Katılımcı, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması

Katılımcı, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması

Seçil Kılıç, Dilek Karakaş Tan ve Haydar Talha Özcan tarafından "Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması" için tasarlanan proje önerisi.

Proje Raporu:

1. KENTSEL BAĞLAM:

EŞİK, tarihî Muğla kent merkezinde; geçmiş ile gelecek, kent ile yapı, açık ile kapalı, üst kot ile alt kot ve kamusal yaşam ile kontrollü işleyiş arasında kurulan mekânsal bir ara durum önerisidir.

Yarışma alanının Şeyh Mahallesi’nde; tarihî kent merkezi, Arasta, Kurşunlu Camii ve Meydanı, Cumhuriyet Meydanı, eğitim yapıları ve ticari aksların kesişiminde bulunması, alanı güçlü bir geçiş noktasına dönüştürmektedir.

Bu nedenle parsel yalnızca yapılaşacak bir boşluk değil, Muğla’nın farklı kentsel katmanlarını birbirine bağlayan kamusal bir eşiktir.

2. KÜLTÜR ROTASINA EKLENEN YENİ DURAK

Muğla’nın tarihî merkezinde camiler, hanlar, meydanlar, kültür yapıları, müzeler, parklar ve kütüphaneler arasında gelişen kültürel süreklilik, projenin üst ölçek kararını belirler.

Cumhuriyet Meydanı yönünden gelen yaya hareketi, topoğrafik kent bahçesi ve kamusal saçak aracılığıyla alana alınır; kent amfisi ve çökük avlu üzerinden kültürel programlarla buluşur. Kurşunlu Camii ve Meydanı ile kurulan ilişki, mevcut kamusal odaklar arasında yeni bir bağ üretir.

Böylece kültür rotası yapı girişinde sonlanmaz. Kafe, sergi, kütüphane, atölyeler ve kent amfisi rotanın devamındaki farklı kamusal deneyimlere dönüşür.

3. PROJEYE DAİR:

Projenin temel tavrı, kapalı bir kamu binası yerine parseli kent yaşamının devamı olarak ele almaktır. Zemin kot mümkün olduğunca geçirgen ve farklı yönlerden yaklaşılabilen açık bir kamusal sistem olarak planlanmıştır.

Yapının kentle temas eden sınırlarında gelişen kamusal çeper; saçak altı dolaşım, kolonadlar, gölgeli bekleme alanları, sergi yüzeyleri, peyzaj cepleri ve kafe kullanımıyla aktif bir ara yüz oluşturur.

Kentli yapıya girmeden de saçak altında yürüyebilir, kafede oturabilir, etkinlikleri izleyebilir veya yapı içinden geçebilir.

Bu geçirgen zemin, yapıyı çevresinden kopuk bir nesne olmaktan çıkararak kentin dolaşım sistemine ekler.

4. MEKÂNSAL KURGU: KAMUSAL ÇEPER, ÇÖKÜK AVLU, KONTROLLÜ ÇEKİRDEK

Mekânsal organizasyon üç katman üzerinden kurulmuştur: kamusal çeper, çökük avlu ve kontrollü çekirdek.

Kamusal çeper yapının kentle ilk temasını kurar. Kamusal saçağın altında kafe, sergi, bekleme ve dolaşım alanları bulunur. Kafe, yapının etkinlik saatleri dışında da aktif kalmasını sağlar.

Merkezdeki çökük avlu, üst ve alt kotlar arasında fiziksel ve görsel süreklilik kurar. Kent amfisi bu boşluğa kademelenerek hem dolaşım hem de oturma yüzeyi oluşturur. Alt kotta kütüphane, dijital kütüphane, etüt ve atölyeler avlu çevresinde şekillenir.

Black box / çok amaçlı salon ile idari birimler kontrollü çekirdeği oluşturur. Bu işlevler kamusal sistemden kopmaz. Kamusallık, kentten iç mekânlara doğru farklı geçirgenlik dereceleriyle dönüşür.

5. KESİTSEL YAŞAM

Projenin temel mekânsal karakteri kesitte ortaya çıkar. Zemin kat, dolu bir giriş katı yerine gölgeli, geçirgen ve kamusal bir platform olarak ele alınmıştır. Alt kotta şekillenen kültürel programlar çökük avlu aracılığıyla üst kot yaşamıyla ilişki kurar.

Kütüphane, dijital kütüphane, etüt alanları ve atölyeler avluya açılan şeffaf yüzeyler sayesinde doğal ışık, hava ve peyzajla buluşur. Alt kota inmek, bodruma değil kentin daha sakin ve üretken kültürel katmanına geçmek olarak deneyimlenir.

Çökük avlu; ışık, hava, yeşil, dolaşım ve kamusal yaşamı buluşturan çağdaş bir kent avlusudur.

6. KENT AMFİSİ VE BLACK BOX İLİŞKİSİ

Kent amfisi projenin sosyal kalbidir. Gündelik kullanımda oturma ve buluşma alanı olan amfi; etkinliklerde konser, söyleşi, film gösterimi ve performanslara ev sahipliği yapabilir.

