idealinden kurtarabilecek olan yalnızca böyle bir görüştür. Çok eskide kalana ulaşmak için binyıllara gömülen arkeoloji-sanatının karşısına, ” unutulmuş şeylere ve geçiş yerlerine” dayanan bir haritacılık sanatı çıkar. Hodolojik olmak üzere anıtsal olmayı bıraktığında, heykel de öyledir; manzara olduğunu ve bir yeri, bir yurdu düzenlediğini söylemek yeterli değildir. Düzenlediği şey yollardır, kendisi bir yolculuktur. Bir heykel, ona bir dışarıyı veren yolları izler, organik bedeni bölüp geçen, kapalı olmayan eğrilerle iş görür. Malzemeninkinden başka belleği yoktur.” (Deleuze,1993)

Savaşa dair olan yapı, imgesel olarak bir heykel, bir anıt fakat anıtsal olmayı yadsıyan, ondan kurtulmak isteyen ve bir park yapısı olmak için -bu yüzden bir o kadar da heykel olmaktan kurtulmak için- korunun içinde yurtlandığı yerde bir hodolojik-anıt olarak kurgulanmıştır.

Müze ve anma etkinliğine dair, Kore savaşı anısına manevi mekânsal karşılık bulma ve sosyal programlarıyla koru içerisinde bir park yapısı olma ikiliği üzerinden ve bu ikiliğin potansiyelleri üzerinden bir kurgu oluşturulmuştur

Programatik gerilim ve bu gerilimin potansiyelleri test edilmiştir. Bu gerilim üzerinden Ağaçlarla çevrili bir alanda, yapının Savaşa dair duyumsamayı üretmesi, tören-anma deneyimini yaşatma sorumluluğunu alması ve aynı zamanda en az bu kadar, yerin, bir rekreatif ”yeni yer” oluşunu da üretmesi prensip alınmıştır.

PROGRAM DİYALEKTİĞİ

HODOLOJİK ANIT- ANITMEKAN

”….Carmen Perrin, sapkın blokları, onları orman altı bitki örtüsüyle bütünleştiren yeşillikten arındırır, bu blokları onları buraya kadar getirmiş olan buzulun belleğine iade eder, kökenini saptamak için değil, bu blokların yer değiştirmelerini görünür hale getirmek için.” (Deleuze,1993)

Yapı yaklaşımında, ziyaretçiye anıtsal ve soyut paralaksik bir deneyimle tezahür eden kutular, iç yüzeylerinde deneyimlenirken sosyal bir park yapısına dönüşür.

‘Yollar sanatı şeklindeki turistik bir turun, anıtsal ve anmaya dair sanat olan müzeden daha tatmin edici olmadığı ileri sürülecektir. Ama haritacılık-sanatını bir turistik turdan özü bakımından ayıran bir şey vardır: O da, dış yollarda konum almanın pekala yeni heykel sanatına ait olmasıdır, ama bu konum öncelikle yapıtın kendi içindeki yollara bağlıdır; dış yol, yapıttan önce var olmayan bir yaratımdır ve iç bağlantılara bağlıdır. Heykelin etrafında bir tur atılır, ve ona ait olan görüş eksenleri, cismi gerek bütün uzunluğu dahilinde, gerek şaşırtıcı bir kestirmeden, gerekse birbirinden ayrılan iki ya da daha çok yöne doğru kavramamızı sağlar: Çevreleyen mekanın içindeki konumu bu iç yollara sıkı sıkıya bağlıdır. Virtüel yollar adeta, onlardan yeni hatlar yeni yörüngeler alan gerçek yola dolaşır.” (Deleuze,1993)

Parkı farklı kotlarla katmanlayarak rekreatif yüzey kullanımını arttırmak, mekan çeşitliliğini çoğaltmak için her kotta bir programla beslenme prensibiyle, müzeye yavaşça inen bir hodos mekan oluşturulmuştur.

Yapı, yüzeyde, ağaçların arasında bir park yapısı olarak çalışır. Farklı kotlarda sosyal programlarla donatılarak, yüzeydeki park yapısı alt kotlarda müze etkinliğine eklemlenir.

PROGRAM

ANMA EYLEMİ- SAÇAK ALTINDA BULUNMA (Zemin 0.00 kotu)

Anma yüzeyi, bir araya getiren, toplayan saçağın altında; anma günlerinde anma yüzeyi olan, diğer günler parka karışan bir mekandır. Aynı zamanda mekan dizgisinde bir başlangıç noktası, dağıtıcı bir yüzey olarak ele alınmıştır.

KAFETERYA (-2.00 kotu)

-2.00 Kotunda bulunan kafeterya, hem park içinde bağımsız kullanabilen hem de şeref salonu ve ana girişe hizmet verebilecek şekilde konumlandırılmıştır.

