coşkun armağan

Bravo! Develi'de böyle bir bina görmek şaşırtıcı ve sevindirici bir deneyim olacaktır.

Deniz Tazlı

Çok güzel ve iyi düşünülmüş bu yarışma, vaad edilen ödüllere bakıldığında ne yazık ki açılmış olmak için açılmış bir yarışma gibi görünüyor. Keşke toplamda 6 bin tl ödülü belirlerken biraz daha anlayışlı olunsaydı. Öğrenciler için en iyi ödül 'CV'sine yazdırmaktır düsturu pek de işlemiyor malesef.

Fırat İlhan

Proje kendi başına güzel ama hiç etrafına olmuş mu? Polonya gibi soğuk bir memlekette bu kadar çok balkonları olan bir proje biraz komik kaldı, belki imar ile ilgili bir hakkı varsa daha çok m² elde etmek için yapılmış olabilir ama yine de komik, bkz. istanbul, izmir projelerinin copy paste ile ankarada yapılması. New Orleans evlerinden esinlenilmiş ama modernleştirilmiş hali gibi geldi gözüme.

Mahmudur Rahman

Muzharul islam değil MAZHARUL islam ismi olacak .

Aybige Tek

Ben de ba yıl dım. Umuyorum hayal ediyorum sıfır sansürle ne yaşıyorlarsa ofis ismi vermeleri de şart da değil Cesurca yüreklerini akıllarını ruhlarını ifade etsinler, problemleri iyi tanımlamayan hasıraltı edenler yaratıcı olamaz, lütfen anlatsınlar AÇIK SEÇİK ANLATSINLAR, Helal, çok başarılı mikrofon veriş bu Arkitera.. Dinliyor olucaz.

Ahmet Turan Köksal

Çok çok çok yerinde bir girişim. Çok beğendim. "Arkitera gibi bir kurumdan beklerdim"

onur kuru

Merhaba teşekkürler büşra hanım cevabınız için. Tüm bu konuda mağdur olanlar içinde çok bilgilendirici olacağını düşünüyorum. Elinize sağlık

Buşra Al

Onur Bey merhaba, Çok uzun zamandır hemen hemen hiçbir devlet kurumu yarışma da olsa iş de olsa sorumluluklarını yerine getirmiyor. İTÜ İşletme Fakültesi yarışmasında ödülleri 1 sene sonra icra yoluyla tahsil ettik. Çalıştığımız kamu kurumlarından ödemeleri işi teslim etmemizin üzerine ortalama 1-2 sene içerisinde alıyoruz. En son işimizde yine ihtar çekerek kamudan proje bedellerimizi tahsil ettik. Bu çok kötü bir çürüme maalesef. Odanın da herhangi bir yaptırımı olamıyor. Bu nedenle önerim hiç geciktirmeden, sözleşmede yazan "30 gün içerisinde" olarak belirttiği süre geçtiyse notere gidip ihtar çekmeniz. Sonrasında ödemedikleri takdirde yasal faizinizle almak için icraya başvurduğunuzda elinizdeki ihtarname oldukça fazla işe yarayacaktır. Aman kim uğraşacak icrayla davayla diye düşünmeyin. Garip bir biçimde düzen icraya vermeyene paranın ödenmediği çirkin bir yere evrilmiş. Oldukça basit bir tahsilat yöntemi devlet nezdinde. Zira İTÜ 1 yıl ödemediği parayı 1 hafta içinde yasal faizi ile birlikte ödedi. Aynı şekilde Seyhan Belediyesi de 1 yıldır ödemedikleri bedeli 2 ay içerisinde 2 parça halinde ödediler. Kolay gelsin.

onur kuru

Yarışmanın ödülleri hala hak sahiplerine verilmedi. Yarışmacılar sorumluluklarını yerine getiriyorsa, belediyeler de kendi sorumluluklarının bilincinde olmalı.

Ekin Yıldız

Kesinlikle gözlemlemek, deneyimlemek ve tecrübe edinmek çok önemli. :)

