Ferda Yonat

Düzeltme: ...........projenin 2.turda elenmemesi bir yana.........

Ferda Yonat

İlk bakışta gözlemlediğim: Salih Tozan Kültür Merkezi ile yarışma alanı arasında bulunan, mevcut durumda yayalaştırlmış alanın (projede Kültür Sokağı), 1/1000 uygulama imar planında taşıt yolu olarak düzenlenmiş olmasına ve yarışmacılardan plan ile ulaşım ana kararlarına uyulması istenmesine rağmen, mevcut yayalaştırılmış halini esas alan bir projenin elenmesi bir yana; ödüllendirilmesi nasıl açıklanabilir?

Deniz Güvenli

Kullanım videosu https://youtu.be/2m_Wg2pe2EA?si=czRHj3PDM6oCnM-r Sineklik montaj videosu https://youtu.be/mL11PSD4m7A?si=MHwi2IbwIIUigOY1

Deniz Güvenli

Merhabalar, Çatı pencerelerinde sineklik doğrudan pencereye değil, iç mekândaki pencere boşluğuna, başka bir deyişle tavana monte edilir. Böylece orta eksenli pencere kanadı çatı derinliği boyunca rahatça açılıp kapanabilir. Çatı penceresi ile tavan arasındaki mesafe (genellikle 25–40 cm) bu uygulama için gerekli alanı sağlar. Ayrıca üstten menteşeli, dışa açılır kanatlı çatı penceresi seçenekleri de bulunmaktadır. Çatı derinliğinin sınırlı olduğu durumlarda bu tip pencereler tercih edilebilir.

Suphi Doğan

Keşke başka bir şey olsa imiş...

Suphi Doğan

Metinde "insan onuruna (dignity)" yazacak kadar ingilizce bilip projeye BARK adını vermek...

Burak Saygı

Mimari proje yarışmalarının geleceğini ve sürdürülebilirliğini konuşacaksak, şu temel soruyu artık açıkça sormamız gerekiyor: Yarışmalar sadece kağıt üzerinde kalan birer vizyon üretme alanı mı, yoksa hayata geçebilecek uygulanabilir fikirlerin platformu mu? Açıkçası bugün jürilerin omuzlarındaki sorumluluk her zamankinden çok daha büyük. Ne yazık ki işlevsel gereksinimleri, yani ihtiyaç programını bir kenara iten, strüktürel olarak ayağı yere basmayan ve uçuk maliyetler doğuran "Pinterest estetiğindeki" projeler ödüllendirilmeye devam ediyor. Bu durum, yarışma şartnamesine sadık kalan, tasarımı rasyonel ve dürüstçe çözen projeleri dezavantajlı konuma düşürüyor. Bu yaklaşımın sektöre iki büyük faturası var: İdarelerin Güven Kaybı: Gerçekleşmesi imkansız projeler ödül aldıkça, işverenlerin ve kamu kurumlarının yarışma yöntemine olan inancı kırılıyor. Sonuç olarak, yarışma yoluyla inşa edilen bina sayısı her geçen gün azalıyor. Yarışma Kültürünün Aşınması: Kağıt üstünde kalan her ödüllü proje, yarışma kültürünün kendi amacından sapmasına ve kan kaybetmesine neden oluyor. Peki, çözüm nerede başlıyor? Bu kısır döngüyü kıracak ilk adım, jüri pratiklerinde saklı. Daha önce yarışma süreçlerinden başarıyla geçmiş, projesini bizzat şantiyede hayata geçirmiş; yani uygulamanın, bütçenin ve mevzuatın gerçekleriyle yüzleşmiş mimarların jürilerde daha fazla yer alması gerekiyor. Yarışma kültürünü gerçekten korumak istiyorsak, sadece ekranda güzel duranı değil; inşa edildiğinde kente ve topluma gerçekten değer katabilecek olan projeler belirlenmek zorunda.

Osman Mürsel Ural

Balıkesir Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi Proje Yarışması sonuçlarını saygıyla karşılamakla birlikte, yarışma şartnamesi ve ihtiyaç programında açıkça tarif edilen kamusal mekân hedeflerinin değerlendirme sürecinde nasıl yorumlandığına dair mesleki soru işaretlerimiz bulunmaktadır. Yarışma belgelerinde proje alanının; günlük yaşamı, törenleri ve kültürel etkinlikleri aynı mekânda buluşturabilen, gün boyu yaşayan, güvenli, erişilebilir ve iklimsel konforu destekleyen bir kamusal odak olarak ele alınması gerektiği belirtilmektedir. Yaya sirkülasyon alanlarının yalnızca geçiş mekânı değil; oturma, bekleme, karşılaşma, etkileşim ve sosyalleşme alanları olarak kurgulanması gerektiği de ihtiyaç programında özellikle vurgulanmıştır. Bu çerçevede, kamusal mekânın yalnızca büyük ve görünür bir açık alan olarak değil; günlük kullanımı destekleyen, gölge, korunak, aktif kenarlar, açık ve yarı açık mekân sürekliliği, farklı ölçeklerde kamusal karşılaşmalar ve çevreyle dengeli ilişkiler üreten bir kentsel yapı olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca yarışma soru-cevap dokümanlarında 1/1000 uygulama imar planı ve ulaşım dairesi tarafından belirlenen yol-kavşak kararlarına uyulmasının beklendiği açıkça ifade edilmiştir. Bu nedenle değerlendirme sürecinde bu kararların tüm projeler için hangi ölçütlerle ve ne düzeyde bağlayıcı kabul edildiğinin açıklığa kavuşması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim için bu yarışma yalnızca bir sonuç meselesi değil, kamusal alanın niteliği üzerine mesleki bir tartışma meselesidir. Balıkesir gibi güçlü tarihsel ve kentsel hafızaya sahip bir merkezde, meydan fikrinin yalnızca törensel ve temsilî bir boşluk olarak değil; yıl boyunca kullanılabilen, gündelik hayatı taşıyan, iklimsel olarak konforlu ve gerçek anlamda kamusal bir yaşam zemini olarak ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Tüm katılımcı ekipleri emekleri için tebrik eder, yarışmanın Balıkesir’in kamusal mekân geleceği üzerine daha geniş ve yapıcı bir mesleki tartışmaya vesile olmasını dileriz.