KÜTÜPHANE- SEMİNER SALONU- AVLU (-4.50 kotu)

Programın kütüphane ve seminer salonu birimleri, -4.50 kotundaki avluda bulunmaktadır. Bu programlar iç mekanda müzeyle sarılırken, dış mekanda park için sosyal mekan donatıları işlevi görecek şekilde konumlandırılmıştır.
 

GEÇİCİ SERGİ SALONU- ETKİNLİK MERKEZİ- KAFETERYA (-5.50 kotu)

Park içinde kurgulanan sosyal yaşantının açık alan mekan kurgusunda -5.50 kotunda bir etkinlik avlusu etrafında kurgulanmışlardır. Bu programlar, yapıyı dış mekan kullanımı dizgisinde takip eden ziyaretçinin müzeden bağımsız kullanabileceği bir şekilde ele alınmışlardır.
 

MÜZE- ENVANTER YOLUYLA DUYUMSAMA (-5.50 kotu)

Kore savaşı bu coğrafyada somut izi olmayan, anlamı soyutluğa, duyumsanamayana hapsolmuş bir savaş.

Savaşın anısına dair oluşturulmuş envanter (nesneler) vasıtasıyla oluşturulan kalıcı sergi birimi, savaşa dair duyumsamaya, bir anının içine, bir yansımanın bağlamı içine dahil olunan mekandır . Bu sebeple envanterin sergileneceği alan bir anıyı hapseder. Dolayısıyla müze, ziyaretçinin savaş anısına dahil olup savaşa dair olanı bu mekanda duyumsayıp, daha sonra ondan çıktığı ve gerçek bağlama döndüğü bir mekânsal kurgu oluşturulmuştur.

Notlar:

1. Hodolojik: Terim, Yunanca hodos (patika) ve logos’un (söz, söylem ya da neden, idrak, us vb.) bir araya gelmesiyle oluşmaktadır. (Çam,2015)

2. paralaks İng. parallax
Gözlemleyicinin duruş şekline bağlı olarak bir nesnenin yerinde meydana gelen bağıl değişiklik.

Kaynakça:

1. Deleuze, G. (1993). Kritik ve Klinik. Syf 85-86. İnci Uysal (Çev.). İstanbul: Norgunk
2. Çam, A. (06-08 Mayıs 2015). ”Anatolia: as the Hodological Space- The Analysis of Once Upon A Time in Anatolia in Hodological Space Concept”, Ege University Fifteenth International Cultural Studies Symposium ”Culture and Space”. Faculty of Letters, İzmir, Türkiye.

PEYZAJ RAPORU

Lüleburgaz’ın kuzey girişinde, Pınarhisar Yolu ile Hamitabat Yolu kesişiminde bulunan ve kuzeyde Lüleburgaz Deresi yatağı ile sınırlı alan, korunmaya değer bulunan doğal dokusu ve karakterleri ile bir bütün olarak düşünülmüş ve bu bağlamda her türlü kullanıcının kentsel yaşam kalitesine katkı sağlayan, yoğun kullanıma elverişli, alandaki mevcut bitki örtüsüne uyumlu, insan-doğa ilişkilerini ön plana çıkaran ve engelli dostu bir sirkülasyon sağlayan bir peyzaj düzenlemesi amaçlanmıştır.

Alandaki yapısal düzenleme çalışmasında alanın çevresinde bulunan mevcut araç yolları çıkış noktası olmuştur. Otopark ve araç yaklaşımları Hamitabat Yolu (Tatarköy Yolu) üzerinden düşünülmüş ve kullanıcı otomobil ve otobüslerinin alana girmesini önlemek adına söz konusu yol üzerinde 2 otobüs için indirme-bindirme cebi ve 2 otobüs 16 otomobil için otopark cebi düşünülmüştür. Kaldırım kenarlarına araç girişi ve parkını engellemek amacıyla doğal taş engelleme elemanları yerleştirilmiştir.

Drenaj iki taraftan verilen eğim ile grid ızgaralı polimer kanallar ile çözülmüştür. Çevre düzenlemede kullanılan yapısal malzemeler seçilirken temel kriter alanın doğal dokusu ve önerilen projenin dokusu ile uyumlu çevreye zarar vermeyen uygun materyal seçimi olmuştur.

Alanın genelinde bulunan yaya sirkülasyonunu sağlayan yollarda ve tören alanında adım taşı olarak nitelendirilebilecek sıvı yüzey sertleştiricili beton şeritler tasarlanmıştır. Alanı çevreleyen kaldırımlarda, otoparkı çevreleyen yaya yolu geçişlerinde malzeme olarak yine sıvı yüzey sertleştiricili beton kullanılarak alanın bütüncül olarak algılanması sağlanmıştır. Drenaj iki taraftan verilen eğim ile tek yönlü fuga polimer kanallar ile çözülmüştür.

