2. Ödül, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası Yarışması

Proje Raporu

“Hayaller işitilir de”. O. Aruoba

Balıkesir Belediyesi Hizmet Binası önerisi iki asal sorgulama alanı üzerinden geliştirilmiştir. İlki, yer-bina ilişkilerinin içeriği, diğeri ise kütle-boşluk-program gibi bina niteliğini belirleyen ilişkiler üzerinedir. Bu durumda tasarım düşüncesinin ilgili alanlarına yönelik yapılması gerekli sorgulama, yer ve bina ilişkileri bakımından özel/biricik bir bina fikrinin ne ifade ettiği, ne barındırdığı olabilir. Bu tasarım, hem bina ve kent ekseninde hem de mimarlık ortamının bugün varlığı kanıksanmış anlamları açısından, mimarlığın, asal veya baskın unsurlarının ötesinde, nasıl bir yaklaşımla ele alınabileceği sorusuna bir cevap arayışıdır. Güncel mimarlık ortamını belirleyen, steril ve tekrarın hakimiyetindeki imgenin baskınlığı üzerine kurulu yaklaşımların her geçen gün özel/biricik bir bina elde edilmesini zorlaştırdığı aşikardır. Daha steril, daha çarpıcı, görsel nitelikleri daha güçlü bina fikri ana akım haline gelmiştir. Bu çerçevede bakıldığında özel/biricik binayı tasarlamanın ancak baskın / moda düşünce biçimlerinin ötesine geçmekle mümkün olduğu söylenebilir. Bu tasarım

  • Mekânın kurulmasında, kamusallığın yeniden ve yeni mekânsal karşılıklarla tanımlanması düşüncesini araştırır.
  • Yapının tüm kütlesel boşluklarını, bir sonuç olarak değil süreç olarak, program ve kamusallık perspektifinde mimari bir içerik olarak ele alma çabası gösterir.
  • Taşıyıcı sistem, yapım teknolojisi ve program ilişkilerini sorgular. Bu bağlamda mekânsal olanakları arttıracak, yeni bir kamusallık biçimine aracılık edebilecek bir “çatkı” geliştirir.

Bu üç odak alanını bir belediye binası tasarımına dönüştürmek için de beş asal yaklaşım benimser:

[1] SOKAK(LAR): Yeni kamusallık biçimleri veya kamusallığın yeniden oluşturulması:

“Bir şehir söyle bana bir şey anlatmasın
Kuzeye çıkmanın coşkusundan başka”
C. Süreya – Öğle Üstü

Bu tasarım, alanın doğu- batı doğrultusu boyunca +0.50 (283.50 arazi kotu) ve +5.50 kotlarında önerilmiş sokakları ve bunun önünde kuzey yönünde konumlandırılmış bir zemini barındırır. Sokaklar, bu önerinin alan üzerinde konumlandırılmasında, bir omurga olarak, asal unsurdur. Tüm mekânsal ilişkiler, eylemler, karşılaşmalar, süreklilikler +0.50ve +5.50 sokakları sayesinde organize olur.+0.50 sokağı için “programatik bir pazaryeri” benzetmesi yapılabilir. +5.50 kotunda konumlandırılan sokak ise kent için bir sokaktır. +5.50 sokağı sayesinde bu tasarımda özelleşmiş bir meydan gibi klasik bir kamusal alan bilinçli olarak üretilmemiştir.

[2] KONSTRÜKSİYON: Bina sınırlarının zayıflaması ve eylemlerin, peyzajın farklılaşmasına yönelik esnemeler:

“En yoksul toprak bile tohum doludur.” O. Aruoba

“Konstrüksiyon” bir eylem veya esneklik alanıdır. Program, topografya, katlar, bürokrasi ve binaya ait zaman doğu-batı yönünde konumlandırılan konstrüksiyonun sürekliliğinde esner. Bu esnemeye ait plan şemaları aşağıda belirtilmiştir.

a. Bekleme-galeri boşluğu
b. Merdiven- Galeri boşluğu
c. Balkon/teraslar/dış mekan yeşil alanlar
d. Bekleme alanları
e. İç mekan yeşil alanlar

Tasarımın sınırını oluşturan koridorların yukarıda belirtilen beş mekânsal durum sayesinde ve konstrüksiyonun sürekliliğinde doğrusallıklarını veya katı sınırlarını kaybedeceği öngörülmektedir. Öngörülen eylemler bağlamında koridorların kaybolan sürekliliklerinde karşılaşmaların, çalışma artığı zamanların, nefes almanın ve iletişimin aralıkları oluşacaktır

[3] KORULUK ve AĞAÇLAR: Kenti gören bir ağaçlı bir tepenin mekânsal hikâyeleri:

“Dalgalar ve ağaçlar – bir de bayrak direkleri ve ipleri – olmasaydı, rüzgârın sesi duyulmazdı.” O. Aruoba.