Hasan Balcı

Merhaba Ahmet bey. Sayıları çok fazla olan ve umusuzluğa kapılan mimarlara gerçekleşme olasılığı çok düşükhayaller sunmak yerine, herkese daha yararlı olabilecek gerçekçi çözümler önermek ve sorunları kökünden çözmek daha iyi değil mi? Böyle bir şey yapmak isteseniz, Arkitera yayınlamazmıydı sizce? Örneğin aşağıdaki yazı için 3 kere başvurdum, 3. başvurumda hadi yayınlamıyorsanız bari gerekçe gösterin diye ricada bulundum ama nafile! makalem şu: Mimarlık Mesleğinin İç Sorunları Neler? Sorumlular Kimler? Çözüm için Neler Yapılabilir? Çalışan olsun işveren olsun, çalışma hayatımızı olumsuz etkileyen birçok durum veya sorun söz konusu olabilmektedir. Tüm meslekleri etkileyebilen sorunlar olduğu gibi, mesleklere özel sorunlar da söz konusu olabilmektedir. Bu yazıda mimarlık mesleğinin “özel” veya “içten kaynaklı” sorunları ele alınacak, varsa sorumlular belirlenecek ve çözüm önerileri de sunulacak. Mimarlık mesleğinin içler acısı durumda olduğu, sadece bu durumdan yaralananlar tarafından inkar edilebilir. Bu durumun bazı göstergeleri şunlardır: Bedavaya veya çok düşük ücret karşılığında hizmet beklemek Binlerce kişinin başvurduğu iş ilanlarının varlığı Bedavaya, sigortasız ve/veya yarım maaş ile haftada 60 saat çalışmak Mezun olduktan yıllar sonra bile iş bulamamak Yüzlerce ekipten binlerce kişinin katıldığı yarışmaların olması Lisansüstü eğitime başvuru sayılarındaki patlamalar Mesleki veya ulusal ölçekte kötü yönetim ve planlama, ekonomik dalgalanmalar, durgun piyasa, değer kaybeden yerel para birimi (yerine genelde dolar yükseliyor deniyor), yerel, küresel vb. diğer tüm kurumlar ve etkenler tüm meslekleri etkilediği gibi elbette mimarlık mesleğini de etkiliyor. Ancak, mimarlık mesleğine en fazla zarar veren kişiler maalesef yine mimarların kendisidir. Mimarlar Odası (TMMOB) da elbette işin içinde ve onunla ilgili de bir çok şey söylendi, yazıldı, öneri yapıldı ve yapılmaya devam etmektedir. Bu yazıda mimarlar odasına odaklanmak yerine sorunlara odaklanacak, bu sorunlara sebebiyet verenlere yer verilecek ve sorunları çözmek adına da öneriler sunulacaktır. Sorun 1: Mezun Sayısının Fazlalığı Piyasa talebinin çok çok üstünde mimar sayısı olması nedeniyle arz-talep dengesinde ciddi biçimde bir dengesizlik vardır. Bunun nedeni inşaat, tadilat, restorasyon vb. işlerin az olması değil, mimarlık okulu/bölümü mezun sayısının fazla olmasıdır. Sadece istanbul’da 50’den fazla mimarlık okulu bulunmaktadır. Peki burada suçlu kimdir? MEB ve YÖK gibi kurumların uzun-kısa vadeli eğitim politikalarının ve ayrıca hükümetin, devletin elbette suçu var. Ancak suç tamamen onlarda değil. Sayısı hızla artan bu okullar, mimar, mimar-kökenli eğitim görevlileri olmadan açılamazdı veya sayısı bu kadar fazla olmazdı. İş bulamayıp burada çalışan ve tek işle çalışan mimarlardan bahsetmiyorum elbette... Devlet okullarındaki olması gereken eğitim kalitesinin çok çok altında eğitim verip aynı zamanda özel okullarda da “hocalık” yapan eğitmenlerimizden bahsediyorum. Bu hocalar tam mesai çalışmadıkları ve devlet okullarında haftada sadece 1-2 gün devam yaptıkları halde hem devletten hem de özelden TAM ÜCRET almaktadırlar. Okulda olmadıkları halde okulda gözüken, özel okul öğrencilerini devlet okullarında ağırlayıp tashih yapıp proje çizen-çizdiren hocalar... Devlet okullarındaki derslerine girmeyip özel okulunda bulunan hocalar… Çözüm: Okulların sayısının azaltılması, mezun sayısı düşürülmesi sorunu kökünden çözer ancak bu yapılana kadar veya yapılmazsa şunlar yapılmalı: Yukarıda bahsettiğim yolsuzlukları sonlandırmak için devlet okullarında çalışan eğitim görevlileri aynı anda özelde de çalışması ya tamamen yasaklanmalı yada büyük sınırlamalar getirilmeli. Okulda bulundukları süre ile orantılı ücret verilmeli, örneğin okula 2 gün geliyorlarsa tam maaş değil,2 günlük maaş almalıdırlar. Okullarda olmadıklarında derslere girmediklerinde yok yazılmalıdırlar. Okulda bulunmadıkları halde okulda gözükmemeleri için giriş çıkışlarda parmak izi alınmalı, kamera sistemi kullanılmalı, bilgisayar ekranı kayıtları alınmalı veya her ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Devlet okullarına özel okul öğrencileri çağıran hocalar tespit edilmeli, ifşa edilemi ve cezalandırılmalıdır. Bu konularda özel sektörün zengin tecrübelerine başvurulabilir. İmza yetkisi sadece devlet üniversitelerinden yeni mezun olanlara verilsin. Bedavaya mimari proje elde etmek ve müteahhitlik tadilat hizmetleri yanında bedava mimari proje sunmak isteyen ve bunun için çocuklarını özel okullarda okutan müteahhit ve inşaatçılar en az 5 yıl beklemeli, imza yetkisi kazanabilmeleri için de çocuklarının bu süre içinde devlet okulları mezunlarının ofislerinde çalıştırmalıdır. Sorun 2: Yarışmalar ile İlgili Problemler Bu sorunun iki