Black box / çok amaçlı salonun hareketli tribünleri ve açılır-kapanır yüzeyleri, salonun farklı sahne ve seyirci düzenlerine dönüşmesine olanak verir. Salon kent amfisine açıldığında iç sahne dışarıya taşar ve amfi seyir düzeninin devamına dönüşür. Kapalı durumda aynı yüzey açık hava sineması veya gösterim yüzeyi olarak kullanılabilir.

Bu ilişki, merdiveni tribüne, geçişi sahneye ve yapı cephesini kültürel senaryoların parçasına dönüştürür.

7. PEYZAJ VE TOPOĞRAFİK KENT BAHÇESİ

Peyzaj, projede dekoratif bir unsur değil mimari kurgunun devamıdır. Kurşunlu Caddesi yönündeki topoğrafik kent bahçesi, mevcut kot farklarını yeşil teraslar, oturma yüzeyleri, gölgeli alanlar ve geçirgen zeminlerle kamusal kullanıma dönüştürür.

Peyzaj sokaktan başlayarak kamusal saçağa, kent amfisine ve çökük avluya kadar devam eder; yeşil doku mimarinin içine nüfuz eden sürekli bir sistem hâline gelir.

Bu yaklaşım, Muğla’nın zamanla büyük ölçüde kaybolan bağ-bahçe kültürüne referans verir. Tarihsel biçimler yeniden üretilmek yerine; gölge, yeşil içinde yaşama, karşılaşma ve açık hava kullanımı çağdaş bir kamusal peyzaj üzerinden yorumlanır.

8. HAREKETLİ İKİNCİ KABUK VE YEREL MİMARİ HAFIZA

Üst kotları çevreleyen hareketli mesh cephe, değişken bir ikinci kabuk olarak tasarlanmıştır. Paneller güneş, mahremiyet ve kullanım koşullarına göre cephenin geçirgenliğini değiştirir. Gündüz güneş kontrolü sağlayan kabuk, akşam içerideki kültürel yaşamın ışığını kente yansıtan yarı geçirgen bir yüzeye dönüşür.

Sistem, Muğla’nın geleneksel mimarisindeki cumba ve müşrefiye prensiplerini biçimsel taklitten kaçınarak yeniden yorumlar. Sokağa taşan ikinci kabuk cumbanın kentle ilişki kuran karakterini; filtreleyici mesh ise müşrefiyenin ışık, hava, görüş ve mahremiyet arasındaki kontrollü ilişkisini çağdaşlaştırır.

Yerel mimari hafıza projede şu dönüşümlerle karşılık bulur:

Avlu → Çökük Avlu
Bağ-Bahçe → Topoğrafik Kent Bahçesi
Saçak → Kamusal Saçak ve Kamusal Çeper
Cumba → Sokağa Taşan İkinci Kabuk
Müşrefiye → Hareketli Mesh Cephe

9. İKLİMSEL VE ÇEVRESEL YAKLAŞIM

Sürdürülebilirlik, yapıya sonradan eklenen teknik sistemlerden önce mimari kararların kendisi üzerinden geliştirilmiştir. Geniş kamusal saçak gölgeli dolaşım alanları üretirken hareketli ikinci kabuk doğrudan güneş ışınımını filtreler.

Kuzey-kuzeybatı yönünden gelen hâkim rüzgâr; geçirgen zemin kat, çökük avlu, açık teraslar ve çift cidarlı cephe aracılığıyla doğal hava hareketine dahil edilir. Çökük avlu alt kotlara ışık ve hava taşırken bitkisel doku serin bir mikroklimaya katkı sağlar.

Toplanan yağmur suyu peyzaj sulamasında yeniden kullanılır; geçirgen yüzeyler yüzey akışını azaltır. Çatıdaki fotovoltaik paneller güneş enerjisinin elektrik üretiminde değerlendirilmesini sağlar.

Böylece güneş gölge ve enerjiye, rüzgâr doğal havalandırmaya, yağmur suyu peyzaj girdisine, topoğrafya ise kamusal yaşama dönüşür.

10. YAŞAYAN KAMUSAL ARA YÜZ

EŞİK, Muğla’nın kültür rotasına eklenen bir kamu yapısından öte, kentin mekânsal ve kültürel sürekliliğini yeniden üreten bir kent parçasıdır.

Kamusal çeper kenti karşılar; saçak gölgeli bir kent zemini oluşturur; topoğrafik kent bahçesi peyzajı mimariye taşır; çökük avlu üst ve alt kotları birleştirir; kent amfisi gündelik geçişi kültürel yaşama dönüştürür; kütüphane ve atölyeler öğrenme ve üretimi destekler; black box farklı kullanım senaryolarına uyum sağlar; hareketli ikinci kabuk yapı ile kent arasındaki ilişkinin zamanla değişmesine olanak verir.

Muğla’nın mimari hafızası; insan ölçeği, gölge, avlu, bahçe, geçirgenlik ve filtreleme ilkeleri üzerinden yeniden ele alınmıştır. Proje önerisi geçmiş ile gelecek, kent ile yapı, rota ile durak, sokak ile avlu, üst kot ile alt kot, açık ile kapalı, kamusal ile kontrollü ve sabit ile hareketli arasında çalışan yaşayan bir kamusal ara yüzdür.

Etiketler

Bir yanıt yazın