Tasarım alanının güneyinde yer alan ve park alanı olarak gösterilen büyüklüğün zaman içinde geniş bir yeşil alana dönüşeceği ön görülmektedir. Bu tasarım, yeşil alanın devamı olduğunu kabul eder. Bu, güney yönündeki yeşilin kuzeye doğru ilerletilmesi ve tasarım alanında yeniden organize edilmesi anlamına gelir. Yapı, sokağa ve konstrüksiyona dokunan ve binanın içinden geçerek kuzey yönünde bir koruluk ile sonuçlanan bir ağaçlandırma ile tamamlanır

[4] ZEMİNLER ve BAHÇELER: Manzara sayesinde zamana yönelik genişlemeler:

“İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım” T. Uyar
“Bulutların üstünde hava hep açıktır.” O. Aruoba

Bir belediye binasının katı bürokratik yapısının dağıtılmasında en önemli tasarımsal müdahalenin oturma, izleme, bir şey içme, kısa bir sohbet etme gibi kısa süreli etkinliklere olanak tanıyan ya da manzaraya dalma, ufka bakma gibi kent içinde yapılması imkânsız eylem türlerine olanak tanıyan zeminler olması öngörülmüştür. Bu tasarım farklı türden tasarlanmış zeminleri barındırır.

a. Kuzey yönünde ve doğu-batı doğrultusunda konumlandırılmış giriş platformu, korulukla bitişik biçimde tasarlanmış, alan ve bina arasında yaklaşıma yönelik tüm müdahale biçimlerinin nötrleştirildiği bir sürekliliği barındırır.

b. Güney yönünde ve doğu-batı doğrultusunda konumlandırılmış bahçeler ve zeminler, binanın +0.50 kotunun devamı olarak kente doğru açılan ve tasarım alanında eğimin başladığı sınıra kadar uzanan iskele benzeri ara yapılardır.

[5]KÜTLELER ve BOŞLUKLAR: Yapılandırıcı tasarımsal bir unsur olarak boşluk:

“Ay salıveriyor suları, geri dönsünler diye.” O. Aruoba

Bina içi ve kütleler arasındaki boşlukların programın parçası haline getirilebilmesi için (galeriler, teraslar, ara alanlar), +0.50 ve +5.50 sokakları ve üst katlarda ise konstrüksiyon sürekliliğinde tanımlanan kütleler içine şartnamede belirtilen ihtiyaç programının parçaları üst üste, yan yana getirilerek eklenmiş ve bir biçim grameri oluşturulmuştur. Bu biçimleniş tasarım alanında manzarayı esas alarak ve kentsel ilişkileri gözeten bir anlayışla tasarımın bütünlüğünü oluşturur.

SONUÇ:

“Nasıl, kemer, üzerine binen tonlarca ağırlığın yarattığı gerilim -çözümlenemeyen iç çatışması- sayesinde, güçlü olup dayanıklılık kazanırsa…” O. Aruoba

Bu tasarım:

  • Kamusallıklara yeni yorumlar ve mekânsal karşılıklar getirmeyi dener.
  • Bir bina bütünlüğü olarak sadece sınırları dâhilinde varlık bulmaz. Diğer bir deyişle, kütlelerin veya dolulukların ve kotlar arasında ilişkileri ile kendi içine kapalı bir bütün değildir.
  • Mimari programların aralarına ve çeperlerine yerleştirilmiş boşlukları ve aralıkları biçimsel/kütlesel dilin parçası haline getirir.
  • Konstrüksiyonun kentsel ve mimari niteliklerini bulmayı amaçlar.

Bu sayede yer-bina ilişkilerinde bir tepe üzerinde peyzajın parçası haline gelmiş, boşlukları ile varlık bulan, kamusallığın yeniden ve yeniden üretildiği yere ait bir bina fikrini sunar.

1 Yorum

Bir cevap yazın