bileşeni vardır: 2.a) Birincisi yarışmaların kalitesinin düşmesi ve her isteyenin yarışma açabilmesi durumudur. Öyle yarışmalar açılıyor ki yarışmaya ve ödüllere bakınca gülecek misin ağlayacak mısın bilemezsin! Koskoca caddenin cephelerinin çizimi karşılığında boyama seti hediyesi verenler ve binasının kafeteryasını 1000 liraya yenilemek isteyenlerin yarışması bunlardan bazılarıdır. Çözüm: Yarışma açma şartları çok daha yükseltilmeli ve uygun hale getirilmelidir. Örneğin sadece belirli alanı/ölçeği geçen projelerde yarışma yapılabilmeli, mevcutta böyle bir alt limit varsa yükseltilmeli, sadece yerel-bögesel-ulusal-uluslararası niteliği ve etkisi olan yapılar için yarışma açılabilmelidir. Bu kapsama girmeyen projeler için mimarlar ve mimari ofislere başvurulmalı, kurumlarca belirlenen birim fiyat üzerinden mimari hizmet satın alınmalıdır. 2.b) Yarışmalar ile ilgili ikinci sorun ise yine hocalarla ilgilidir. Birçok hoca, mevkilerini sonuna kadar kötüye kullanarak, gerekli seviyede eğitim vermedikleri halde, dev öğrenci kadrolarına bedavaya proje çizdirip mimari yarışmalara girmektedirler. ”Yardımcı olurlar, iyi not verirler, dersten geçirirler, iş bulma konusunda yardımcı olurlar, tecrübe kazanırız, bir şeyler öğreniriz” gibi beklentiler ve umutlarla, çaresiz birçok öğrenci de bu hocaların köleleri olmak zorunda kalmaktadır. Yarışmalarda hocaların dev kadrolarına rakip olmaya çalışan ve piyasada zor şartlar içinde mesleğini icra etmek isteyen mimar ve mimari bürolar büyük haksızlığa uğramaktadırlar. Ofis masrafı yok, kira yok, maaş vermek yok, sigorta yok, yemek masrafı yok bedavaya çalışan var, ne güzel! Haksız rekabetin bu kadarı da olmaz! Çözüm: Hiçbir örf, etik, kural ve kanuna uymayan bu davranışları engellemek için, eğitim kurumlarında çalışanların mimari yarışmalara girmeleri KESİNLİKLE YASAKLANMALIDIR. En adil ve tek çözüm budur! Aksi takdirde bu haksızlık devam edecek ve hocalar bedavaya öğrenci çalıştırmaya devam edeceklerdir. Bu sorun çözülürse hem mimarlık okullarındaki eğitim(sizlik) sorunun çözülmesinde yardımcı olunacak hem de mimari yarışmalar çok daha adil şekilde düzenlenecektir. Sorun 3: Stajlar ve Zorunlu Stajlar Meslek ile ilgili pratik kazanmak, gerçek tecrübe kazanmak adı altında sunulan staj aslında pratikte hiç de öyle değildir. Stajyer uygulaması cimri işverenler için bedava işçi sağlama, ve deneme fırsatı sunmaktan başka bir şey değildir. Özellikle kurumsal ve büyük firmalar bunun için staja büyük önemi vermektedirler. Çözüm: Çözüm aslında oldukça basittir; ya staj ücretli, tam maaşlı olacak ya da tamamen kaldırılacak ve yasaklanacaktır! Bunlar olmazsa hem kendinize hem de mesleğinize zarar vermemek için “naylon staj” yapma hakkınızı sonuna kadar kullanın! Bireysel olarak yapılabilecekler Çevremizdeki yanlışları düzeltmek isterken kendimizdeki sorunları ihmal etmemeliyiz elbette... Basit gözüken, ama aslında mesleği olumsuz etkileyebilecek birçok davranış vardır. Bireysel olarak şu hususlara dikkat edilmelidir: Hocalarla bedavaya veya düşük ücret ve oranla yarışmaya girilmemeli Kimse staj adı altında bedavaya veya düşük ücretle çalışmamalı Çalışıldığı halde ve görece iyi ücret alındığı halde, piyasa fiyatının çok altındaki fiyata ek iş yapılmamalı; örneğin bir yemek karşılığında cephe, plan, veya Render alma işlerini yerine getirmek. Korsan yazılım kullanarak Freelance (Serbest Çalışma) vb. işler yapılırsa kısa vadeli kazanç elde edilebilir, ancak kısa vadede bu yazılımların ücretlerini ödemiş ve buna göre fiyat belirleyip iş yapan mimarlara ve dolayısıyla tüm mimarlık mesleğine büyük haksızlık yapılmış olur. Bu işi yapanların sayısı arttıkça fiyatlar da düşmeye devam eder, mimarlık mesleği değer kaybetmeye devam eder. Acil ihtiyaç olmadığı halde, kötü veya aşırı kötü şartlarda çalışmayı kabul etmek veya çalışmaya devam edilmemeli Mezun sayısının fazla olduğu, özellikle de devlet okullarındaki mezunlarının birçoğu piyasa şartlarının çok üstünde olduğu halde çift anadal yapmak, lisansüstü eğitimi için şartları zorlamak bozulan arz-talep dengesini daha dengesizleştirir diye düşünüyorum. Bu yazıyı yazmadan önce çok düşündüm. Kimseye haksızlık yapılmaması için elimden geleni yaptım. Mimarlik mesleğinin vahim durumunun ortaya konulması, tanımlanması ve iyileştirilmesinde katkıda bulunacak çözüm önerileri sunmak adına elimden geleni yaptım. Hocalarla ilgili takıntım bulunmuyor. Birçoğunun üzerimizde emekleri var. Onlara hayatımız boyunca borçlu ve minnettar olacağız ancak yukarıdaki durumların düzeltilmesi, sorunların çözülmesi için de elimizden geleni yapmalıyız. Bu yazıya katılıyorsanız lütfen paylaşın, yayın, kendimizin, ailemizin ve başkalarının büyük emeklerinin boşa gitmemesi ve daha fazla haksızlığa uğramaması için elimizden geleni yapalım.