ozan öztepe

Atonal müziğin gerek II. Yeni’ye gerekse dönemin modern mimari üretimine etkisi / katkısı başlı başına bir araştırma konusu… Hemen edinmeli bu kitabı…

DKolbay

Merhaba. VELUX çatı pencerelerine sineklik uygulaması nasıl yapılmaktadır? Pencereler orta eksenli bir mekanizma ile çalıştığı için, klasik yüzeye monte edilen sinekliklerin pencere kanadının açılmasına engel olması kaçınılmaz oluyor.

Suphi Doğan

Cevap vermeden önce soruyu anlasaydınız keşke...

deniz günzat ışık

Geçenlerde yağıştan sonra sel haberleri ile gündeme gelen 'Ankara' mı?

Mimarlar Amiri

Google sonuç gösterir, yapay zeka sonuç üretir. Bence aradaki farkı anlamamış olabilirsiniz, arama yapmakla üretim yapmayı aynı kefeye koymayalım derim.

Berkan ALTAN

Mimarlığın yalnızca mekân üretmek değil, insanın ruhuna ve gündelik yaşamına dokunmak olduğunu çok güzel anlatmışsın. Özellikle ‘iyi gelen yapılar’ fikri çok kıymetli. Kalemine sağlık, çok keyifli ve düşündürücü bir yazı olmuş.

Suphi Doğan

Yapay zekaya komut girerek "sanat eseri" oluşturmayla , google görsel arama motoruna "sanat eseri" yazıp imaj bulmanın bir farkı var mı acaba sanatsal üretim performansı açısından.

Orhan KELEŞ

Koleksiyonda yer alan kent hafızası,kent belleği ve kent dokusu açısından oldukça önemli belgelerin kaybolup gitmemesi ve erişime açılmış olması,kentin mimarlık hafızası ve tarihi açısından oldukça önem arz etmektedir.Konu ile alakalı emeği geçen herkese kendi adıma teşekkür ederim.

Ayşe Ünsalan Dalkılıç

Rica ederim,konuyu ele almanız gerçekten çok iyi olmuş.Tebrik ederim.

Berkan ALTAN

Ilgaz, yazını keyifle okudum. Gerçekten çok önemli bir noktaya değinmişsin. Peyzaj mimarlığının çoğu zaman işin sonunda devreye giren bir alan gibi görülmesi aslında şehirlerin nasıl yaşadığına ve gelecekte nasıl ayakta kalacağına dair pek çok şeyi etkiliyor. Özellikle bunun sadece bir temsil meselesi değil, doğrudan kentin performansıyla ilgili olduğunu vurgulaman çok dikkat çekici olmuş. Bence de peyzaj mimarlarının karar süreçlerinde daha erken ve daha etkin yer alması gerekiyor. Eline sağlık, düşündüren ve konuşulması gereken bir konuya güzel bir şekilde değinmişsin.

Berkan ALTAN

Yazınızı keyifle okudum, emeğinize sağlık. Özellikle peyzajın sadece yeşil alan olarak değil, kentin farklı parçalarını bir araya getiren bir unsur olarak ele alınması dikkatimi çekti. Atıl alanların yeniden değerlendirilmesi ve kamusal kullanımla ilişkilendirilmesi de projenin güçlü yanlarından biri gibi görünüyor.

Berkan ALTAN

Çok değerli yorumunuz için içtenlikle teşekkür ederim. Ağaç konusundaki vurgunuz çok kıymetli; kurakçıl peyzajı yalnızca taş, otsu türler ya da çalılarla düşünmek gerçekten eksik kalıyor. Sizin de çok güzel ifade ettiğiniz gibi, defneler, meşeler, tesbih ağaçları, zakkumlar ve bulunduğu coğrafyanın karakterini taşıyan dayanıklı türler bu yaklaşımın en önemli parçalarından biri. Aslında kurakçıl peyzaj biraz da yerin ruhunu, gölgeyi, yaşamı ve sürekliliği doğru okumakla ilgili. Katkınız yazının altına çok güzel bir derinlik kattı, çok teşekkür ederim.