BİTKİSEL PEYZAJ

Mevcut korunmaya değer görülmüş yeşil dokunun, önerilen proje ve çevresinin gezilmesinde gölge alan yaratarak olumlu katkı sağladığı görülmüş, yeni yapılan bitkisel peyzaj tasarımında ise çözümün estetik kaygı kadar koruma-kullanma dengesini de gözeten, ekolojik yaklaşımlar içeren nitelikli bir peyzaj çalışması olması gözetilmiştir.

Bitkisel peyzaj yapılırken doğal bitki türleri seçilerek, türlerin bölgedeki doğal peyzaj ile uyumu göz önüne alınmıştır. Yapılan düzenlemelerde güzel kokan, renk, doku ve formları ile etkili bitkiler kullanılmıştır. Seçilen türlerin dört mevsim etkili olan, kökleri ile tarihi alana zarar vermeyecek türler olmasına özen gösterilmiştir.

Bitkilendirme seçimleri, yeşil teras çatılar, iç mekan ışıklıklar, avlu – tören alanı – bağlantı yolları ve mevcut yeşil alanlar olarak 4 ana grupta ele alınmıştır.
 

Yeşil Teras Çatılar

Kafeterya, kütüphane ve çok amaçlı salon kütlelerinin üzerlerinin yükseklikleri dolayısıyla kullanıcıların dolaşımına kapalı fakat alanın genel yeşil bütünlüğünü koruyan ve 0.00 kotundan da yeşil algılanabilirliğini sağlayan yüzeyler olması amaçlanmıştır. Bu bağlamda bu yüzeylerin 10-15cm i aşmayan yükseklikleri, su ihtiyaçlarının fazla olmaması, bakımının kolay olması ve her türlü iklim koşuluna kolayca adapte olabilmeleri açısından “sedum acre aureum”, “sedum pallidum var. bithunicum” ve “sedum reflexum” sukulentleri ile bitkilendirilmesi düşünülmüştür.
 

İç Mekan Işıklıkları

Kalıcı ve geçici sergi kotunda oluşturulan genişliği 2 metreyi geçmeyen ışıklıklar için, gölge sever, büyüme doğrultusu yatay değil düşey olan “phyllostachys bambusoides allgold” ve “phyllostachys bambusoides acuta” iki farklı renkte ve dokuda olan bambular düşünülmüştür. Bambuların altına yer örtücü olarak gölge sever ve bakımı kolay “euonymus fortunei minimus” düşülmüştür.

Avlu – Tören Alanı – Bağlantı Yolları

Tören alanı ve bağlantı yolları için tasarlanan sıvı yüzey sertleştiricili beton şeritler arasına doğal bir çayır alanı görüntüsü sağlayan ve neredeyse bakım gerektirmeyen yer örtücü bitki “dichondra repens” (fare kulağı) uygun görülmüştür.
Avluda oluşturulan yeşil bölgelere ise yüzeylere ve temele zarar vermeyecek, gölge sever, büyümesi sınırlı olan, her dem yeşil, renk-doku-formları ile ayrılan bölgelere uyumlu olan “mahonia aquifolium” ve “picea pungens” kullanılarak doğal bir yaşam alanı oluşturmak amaçlanmıştır.

Mevcut Yeşil Alanlar

Mevcut yeşil alanlarda mimari proje önerisinin bütünlüğünü korumak adına mevcut kavak ve dişbudak ağaçlarından bazılarının taşınması ve sayılarının artırılmasına yönelik dikimler yapılması öngörülmüştür. Ek olarak “fraxinus excelsior aurea pendula” ve “cedrus atlantica” ağaçları dikilerek parkta bulunan ağaç çeşitliliğinin artırılması amaçlanmıştır. Yer örtücü olarak “sedum pluricaule ezawe” cinsi sukkulentler ile ağaç diplerinde doğal, nispeten bakım gerektirmeyen fakat yabani olmayan kontrollü bir bitkilendirme uygun görülmüştür.

DONATILAR VE AYDINLATMA

Yapının peyzajının önemli unsurlarından biri olan kentsel oturma elemanları, yönlendirme levhaları, interaktif bilgilendirme levhaları, saksılar ve çöp kovaları alan ve öneri ile uyumlu doğal ahşap materyal kullanılarak tasarlanmıştır. Tören alanı ve yaya yürüyüş yollarında korten boylu direk aydınlatma ve yerde gömme şerit led ışık bantları tercih edilmiştir.

Bir cevap yazın