Mansiyon (Kâat Mimarlık), Karapınar Güneş Enerjisi Santrali SCADA Merkezi Binası Mimari Proje Yarışması

PROJE RAPORU

*logos – yerle benzersiz bir ilişki içinde bilgi üretme merkezi

Konya Havalimanı’ndan 1,5 saatlik bir kara yolculuğu sonrası Karapınar’a ulaşıyorsunuz. Eski Karapınar Yolu’na sapar sapmaz insan yapımı herşey sönümlenerek azalıyor ve kendinizi ıssızlığın ortasında buluyorsunuz. Zamanı ve mekanı ölçeklendirecek hiçbir şey kalmıyor. Hiçliğin ortasındasınız.

Biraz ilerleyince çöl toprağının rengi, kokusu, hissiyatı arasından bir cisim çarpıyor gözünüze. Oralı gibi ama aynı zamanda pek de değil gibi… Alışıldık bir şeylere benzetiyorsunuz ancak biraz daha yaklaştıkça yerle benzersiz bir özdeşlik görüyorsunuz.

Dolaysız şekilde bastığı topraktan türeyen bir yapı.

Sanayi devrimi ile birlikte başlayan ve salt ekonomik kârlılık odaklı bir anlayışın oluşturduğu normlar dünyasında yaşıyoruz. Bu mindset’in üretimlerini bugün bindiğimiz araçlarda, enerji üretme biçimlerinde, bankacılık sisteminde, merkeziyetçi ekonomilerde ve bina yapma yöntemlerimiz gibi pek çok farklı sektörde okuyabiliyoruz. Geçtiğimiz yüzyıla ait bu mindsetin üretimleri salt ekonomik karlılık prensibi üzerine kurulu bir normlar dünyasının ürünleri ve bu anlayışın faturası ise bir hayli ağır… Bu anlayışın sonucunda okyanuslar kirlendi, ormanlık alanlar radikal şekilde azaldı, hava sahalarımızı ise kaybediyoruz.

Şimdi ise yeni bir çağa girmek üzereyiz ve bu çağ bambaşka normlar ile oluşuyor. Bu yeni dünyada doğa ile bir arada var olmayı beceremeyen herhangi bir üretimin yeri yok. Bu anlayış ile şekillenen yeni dünyada motorinli araçlar elektrikli araçlara, enerji üretme biçimlerimiz temiz enerji üretme yöntemlerine, merkeziyetçi finans sistemi merkezi olmayan finans sistemine (de-fi) dönüşmeye başlıyor. Bu mindsetin doğal bir sonucu olarak da bina yapma yöntemlerimizi de yeniden ele almamız gerekiyor.

Scada Konya Karapınar tesisi tam da bu anlayışın bir üretimi olarak 20 milyon m2 lik bir güneş enerji santrali… Ve bu devasa oluşumu bu yeni mindsetin bir enerji üretme yöntemi dolayısıyla yeni dünyanın bir parçası olarak okuyoruz. Ve buradan çıkacak enerjiyi ve bilgiyi yorumlayacak bu yönetim yapısı da bu mindsetin bir uzantısı olarak varolmalı. Nasıl ki güneş panelleri varoluşunu her sabah doğan ve her akşam batan doğal bir fenomen olan Güneş’ten sebepleniyorsa, bu santralden çıkacak enerjiyi ve bilgiyi yorumlamak amacıyla üretilecek yapının da bu yeni çağın anlayışının bir uzantısı olarak bizzat ve dolaysız olarak bastığı topraktan üretmeyi düşünüyoruz ve bunu çok anlamlı buluyoruz.

Alanda bulunan zemin formasyonundan elde edilen malzemeyi kalıplar içine sıkıştırmak suretiyle monolitik gradyen duvar sistemi oluşturuyoruz. Toprağın özel dokusunun hissedilip dokunulabilmesi ve doğal dilinin ifade edilebilmesini ise çok önemsiyoruz.

Öneri projemizin adı olan ve antik Ion kültürünün yerden üretilen bilgi kavramı için kullandıkları “Logos” çölün ortasında ritmik öğelerin arasında çöl toprağından türeyen bir bilgi üretme merkezi olarak karşımıza çıkıyor.

Etiketler

Bir cevap yazın