Abdullah Cihad ATEŞ

Dersu Hanım, merhabalar. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencisiyim. Çalıştığınız arazide, proje önerme düşüncem var. Eğer sizin içinde uygun ise bölge üzerindeki analizlerine erişmeme müsade eder misiniz? mail: [email protected]

Rümeysa Kalyoncu

Her konuya, şeye neden sorusu sormayı ve bunun sonunun gelmeyeceğini bildiği halde sorgulamaya devam etmeyi Jüride 'hocam bu fikri bana geçen hafta siz vermiştiniz' demek yerine 'haklısınız hocam' demeyi öğrenmeyi Farklı meslek gruplarının bulunduğu arkadaş grubu ile yürürken gördüğü her yapıyı eleştirdiği için 'ne zaman susacaksın' bakışlarını anlamayı ve susmayı da ekleyebiliriz (:

Ekin Yıldız

Tabii ki. Kendi listenizi de yapabilirsiniz. :)

Meryem Aydın

iç mimarlık öğrencileri de okuyabilir mi 🥺

Ekin Yıldız

Amacıma ulaşmış isem ne mutlu bana. Sevgiler :)

Zeynep Güneş

Bir mimarlık öğrencisi olarak bu yazının etinden kemiğinden yararlandığımı ve çok beğendiğimi belirtmek isterim :)

Ümit Sayman

Sayın Kübra Uluç, zaten değerli yazıda anlatılan herşey denizlerin, okyanusların (elbette birbirleriyle irtibatları olanlar) 0 seviyede buluşmaya çalışmasından kaynaklanıyor. Üstüne üstlük tululuk oranlarındaki farklılık da karmaşık bir alt-üst akıntı sistemini oluşturuyor. Metinde hocanın "havuz, akan nehirler ve tek boşaltma gideri boğaz" benzetmesini bir kez daha gözden geçirmeni öneririm.

Vedat Özgül

Teşekkür ederim

Orhan KELEŞ

Türkiye'de Bilgi Üniversitesi mimarlık fakültesi restorasyon projesi de başarılı örnek eserlerden biri.